Alevilik için çözüm süreci
- GİRİŞ01.06.2014 09:17
- GÜNCELLEME01.06.2014 09:21
Alevilik için çözüm süreci
Aleviliğin İslam içi olup olmadığı da probleme nasıl yaklaşılacağını belirliyor, bir mezhep ya da etnik aidiyet olup olmadığı da.
“Alevi sorunu”nu çözme görevi, mesela Prof. Dr. İzettin Doğan’a verilse, acaba nasıl bir çözüm projesi uygulardı ve onun önereceği çözüm projesi, Aleviler nezdinde kabul görür müydü?
Bu soruyu, “Türkiye’de Alevi bir kadronun iktidarı olsa” diye de sorabiliriz, sayın Doğan’dan başka bir Alevi önderden yola çıkarak da...
Bu soru, “Alevi sorunu”nun Aleviler arasındaki farklılaşmalar kadar farklı çözüm projelerini gerektirdiği gerçeğinden kaynaklanıyor.
- Aleviliği Sünniler mi tanımlayacak?
- Yooo, tabii ki Sünniler tanımlamasın.
Ama soru ve cevabı böyle koymak, ortaya bir “Alevilik tanımı” çıkması zaruretini ortadan kaldırmıyor.
Aleviliğin İslam içi olup olmadığı da probleme nasıl yaklaşılacağını belirliyor, bir mezhep ya da etnik aidiyet olup olmadığı da.
Alın size çok temel bir soru:
- Alisiz Alevilik mümkün mü?
- Ateist Alevilik mümkün mü?
Bu soruyu “Ateist Sünnilik mümkün mü?” diye sormak da mümkün.
Bir insanın veya topluluğun her şey olması mümkün, ama iş mesela “Alevilik ekseni”nde tartışılacak ise, o insan veya topluluğun Alevilik’le ilgisinin belirlenmesi önem taşıyor. Tabii o insan ve topluluğun “Hangi Alevilik”le ilgisi olduğunun belirlenmesi de...
İşte gene geldik Alevilik tanımının gerekliliğine.
Ben, “Alevi sorunu”nun çözümü noktasında iktidarın iyi niyetle hareket ettiğine inanıyorum.
Öncelikle böyle bir sorun bulunduğunu kabul ettiğine, sorunun çözülmesinin gerekli olduğunu düşündüğüne inanıyorum. Bu, platonik bir iktidar olumlulaması değil, Türkiye’yi yöneten ve hele üç dönemdir yöneten bir kadronun, sorunları görmesinin ve çözmesinin zorunluluğu olduğu kanaatine dayanıyor. Nasıl “Kürt sorunu” denen hadisenin çözümüne odaklanılma gereği duyulmuşsa, aynı gerekliliğin “Alevilik” için söz konusu olmaması mümkün değildir.
İktidarın ağırlıklı olarak “Sünni kadrolar”dan oluştuğu doğru.
Alevilik meselesinin bir yönüyle Sünnilikle ilgili olduğu da doğru.
http://haber.stargazete.com/yazar/alevilik-icin-cozum-sureci/yazi-889911Yazının devamı için tıklayın >>>
Bu soruyu, “Türkiye’de Alevi bir kadronun iktidarı olsa” diye de sorabiliriz, sayın Doğan’dan başka bir Alevi önderden yola çıkarak da...
Bu soru, “Alevi sorunu”nun Aleviler arasındaki farklılaşmalar kadar farklı çözüm projelerini gerektirdiği gerçeğinden kaynaklanıyor.
- Aleviliği Sünniler mi tanımlayacak?
- Yooo, tabii ki Sünniler tanımlamasın.
Ama soru ve cevabı böyle koymak, ortaya bir “Alevilik tanımı” çıkması zaruretini ortadan kaldırmıyor.
Aleviliğin İslam içi olup olmadığı da probleme nasıl yaklaşılacağını belirliyor, bir mezhep ya da etnik aidiyet olup olmadığı da.
Alın size çok temel bir soru:
- Alisiz Alevilik mümkün mü?
- Ateist Alevilik mümkün mü?
Bu soruyu “Ateist Sünnilik mümkün mü?” diye sormak da mümkün.
Bir insanın veya topluluğun her şey olması mümkün, ama iş mesela “Alevilik ekseni”nde tartışılacak ise, o insan veya topluluğun Alevilik’le ilgisinin belirlenmesi önem taşıyor. Tabii o insan ve topluluğun “Hangi Alevilik”le ilgisi olduğunun belirlenmesi de...
İşte gene geldik Alevilik tanımının gerekliliğine.
Ben, “Alevi sorunu”nun çözümü noktasında iktidarın iyi niyetle hareket ettiğine inanıyorum.
Öncelikle böyle bir sorun bulunduğunu kabul ettiğine, sorunun çözülmesinin gerekli olduğunu düşündüğüne inanıyorum. Bu, platonik bir iktidar olumlulaması değil, Türkiye’yi yöneten ve hele üç dönemdir yöneten bir kadronun, sorunları görmesinin ve çözmesinin zorunluluğu olduğu kanaatine dayanıyor. Nasıl “Kürt sorunu” denen hadisenin çözümüne odaklanılma gereği duyulmuşsa, aynı gerekliliğin “Alevilik” için söz konusu olmaması mümkün değildir.
İktidarın ağırlıklı olarak “Sünni kadrolar”dan oluştuğu doğru.
Alevilik meselesinin bir yönüyle Sünnilikle ilgili olduğu da doğru.
http://haber.stargazete.com/yazar/alevilik-icin-cozum-sureci/yazi-889911Yazının devamı için tıklayın >>>
Yorumlar1