Ergenekon komedisinde yeni perde

  • GİRİŞ24.01.2010 18:33
  • GÜNCELLEME24.01.2010 18:33

İddia çok ağırdı, hükümeti devirecekler, ülkeyi askeri rejime teslim edeceklerdi.

İçlerinde sadece emekli askerler yoktu, siviller de planın önemli ayağını oluşturuyordu.

Ümraniye’de ele geçen bombalarla başlayan süreçte Türkiye’nin nasıl bir tehlikenin eşiğinden döndüğünün farkına varıldı.

Soruşturmalar iddianamelere iddianameler davalara dönüştü.

Darbe planlamakla suçlananlar tek tek gözaltına alınıp demirparmaklıklar arkasına gönderildi.

Türkiye’de adalet mülkün temeliydi.

O zaman gereği yapılmalıydı.

Bazıları gözaltı sürecinde adaletin şefkatli kollarına sığındılar.

Adli Tıp’ta sağlık kontrolünden geçerken emekli askerler başta olmak üzere birçoğu hasta olduğunu fark etti.

Askerler GATA’ya siviller ise devlet hastanelerine yönlendirildi.

Gözaltına alınanlar Silivri’nin soğuk demirparmaklıklarının arkasına gitmemek için çırpındı.

Kiminin kalp sorunları ortaya çıktı, kiminin prostatı.

Bazıları ise cezaevinde anlaşılmayan bir şekilde düşerek beyin sarsıntısı geçirdi.

Ancak darbe planlamakla suçlanan davanın en önemli isimleri bir şekilde cezaevine ya girmemeyi veya girdiyse çıkmayı başardı.

Hepsinin ortak bir noktası vardı;  sağlık sorunu.

Kimler mi ?

Emekli paşalar Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Levent Ersöz, Başkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal…

Yargı farkında olmadan iyilik yapmıştı emekli askerlere…

Dava açılmadan önce hiçbirisinin aklına sağlık kontrolünden geçmek gelmemişti.

Ancak gözaltılar başlayıp gözaltının gereği olarak adli tıpta sağlık kontrolleri yapılınca hepsinin hasta olduğu ortaya çıktı!

Eğer iddialar doğruysa bu hasta adamlar Türkiye’yi yönetecekti.

Düşünebiliyor musunuz kendi hastalığının bile farkına varamayanlar bir ülkeyi yönetmeye talipti.

Yargı hem bu darbe planlayıcılarına hem de Türkiye’ye büyük bir iyilik yaptı farkında olmadan.

Darbe planladığı iddia eden Levent Ersöz ve Mehmet Haberal uzun süredir hastanede tedavi görüyor.

Biri Çapa’da diğeri Haseki’de…

Haberal yakında Guinness Rekorlar Kitabı’na girer…

Çünkü tedavi süreci bir rekora koşuyor.

Paşalar ise hastalıklarını evlerinde, balo davetlerinden ayakta atlatmakla meşgul.

En talihsizleri ise Veli Küçük’tü.

O’da çok zorladı sağlık nedeniyle tahliye olmayı ama başaramadı.

Veli Küçük “Herkes tahliye oluyor, benim başım kel mi? dedi ancak saçlarının dökülmüş olduğunu fark edemedi.

Şimdi Ergenekon’da yeni bir perde açıldı.

Sahneye ilk çıkan isim ise Şener Eruygur oldu.

Avukatı Filiz Esen, müvekkilinin okuma-yazma yeteneğini tamamen kaybettiğini, olayları hatırlamadığını açıkladı.

Açıklama tabi ki Hürriyet’e yapıldı.

Saygı Öztürk ismine ise bu arada dikkat çekmek isterim.

Enteresan haberlerin altında hep bu imza var.

Şener Eruygur’la ilgili açıklamanın tamamı şöyle. İnsan okuyunca gülsün mü ağlasın mı bilemiyor!

“ Okuma yazma yeteneğini yitirdi, televizyon izlemiyor, yaşadığı olayları hatırlamıyor, anlamlı konuşamıyor. Gazetede kendi fotoğraflarını görüyor, altındaki yazıları okuyamıyor. 7.5 milyon dolarlık örtülü ödenek soruşturmasından haberi bile yok. Keşke iyileşebilse de hakkındaki iddiaları cevaplandırabilse. Ama sağlık koşulları nedeniyle ifade vermesi mümkün değil”

Kurtlar Vadisi dizisini hiç izlemedim, anlatanların yalancısıyım.

O dizide de aynen böyle oluyormuş.

Kim kimden kopya çekiyor bilmiyorum.

Dizi ile yaşananlar arasında büyük bir paralellik var.

Ergenekon’da ne yaşanıyorsa dizide de aynıymış.

Kurtlar Vadisi en çok izlenen dizilerin başında geliyor.

Yani daha uzun bir süre hayatımızda olacak.

Korkum ise şu; dizi devam ettikçe darbeciler de darbe planları da gündemde olacak.

Yani anlayacağınızı kısır döngüye devam…

Ahmet GEMİCİ / Haber7
gemici@haber7.com

 

Yorumlar4

  • ali demiralay 16 yıl önce Şikayet Et
    sebeb belli. adamlar suçsuz olsaydı eğer çıkarlardı olayları olduğu gibi anlatıp berat ederlerdi.Bu kadar silah ve cephaneyi sihirbazlar şapkasından çıkarmadı.Bu adamlar sağlıklarını bahane etmeyip konuşsalardı iki kişinin ifadesi bile onları ifadelerindeçelişkiye düşürürdü.Demek ki onlar da bunun farkında olacaklar ki en güzel yol birinin hafıza yitirmesi birinin ifade veremeyecek kadar hasta olması vs sebeblerden ifade verememesi.Ancak halk onların sandığı kadar saf değil.Bu vatan için her Türk vatandaşı canını veri
    Cevapla
  • mehmet ali 16 yıl önce Şikayet Et
    sen yakalananların davranışlarını inceleyeceğine. öncelikle serbest bırakılanların oranlarını ve yattıkları sireyi hesapla.sonra neden bu adamlar suçluysa serbest bırakıldılar?yok masumlarsa neden tutuklanıp 2 yıl içerde sorgusuz sualsiz kaldılar sorusuna cevap arasana?yoksa yarın sen ve senin gibi iktidar şakşakçıları da eften püften iddialarla içeri alınınca size de sahip çıkan olmaz.unutma hukuk her kese bir gün lazım olacaktır.Bu şartlarda içeri girmemek için numara çevirenleri suçlamak vicdani oluyor mu?hani mahkumiyetler?hani ceza?iddia çok ceza yok
    Cevapla
  • baybars can 16 yıl önce Şikayet Et
    ortaya çıkarmakta meseledir.. bu tür işleri ortaya çıkartmakta meseledir,ülke değişiyor ve bu değişimde bu alışıla gelmedik bir tarzda değişiyor,kurumlar vemilli irade arasındaki boşluk kapanıyor ve milli irade artık devlete yansıyor devleti idare ediyor,bu süreç aslında bir geçmişe sünger çekme cuntacı darbeci gizli ordularla yapılan harekatlar faili meçhullerin sonu olacak bir durum,anayasadan meşruluk kazanan olaylardı bunlar,kurumlar diyorki biz bu işleri yaptık,ama yetkimiz vardı ama değişim önünde durmuyoruz diyorlar.
    Cevapla
  • Selim Aydogan 16 yıl önce Şikayet Et
    Ya peki kraldan fazla kralcı hastalar?. Hadi bunları geçin de bu hasta adamları savunan adeta ücretli avukatlıklarını yapan sözde laik, özde halk düşmanı, inanan düşmanı kesime ne demeli? ben o hastaları anlamıyorum en çok!
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat