Cemaatin iktidarı mı?
- GİRİŞ02.03.2014 11:22
- GÜNCELLEME02.03.2014 11:22
Tayyip Erdoğan'ın, yakın zamanlara kadar -ki Gezi olaylarından sonra gerçekleşen Olimpiyat stadındaki son Türkçe Olimpiyatı'nda bile- Camia'ya yönelik bir hüsnü zan içinde bulunduğu söylenebilir.
Ben de Tayyip Bey'in Olimpiyat stadı konuşmasını Hükümet ile Camia arasında olumlu bir gelişme olarak değerlendirdim. Orada Tayyip Bey'in konuşmasını dinledim “Oh be!” dedim, stattaki alkış tufanını gördüm, “Oh be!” dedim.
Şunu da ifade edeyim, Bugün'de son yazım çıkıncaya kadar, işlerin bugünkü vahim duruma geleceğini öngörmüş değildim.
Şimdi bakıyorum, müthiş bir savaş dili gelişmiş durumda.
“Bu savaş nasıl başladı, kim başlattı?” unutuldu. Şimdi herkes birbirinin tavrını, karşıt savaş dili için gerekçe olarak kullanıyor ve amansız bir mücadele sürdürüyor.
Tayyip Bey'in dilini sorunlu bulabiliriz. “Ağır ifadeler” Camia'nın tepelerini olduğu kadar, tabanını da belli bir savunma ve tepki iklimine sokuyor, bu görülüyor. Tepelerin, özellikle tabanı tutmak için bu ağır ifadeleri malzeme haline dönüştürdüğü de bir vakıa.
Ama öte yanda, evet bir “Paralel yapılanma” gerçeği kendini faş ediyor.
Belli ki bu kasetler masetler, CHP'nin işi değil. CHP'ye servis ediliyor. CHP ile ortak çalışıldığı açık ama CHP'ye hazır üretim geliyor.
Ortada bu işe sahiplenen bir Camia medyası bulunmasa, belki Ak Parti Hükümeti ile savaşan iç - dış başka güç odakları aranacaktır. Ama Camianın medyası, her kaset işine cansiperane sahip çıkıyor.
İlginç bir şey daha, bu kasetlerin arkasında, mesela Ergenekon vs de bulunamaz. Ortada neredeyse Ergenekon'u bile devre dışı bırakmayı başaran bir yapının bulunduğu anlaşılıyor.
Bu kasetlerin ister amatörce ister profesyonelce olsun, bir örgütü yansıttığı çok net bir gerçek.
Bu örgütün, dün Ergenekon'u saf dışı bırakırken birlikte hareket ettiği Hükümet'i tasfiye etme cesaretini bile kendisinde gören bir yapı olduğu da anlaşılıyor.
Şimdi düşünelim: Bu işe soyunan bir yapı, dünyanın hangi ülkesinde hangi iktidar tarafından madalya ile ödüllendirilir?
Bu yapı ile, bir savaşı birlikte sürdürürsünüz, ama sonunda hesaplaşırsınız. Ya o sizi de yer, ya siz onu yersiniz? Şu anda Ak Parti'nin geldiği nokta budur. O yapı, bir yerde Ak Parti'yi de iktidarda iken yutacağı izlenimi vermiş ve savaş iklimi oluşmuştur.
Böyle bir yapı, ancak kendi mutlak iktidarı ile tatmin olur. Görüneni okumaya çalıştığınızda bu yapının, herhangi bir Cemaat olmadığı sonucuna varırsınız. “İktidar tecezzi etmez” sözü, genelde siyasi iktidarlar için kullanılır. Şu an Türkiye'deki Cemaat olgusuna baktığınızda sanki onun “İktidar tecezzi kabul etmez” dediğini duyar gibi oluyorsunuz.
Peki bunun realize edilmesinin mümkün olduğu düşünülebilir mi?
Ahmet Taşgetiren - Star
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol