Orman yangınları ve PKK’yı meşrulaştırmaya çalışanlar

  • GİRİŞ02.08.2021 11:35
  • GÜNCELLEME02.08.2021 14:59

Türkiye, son yılların belki de en büyük orman yangınları ile karşı karşıya. Aynı gün ve neredeyse aynı saatlerde başlayan yangınlar hepimizin ciğerini yaktı. Sığınmacılar konusunu ısıtarak gündem yapan muhalefet, yangınlara neden olan mihrakların araştırılmasını değil de iktidarın yangın konusundaki zafiyetini ön plana aldı. Kimileri ise, her olayda olduğu gibi yangın konusunda da PKK ve diğer terör örgütlerini meşrulaştırmaya çalıştı. Canlar yandı, milli servet kül oldu. Yanan sadece ormanlar değil, aslında geleceğimiz.. Türkiye’yi derinden sarsan orman yangınları 28 Temmuz öğle saatlerinde Muğla’nın Marmaris ve Antalya’nın Manavgat ilçelerinde başladı. Akabinde Kilis, Osmaniye ve küçük çaplı da olsa Kahramanmaraş’tan yangın haberleri gelmeye başladı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli Türkiye’nin 17 ilinde 58 noktada çıkan yangınlarda 5 kişinin öldüğünü, 38 yangının kontrol altına alınmaya başladığını açıkladı. 

PEKİ SEBEBİ NE?

Yangının aynı anda birçok ilde meydana gelmesinin nedenleri üzerinde duruluyor. Sular durulduğunda yangının çıkış sebeplerini ve eğer bir sabotaj varsa, ormanları kimlerin yaktığını öğreneceğiz. Ancak şu kadarını söyleyelim ki, tam bir ekolojik terörle karşı karşıyayız. Ortada işlenmiş çok büyük bir çevre suçu şüphesi var. Bu suçun faili de PKK terör örgütüdür. Devlet, şüpheliyi delilleriyle ve polisiye bulgularla aşikar edecek bir açıklamada bulunmadı. Şimdilik bu konuda bir şey söylemek doğru olmaz. Konunun uzmanları ve akademik çevreler, yangınların çıkış sebebinin insan eli, küresel ısınma, fön rüzgarları ve ormanlardaki yerleşimler olarak dört ana grupta değerlendiriyorlar. Devlet de şu ana kadar orman yangınlarının sabotaj olabileceği yönünde bir açıklamada bulunmadı. “Ateşin Çocukları” diye isimlendirilen PKK kadrosu, makaleyi kaleme aldığım saatlerde sessizliğini sürdürüyordu. Bizleri üzen, çevre terörünü gerçekleştirenlerin deşifre edilmesi, yakalanıp en ağır bir şekilde cezalandırılmalarını istemesi gerekenlerin, terör örgütleri hakkında bir çift kelam dahi etmeyip, yangınlar konusunda devletin zafiyet sergilediğini dillendirmeleridir. Devletin orman yangınlarında sahaya sürdüğü helikopter ve uçaklar konusu gündemde. Usulünce konu tartışılabilir, herkesin elbette söz söyleme hakkı vardır. Orman yangınlarının daha kısa sürede söndürülmesi için tavsiyelerde bulunmak, milli servetin yok olmaması için kaygı duymak başka bir şey, orman yangınları üzerinden kaos oluşturmak, buradan iktidara vurmak başka bir şeydir. Uçakların ve helikopterlerin yetersiz olduğunu söyleyebiliriz. Lakin devletin orman yangınları konusunda başarısız olduğunu söylemek, PKK terör örgütünün değirmenine su taşımaktır. Devlet, PKK terör örgütünün nefes borusunu kesmiş bulunmakta. PKK bugün silahlı mücadelede gerilediği ve zaafa düştüğü için turizm bölgelerinde ekolojik teröre baş vurmuş olabilir. “Bir ormanı yakmak için cephaneye gerek yok, bir kibrit yeter” zihniyetine tek kelam dahi etmeyenlerin, orman yangınlarına ilişkin hepten iktidarı suçlamalarını asla samimi bulmam. Kaldı ki, Anayasanın 169. Maddesine göre yangın çıkan arazi yeniden ormanlaştırılmak zorundadır, imara açılmaz. İmara açıldığı takdirde dava açabilirsiniz. Nokta.

Yeni Akit

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat