Can Atalay, Selçuk Kozağaçlı, Sokrates, Lula, Marx var. İki villa yok!

  • GİRİŞ23.04.2026 09:43
  • GÜNCELLEME23.04.2026 09:43

İBB yolsuzluk davasında, dün tutuklu sanık Mehmet Pehlivan’ın savunması alınmaya başlandı..

Hukukçu kimliğim gereği, gazetecilik kimliğim gereği, binlerce kişinin savunmasını okudum..

Bu kadar lüzumsuz, bu kadar uzun, bu kadar iddialarla ilgisiz bir savunma hiç görmedim..

Adeta, “Ben kendimi savunamam.. Ben işlediğim suçları izah edemem. Ben beraat edemem. Bari filozofluk yapayım.. Kimi ‘Cezaevinde filozof olmuş’ desin. Kimisi de ‘Kafayı sıyırmış’ desin.. Ama iddialara asla girmeyeyim.. 2 villa hikayesine hiç girmeyeyim.. 2 villayı rüşvet olmaktan çıkarabilmek için, ne numaralar çevirdiğimiz hususuna hiç girmeyeyim.” dercesine..

Gezi isyancısı Can Atalay’dan başlamış..

Ben de hemen sorayım..

Sizde milim akıl var mı? Gram ahlak var mı? Azıcık namus var mı?

Yüzlerce kişi yargılanıyor.. Belki de örgütün elebaşılarına göre daha basit suçlamalara muhatap olsalar da, tutuklu oldukları için, kendilerini ifade edip, tahliye olmak amacıyla sıralarını bekleyenler var. 

Ama, suçların göbeğindeki ekip, dosya ile uzaktan yakından ilgisi olmayan konuşmalarla, yargılamayı sabote etmeye devam ediyorlar.

İddialarla, dava ile, sanıklarla uzaktan yakından ilgisi olmayan Can Atalay ile başlıyorlar..

Selçuk Kozağaçlı ile devam ediyorlar..

Bu adamlarla, görülmekte olan davanın bir ilgisi var mı? Yok.

Bu iki isimden bahsedince, ne olacak? Mahkeme heyeti, “Bu iki isim çok mübarek kişiler. Bu iki ismi anan kişiye, mutlaka beraat kararı vermeliyiz” mi diyecek?  

Siz geri zekalı mısınız?

Yoksa, işlediğiniz suçların ağırlığı altında ezilirken, kafayı mı yediniz?

Mehmet Pehlivan’ın savunmasını satır satır okudum..

İddialarla ilgili hiçbir şey söylemedi..

Adem Soytekin’e bir laf attı..

Adem Soytekin de cevap vermek isteyince..

Hemen itiraz etti: “Savunmamı bölemezsiniz.”

Oysa Ekrem İmamoğlu, duruşmaların en başında, mahkemeden rica etmişti: “Ben diğer sanıkların ifadeleri sırasında, araya girmek isterim. Kendime göre, ilgili olayları izah etmek isterim.”

Düne kadarki duruşmalarda, birçok sanık da araya girerek, söylemek istediklerini mahkemeye aktarmış oldu.. Doğrusu da budur.

Ama şimdi.. 

Kendi ifadeleri sırasında, bir başka sanık, bilgisi olduğu konuda beyanını aktarmak istediğinde ise.

“Savunmayı bölemezsiniz.”

Tam bir hokkabazlık..

Siz başkasının savunmasını bölerken, bu bir hak..

Ama sizin savunmanız sırasında bir şey söylenmek istenirse, “bölemezsiniz”.

Hayrola, kendinizi kutsal bir varlık gibi mi görmeye başladınız..

Yolsuzluktan sanık değil, kutsal bir kişi mi olduğunuzu sanıyorsunuz?

Savunma adı altında, futbol maçı anlatırcasına, ilgisiz hikayeleri dillendiren Mehmet Pehlivan, “İşimi iyi yaptım. İyi yaptığım için hedef gösterileceğimi de biliyordum.” diye savunmaya devam etmiş..

Ah ah.. Tunceli Valisi, önüne konulan “Kayıp kızın sim kartındaki bazı bilgileri silmesi için polis memuruna yolladın mı” sorusuna, niye cevap veriyor ki.

Pehlivan’ın yaptığı gibi, “İşimi iyi yaptım. İyi yaptığım için hedef gösterileceğimi de biliyordum.” dese..

Sorulan soruların her birine, “Can Atalay” dese.. “Selçuk Kozağaçlı” dese.. 

Halkın içinden bir grup insanı, kendisinin suçsuz olduğuna inandırabilir demek ki..

