Ciğerimizden kan çektiler
- GİRİŞ18.01.2010 10:34
- GÜNCELLEME18.01.2010 10:34
Sanat düşmanıydı gericiler!
Herkesinde bunu bilmesi lazımdı.
Sıkılı yumruklarının, bağırış çağırışlarını altında yatan temel amaç gericilerin bu hamlesini savuşturmaktı.
Aralarında Türkiye’nin yakından tanıdığı isimler vardı.
Bedri Baykam, Nedim Saban, Berhan Şimşek, Ercan Karakaş, Türkan Saylan gibi...
En önde ise CHP'li milletvekilleri ve tabii ki artık neredeyse hükümet karşıtı her eylemde boy gösteren sahtecilikten mahkum olmuş CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin..
Ağız dolusu öfke kusuyorlardı gerici hükümete ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a...
Tepkileri Harbiye'deki Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin yıkılmasınaydı.
Kadir Topbaş 'Yıkacağız ama yerine daha modern ve görkemli bir tiyatro inşa edeceğiz' dese de kimseyi inandıramadı.
Birazda işlerine geliyordu bu durum..
Sanat siyasete bulaşmış..
Siyaset, sanatın damarlarından oy devşirmenin peşindeydi.
Kameraları çok seven, uzatılan her mikrofona 'fikrim geldi bakın bugün neler söyleyeceğim ' diye atlayan...
Kemal Kılıçdaroğlu'ndan rol çalmaya uğraşan Çetin Soysal isimli CHP milletvekili de grubun liderliğini üstlenmişti...
Tepkilerini öylesi boyuta taşımışlardı ki ' Gericiler tiyatroyu yıkıyorlar yerine cami yapacaklar' komedisini bile telaffuz ettiler.
Haftasonu katıldığım, Başbakan Erdoğan'ın kurdelesini kestiği Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'nun açılış töreninde işte bu geçmişte yaşanılan, adresi belli protestolar geldi aklıma...
Erdoğan’ın deyimiyle “ciğerlerden kan çekilmişti kan”
'Utanmışlar mıdır' diye düşündüm ya da 'azıcık da olsa vicdanları sızlamış mıdır' Türkiye'nin en modern tiyatrosu açılırken...
Eski köhnemiş, artık ihtiyaca cevap veremeyen sahne gitmiş yerine herkesin imrenerek baktığı tiyatro inşa edilmişti.
Adeta anka kuşu küllerinden yeniden doğmuş, bütün heybetiyle İstanbulluların gözünü kamaştırıyordu.
Yeni Muhsin Ertuğrul Sahnesi yeniden “perde” demişti sanat dünyasına, tiyatroseverlere.
Tiyatroyu çok seven bir toplum değiliz amenna.
Ama vaktiniz müsait olduğu birgün Muhsin Ertuğrul Tiyatrosuna gidin yapılanları görün...
Tiyatro izlemenin nasıl bir keyif olduğunun anlayacaksınız.
Bu çağrım aynı zamanda onlara...
Kimlere diyen sorunuzu duyar gibiyim.
Onlara canım işte; hiç birşey üretmeyen, üretilen her iyi değere karşı çıkan, kendilerini çağdaş, kendi gibi düşünmeyenleri gerici gören halktan kopuk zihniyetlere...
Eğer bir parça utanma duyguları kaldıysa tabii, gidip 'yıktırmayız' diye nöbet tuttukları tiyatroyu görsünler...
Yapılanları takdir edebilirler mi şüpheliyim ama en azından nasıl yapılırmış görsünler diye...
Bunlar Taksim'deki AKM'nin yıkılmasını da engellemek için ellerinden geleni yapmışlardı.
Başardılar da.
Yeni, adına yakışır bir bina yerine AKM sayelerinde tüm köhnemişliğiyle öylesine duruyor orda.
Binalar artık kullanılamaz hale gelip, köhnediği zaman çözüm basit yıkıp yenisini inşa edebilirsiniz.
Asıl zor olan köhnemiş beyinler ve o beyinlerin ürettikleri.
İşte onun çözümünü bulmak inanın çok zor.
Ahmet GEMİCİ / Haber 7
gemici@kanal7.com
Yorumlar4