Çık işin içinden çıkabilirsen!
- GİRİŞ02.05.2010 08:47
- GÜNCELLEME02.05.2010 08:47
Daha sonra bu konuda açılan dava ise, yeniden ele alındı, Ergenekon davası ile birleştirildi ve devam ediyor. Ortaya çıkan bilgi ve belgeler, AYM’nin kabul ettiği iddianame ve karar gerekçesinin gerçek dışı olduğunu gösteriyor..
Peki şimdi ne olacak? Ya parti kapatılsa idi.. Şimdi AYM belki de tarihinde ilk defa tashihi karara gidecek.
Demek ki, AYM’nin kesinleşip sonuçlanmamış bir dava konusunda karar vermemesi, eğer karar verecekse, o olayın tanık ve sanıklarını dinlemesi gerekiyor.. Ya da ilk derece mahkemesinin kararını beklemesi gerek..
Şimdi muhtemelen AK Parti, AYM kararı ile ilgili olarak tashihi karara gidecek ve bundan sonra da, iddianamedeki konularla ilgili yeni bilgi ve belgeler ortaya çıktıkça, aynı işlem tekrarlanacak..
Tam da anayasa değişiklik paketinin tartışıldığı şu günlerde ibret verici bir durumla karşı karşıyayız..
AYM’nin önce bu alnındaki kara lekeyi temizlemesi gerekiyor.
Muhalefet partilerinin bu konudaki suskunluğu da dikkat çekici bu arada.. Bu skandal konusunda hepsi sus-pus oldu. O gün esip gürleyenlerin şimdi utanç içinde olmaları gerek, ama bir kısmı yeni tezgahlar peşinde koşuyor.
Ha bu durum, AYM’nin brifingli üyelerine ders olsun.. Böyle yapmaya devam ederlerse, onları güvendikleri paşalar bile kurtaramaz.. Bir gün bu yaptıklarının hesabını vermek zorundalar. Bunun böyle olduğunu görmeleri için mesela Evren’in yargılanması gerek. Zararı yok, önce ceza alsın, sonra affedelim, ama birileri yapanın yanına kar kalmayacağını bilsin.. Bu bir yargıç da olsa.. Yargıçların da, yargı kararlarının da yargılanacağını bilsinler.
Sokrat’ı yargılayanlar da yargılandı, yargılanıyor. Hitler’in, Musolini’nin, Stalin’in de, Saddam’ın da yasaları ve yargıçları vardı. Ne oldu?
Yargının en üst makamında bunlar yaşandıktan sonra gerisini varın siz hesap edin.. Bu iş “Bekri Mustafa imam oldu de, herkes gerisini anlar” hikayesine benziyor.. İmam ne yaparsa, cemaat ne yapmaz ki!
Peki TSK’da durum ne: En son haber; son iddianame de kabul edildi.. Çiçek tutuklandı. Ama bu arada daha önemli bir şey oldu. Başbuğ’un Genelkurmay Başkanlığı hukuken sona erdi.. TSK bugün “yok hükmünde” bir komutan tarafından yönetiliyor..
Bu haberin üzerine tuz biber olsun diye yazıyorum: Bu arada iki muvazzaf uyuşturucu ile yakalanmış.. Başbakan da kendine küfreden subayı mahkemeye vermiş..
TSK’da soruşturmadan kaçırılan 2 kamyon dolusu evrağın imha edildiği iddia edildi.. Bakalım bu konuda başka hangi bilgiler yansıyacak..
Ele geçen belgeler klasörler dolusu, imha edilen ise kamyonlar dolusu. Bu da bildiklerimizle gerçek arasındaki büyük farkı ifade etmeye yeter sanırım.. CHP’nin görmek istemediği ya da görüp korktuğu asıl gerçek bu.. Daha doğrusu toplum tarafından görülüp anlaşılmasından korkulan asıl gerçek bu..
Yazının devamına bu linkten ulaşabilirsiniz
Abdurrahman DİLİPAK / Vakit
Yorumlar5