Pehlivan’ın savunmasında, “19. yüzyılda Arjantin’de halkçı lider” diye takdim ettiği Dorrego var.. Ona karşı askeri cunta lideri Juan Lavalle var.. “Antik Yunan” var. “Orta Çağ Avrupa’sı” var.

Ama Sarıyer sırtlarında iki villanın, İBB Başkanı tarafından nasıl bedavaya alındığına dair bir anlatım yok..

Savunma adı altında yapılan konuşmada, “Atinalılar” var. “Sokrates” var, “Sparta yanlısı muhalif çoğunluk” var.

İBB’den ihale alan müteahhitin, İBB Başkanı’na 1 milyar TL’lik taşınmazları bedavaya niye verdiğine ilişkin tek kelime yok..

Savunma adı altındaki anlatımlarda, “Engizisyon Mahkemeleri” var.. “Engizitör Bernard Gui” var.. “Practica isimli kitabı” var.. Ama müteahhit Ali Nuhoğlu’na, İBB’nin Eyüp’teki inşaat işinin niçin açık eksiltme ihalesi yapılmadan verildiğine ilişkin bir bilgi yok..

Savunmada Lawfare üzerinden uzun uzun anlatımlar var..

Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’nın adı var..

Yargıç Sergio Moro’nun adı var..

Ama, otel köşelerinde işadamları ile rüşvet pazarlığı yapılırken bantlarla kapatılan kameralarla nelerin gizlendiğine dair bir küçücük bilgi yok..

Mehmet Pehlivan’ın anlatımında, Brezilya’da üç villa hikayesi var.. Ekrem İmamoğlu’na atfedilen iki villa ile Brezilya’daki üç villa suçlamasının benzer olduğu var..

Ama Sarıyer sırtlarında iki villanın hemen önündeki boş alanın, İBB kasasından çıkan milyonlarca lira ile niye istimlak edildiğinin anlatımı yok..

Lula’nın oğlu Luis bile var, Pehlivan’ın savunmasında..

Dersiniz ki, Brezilya’daki davayı, yeniden açıp, yargılama yapacağız..

Oğul Luis üzerinden oğul Selim İmamoğlu’na göndermeler var. Ama Selim İmamoğlu’nun yurtdışına yolladığı 1 milyona yakın avronun kaynağı ile ilgili bilgi yok..

Evet, Putin de var, savunmada.. Navalni var.. Lava Jato Operasyonu var.. Savcı Deltan var..

Ama, bedavaya alınan iki villa için, aylar sonra sahte arabuluculuk tutanağı tutulmasına ilişkin küçücük bir anlatım yok..

Solcu olup da, Marx’dan bahsetmeyen olur mu. Pehlivan da, “Marx” diyor.. “Mendes isimli yüksek hakim” diyor.. “Roma” diyor.. “Çağdaş hukuk” diyor.. “Akın Gürlek” diyor.. “Weber” diyor.. 

Ama Adem Soytekin söz isteyince..

Motor anında su kaynatıyor..

Eller ayaklara dolanıyor. Sadece Pehlivan değil, örgütün başı Ekrem de devreye giriyor.. Örgütün diğer üyelerinin ayrı ayrı avukatları işbirliği yaparak, hep bir ağızdan itiraza kalkıyorlar.

Mahkeme başkanı sakin:

“Herkes Mehmet Pehlivan’ın avukatı mı?”

Avukatlar hep bir ağızdan “Evet” diyorlar..

Örgütü ifşa ediyorlar.

“Biz Ekrem İmamoğlu suç örgütünün avukatlarıyız. Biz burada, olaylardan hiç haberi olmayan bambaşka kişilerin avukatı gibi bulunuyoruz ama. Örgütün başı Ekrem’dir. Biz de Ekrem’den aldığımız talimatla hareket ettiğimiz için. Vekaletini koyduğumuz kişilerin değil, Ekrem İmamoğlu’ndan talimat aldığımız için.. Mehmet Pehlivan’ın avukatı olmasak da. Örgütün avukatları olduğumuz için. Hep birlikte itiraz ediyoruz.”

Olayın özeti budur.

Kayıtlara geçmiştir..

Gerekçeli kararda bunlar yazıldığında, kimse ağlamasın..

Mahkeme heyetine posta koyarcasına, dosya içindeki belgelere aykırı şekilde “Evet” cevabı veren avukatlara vekalet çıkartan sanıklar da.. Ya azilnameleri yollasınlar. Ya da mahkumiyeti şimdiden kabullensinler.. Hatta iddianamede örgüt üyesi isnadı yapılmayanlar, bu dakikadan sonra bir de örgüt cezasına da hazır olsunlar..

Yeni Akit

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat