Başkent'te konuşulan en derin kulis
- GİRİŞ28.08.2008 10:22
- GÜNCELLEME28.08.2008 10:22
Birkaç gündür Ankara'da idim.. Siyasi kulisleri kokladım, nabız tuttum ve henüz boş olan Parlamento koridorlarında fink attım...
Ankara izlenimlerimi paylaşmak istiyorum..
Anayasa Mahkemesi 'Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kapatılmayacağına ilişkin' kararını verdi..
Türkiye gerçekten de 'direkten' döndü...
Buraya kadar herşey güzel..
Ancak şu anda Ankara'nın derin ve lacivert kulislerinde ısıtılmaya çalışılan önemli bir kulis birçok kişinin uykularını kaçırıyor...
O da şu;
"Önümüzdeki kısa bir süre içinde Anayasa Mahkemesi AK Parti'nin Kapatma Davası'nda verdiği kararın gerekçesini açıklayacak.. Gerekçede neler yeralacağı elbette belli değil. Ancak, Mahkeme'nin AKP'ye verdiği Hazine yardımı kesintisi cezasının ayrıntıları gerekçede açıklanacak. Ve bu cezaya partide 'kimlerin sebebiyet verdiği' de.. İşte asıl kulis bu noktadan itibaren başlıyor.. Sorulan soru şu; acaba Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, AK Parti'nin ceza almasına sebebiyet veren isimlerin partiden ihracını isterse ne olacak? İşler bu noktada düğümleniyor.. AK Parti'nin tepe noktasını oluşturan bu isimler bu durumda gerçekten de partiden 'ihraç' edilir mi?"
Asıl can alıcı soru ise bunun hemen ardından geliyor:
"Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın partiden ihracını isteyebilecegi önemli AK Partili isimler şayet ihraç edilmezlerse o zaman ne olacak? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya AK Parti içini ikinci bir kapatma davası açar mı?"
Başkent'in derin kulisleri şu anda bu iddiayla çalkalanıyor...
Ancak hemen şu noktayı ifade edelim;
AK Parti önümüzdeki dönem yeni bir hamle doğrultusunda düğmeye bastı..
Yeni bir anayasa, geniş bir yargı reformu ve Avrupa Birliği yolunda atılacak yoğun adımlar...
İktidar partisi elini çabuk tutarsa yukardaki muhtemel bazı gelişmelerin önüne geçebilir...
Doğrusu da budur...
Geniş bir yargı reformu ve yeni bir anayasa geniş halk kitlelerinin genel arzusu..
AK Parti'ye 22 Temmuz seçimlerinde oy verenlerin ortak kanaatleri de bu yönde gelişiyor.
Kaldı ki, iktidar partisinin 2001 ve 2002 yılında Avrupa Birliği yolunda attığı önemli adımlar, adeta seferberlik havası içinde gerçekleştirdiği dış geziler de hemen herkesin takdirini kazandı.
Şimdi bu çalışmanın yenilenmesi/yinelenmesi Türkiye'nin çıkarına..
Öyle değil mi?
Adnan Öksüz
adnan.oksuz@cafesiyaset.com
Yorumlar3