Putin yeni Esed mi?
- GİRİŞ09.12.2015 09:46
- GÜNCELLEME09.12.2015 09:46
Putin; Erdoğan’ı Esed zannediyormuş, ama aslında onun 2. bir Esed vakası olduğunu gördük.
İran Esed’le anlaşabildiği için Putin’le de anlaşabiliyor..
Rusya’nın tavrı Tartus hassasiyetinin ötesine geçti. Ukrayna krizinin ardından petrol fiyatlarındaki düşüş Rusya’yı vurdu. Rusya’nın içerideki homurdanmaları bastırmak için dışarıda kendine bir tehdit bulması gerek.. Öyle anlaşılıyor ki, Türkiye’yi gözüne kestirdi.. Esed’e oynuyor. İran’a, PKK’ya, Ermenilere, Yunanistan’a, Rumlara, Kadirov’a oynuyor..
Geçen gün bir Rus TV kanalında yayınlanan program, aslında Rus Putinistlerin ruh halini yansıtması bakımından ilginç. Türkiye’yi vurmaya nereden başlamaları gerektiğini tartışıyorlar.. Vurmakta kararlılar da ilk hamle sanayi merkezi mi, Suriye sınırı mı, Karadeniz mi, Ankara mı olmalı, o konuda görüş birliği sağlanamamış.
Türkiye yıllar önce Esed’i kazanmak istemişti. Ama olmadı. Putin de Türkiye açısından 2. bir Esed vakası.
Rusya ekonomik açıdan bir felaket yaşıyor. İç muhalefet giderek büyüyor. Putin mutlaka bir yere saldıracak. Ama bu onun için tam bir felaket olacak. Yağmurdan kaçarken doluya tutulacak sanki.. Kaçtığını sandığı şeye doğru koşuyor. “Kuzeyde ben varım” diye düşünüyor. Güneyde Irak ve Suriye.. PKK ve PYD var. Türkiye’nin doğusunda Rusya’nın müttefiki İran ve Ermenistan. Batıda Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi.. Türkiye’yi kuşattıklarını düşünüyorlar. Bu kuşatmaya İsrail de destek verecektir. Batının şahinleri, Neoconlar ikili oynayacaklar..
İlk bakışta görünen manzara bu.. Bu hasta zihinlerin ürünü olan plan Rusya’yı bölünmeye itebilir, Yunanistan adalardan olabilir, Ermenistan Karabağ’ı, hatta daha fazlasını kaybedebilir, İran 5’e bölünebilir.. Bugünler geçtiğinde Esed ve Maliki yönetimde olmayabilir. Hatta İsrail diye bir devlet olmayabilir o gün. Avrupa’da taşlar radikal bir şekilde yerinden oynayabilir. Hele bir bakalım, görelim Mevlam neyler..
Bu arada, içerideki hainlerin işi zor.. Hani şu medyadaki, sermaye, siyaset, bürokrasideki işbirlikçilerin işi önümüzdeki günlerde daha zorlaşacak.. Hani şu Paralelciler, malum sermaye, Gezi bileşenleri, PKK için gelecek günler geçen günleri aratacak.. Bunların siyaset ve bürokrasideki uzantıları içinde zor günler kapıda.
Bir de bazı gerçekleri görmeme konusunda inat edenler de bu vesile ile bazı gerçeklerin farkına varacak.. Muhalefet partilerindeki çözülme hızlanacak ve artacak. Yönetim kadroları değişecek. Söylemleri de.. AK Parti’nin oy oranının şu günlerde % 55’e yükselmesi boşuna değil.
Rüzgârlar sert esiyor. Herkesin dikkatli olması gerek..
Korku ile umut arasında bir yerde duralım.
Hep yazıyorum. Bu düzen, uluslararası sistem değişecekse bu sancısız ve bir anda olmayacak. Bu siyasi bir depremle mümkün. Eğer birtakım ülkelerin sınır, rejim vd. iktidarları değişecekse elbette bu kolay olmayacak.
Aslında derin devlet varolan uluslararası düzenin korunması içindi. Paralel yapı, yeni dünya düzeninin batının kontrolünde ve onların emellerine hizmet edecek şekilde, daha sancısız gerçekleştirilmesi için düşünülmüştü. BOP da bu projenin siyasi ayağını oluşturacaktı, ama olmadı. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Paralel yapı, İslam dünyasını teslim almanın yanında İslam’ın özüne müdahaleyi öngörüyordu. Deşifre oldular. Artık o projenin uygulama şansı yok. İşin bir başka yanı, bundan sonrası için kabul edilebilir bir proje de yok. Restleşmeler devam ediyor..
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol