Bir hışımla üç putu yıktı geçti

  • GİRİŞ21.01.2009 09:44
  • GÜNCELLEME21.01.2009 09:44
HAYIR, hayır...

"Kiziroğlu Mustafa Bey"den söz etmiyorum...


"Rizeli yoksul tekne kaptanı Ahmet Reis’in oğlu Kasımpaşalı Tayyip Bey"

den söz ediyorum...

Ey ahali!

Duyduk duymadık demeyin...

Tayyip Bey ardı ardına putları devirmektedir...

Hem de en esaslı putları...

Bu zamana kadar babalarımızın, üstatlarımızın, öğretmenlerimizin, abilerimizin hayata başlarken...

"Dokunma, yanarsın" uyarısıyla...

Bize bellettikleri ne varsa, hepsini alaşağı ediyor Tayyip Bey...

Dokunuyor...

Ve işin tuhaf tarafı yanmıyor!

* * *

Toplumsal belleğimizde yer eden bir "İsrail putu" vardır...

Derler ki:

"İsrail’e bulaşan devlet adamı, bir daha iflah olmaz..."

Tayyip Bey’in devirdiği "birinci put" budur...

İsrail’e öyle bir bulaşmıştır ki...

En azılı İsrail düşmanları bile "Biraz fazla mı ileri gidiyor ne?" diye düşünüp, tedirginlikler yaşamaktadır...

Tayyip Erdoğan, "şamar oğlanı" yaptı İsrail’i...

Ayar üstüne ayar verdi...

"Bana Hamas yanlısı derler" falan diye kaygı duymadan...

"İsrail’in etki alanı" konusunda oluşturulan mitleri, efsaneleri yıkıp geçerek...

Vurdu, vurdu, vurdu...

Gerçi başına büyük bir bela alıp almadığını şimdiden söylemek güç...

Ama eğer bu işten sıyırmayı başarırsa...

İsrail’e meydan okumanın...

Bir devlet adamı için çok büyük bir risk oluşturmadığını cümle aleme ispatlamış olacak...

* * *

Ta Nizamülmülk’ten beri...

Devlet adamlarına verilen en önemli öğüt, "Çok konuşmayın... Çok konuşmayın... Çok konuşmayın..." öğüdüdür...

Ayrıca...

Umur görmüş siyasetçiler...

Diplomasi mesleğinin inceliklerini kavramış duayen diplomatlar...

Hepsi ama hepsi...

Devlet adamlarının konuşmalarında kılı kırk yarmalarına vurgu yaparlar...

Dünya siyaset tarihi, "dile özen, üsluba ihtimam" dersleriyle dopdoludur...

Ama işte görüyorsunuz:

Tayyip Bey, bu algıyı da paramparça etti...

Böylece...

Yıktığı ikinci put, "diplomasi putu" oldu...

Brüksel’de Avrupa Birliği’nin göbeğinde bir "Mecidiyeköy kahvesi"nde konuşur gibi konuşuyor... Mesela AB’li parlamentere, "Sen anca başını sallarsın" diye tercümesi bile güç postalar koyuyor...

Ve sonuçta hiç de cereme çekmiyor... İktidarına iktidar katıyor...

İşte buradan ilan ediyorum:

Tayyip Bey, eğer bu üslupla, muktedir olmaya devam eder, zafer kazanmayı sürdürürse...

"Diplomasi sanatı", "siyasette incelik", "ustaca ima etme" gibi vurguların tümü, tarihin çöp sepetine fırlatılıp atılacaktır.

* * *

Gelelim "üçüncü put"a...

Bu biraz memleketimize özgü bir puttur...

Kısaca "asker putu" diyebiliriz buna...

Açıklayıcı cümle şöyledir:

"Asker bir hükümete kafayı taktı mı, o hükümet bir daha iflah olmaz."

Uzak / yakın tarihimiz, bilmem kaç defa gelip bilmem kaç defa gidenlerin deneyimi ve toplumsal belleğimiz, bu hükmün genlerimize kadar işlemesine yol açmıştır.

Ama işte görüyorsunuz...

Bu put da yıkılmış durumdadır...

Askerimizin, hükümete kafayı taktığı aşikar olduğu halde...

Hükümetimiz her daim iflah olmaktadır...

Ne iflah olması yahu?

Neredeyse "asker putu" yıkılmış, yerine "hükümet putu" ikame edilmiştir...

Neredeyse "Tayyip Erdoğan hükümeti birine kafayı taktı mı, o adam bir daha iflah olmaz" noktasına gelinmiştir...

Ahmet HAKAN - HÜRRİYET

ahmethakan@hurriyet.com.tr  

Yorumlar156

  • sümeyya çetinkaya 16 yıl önce Şikayet Et
    yazıkkkk!!!!!!. hem de çok yazık bence acınası halde zira....i
    Cevapla
  • Edibe Cenkoğlu 16 yıl önce Şikayet Et
    3. put sorunsalı... Gelgelelim ilk ikisi tamam olsa da, Ahmet Hakan'ın belirttiği 3. putun yıkıldığını söylemek yanlış olur. Askerin baskınlığını görmek için, illa darbe mi olması gerekir..Asker hamleleriyle Akp'yi özünden uzaklaştırmayı başarmış mıdır? Başarmıştır...Akp çıkış noktasından epeyce uzaklaşıp askerin istediği kıvama gelmiş midir? Gelmiştir.. Artık bu noktada Akp'de askerin kafayı takacağı pek bişey de kalmamıştır nitekim.. Diğer yandan Erdoğan'ın yıktığı bir put daha var ama Ahmet Hakan onu yazabilir mi bilemem...
    Cevapla
  • Edibe Cenkoğlu 16 yıl önce Şikayet Et
    Ne İsa'ya, ne Musa'ya... Taraf değiştirdiği gerekçesiyle bir kere hain damgasını yiyen Ahmet Hakan, artık ne yazsa hiç bir tarafa yaranamayacaktır. Aşağı tükürse hain, yukarı tükürse yalaka.. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan yurdum insanı yazıda 3 şeyi görüp, ya Allah nidalarıyla hücuma geçmiştir.. 3 şey; ahmethakan, put, tayyip.. Söylenen değil, söyleyen didiklendiği sürece tabuları kim ortadan kaldırabilir? Erdoğan putları yıkmıştır da, Ahmet Hakan bu fikri sabitleri yıkabilecek midir?
    Cevapla
  • mestaş 16 yıl önce Şikayet Et
    ah hakanım. ben belki gazeteciliği senden daha iyi yaparım, diyorsun ki başbakan neden bu kadar sert, yumuşak mı olsaydı israil karşısında, bilirsin ahmet bey zalime hürmet mazluma zulümdür.bu başbakan ne yapıyorsa her zaman mazlum insanlar için yapıyor. keşke başbakanımızdaki cesaretin 10 da 1 i kadar sende mazlumları koruma cesareti olsaydı.
    Cevapla
  • Cemaleddin Nuri 16 yıl önce Şikayet Et
    Bozuk Saat. Bozuk bir saat bile günde iki defa doğru söylermiş. Doğru söze ne hacet! Güzel tesbitler.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat