Sürecin riski

  • GİRİŞ08.06.2014 06:52
  • GÜNCELLEME08.06.2014 06:52

Diyarbakır’da “Çözüm Süreci Çalıştayı”nın yapıldığı günlerin, bir yandan “yol kesmeler”e bir yandan “Anneler eylemi”ne denk gelmesi aslında, Çözüm Sürecinin gidişatını değerlendirmek için de önemli ipuçları veriyor. 

Belli ki Ankara bu sürecin selametle sonuçlanması noktasında çok samimi.

Belli ki bölge halkı, hangi aidiyet içinde olursa olsun, süreç içinde huzur ikliminin derinleşmesinden ve bir takvimde dağa çıkmış çocuklarıyla buluşma ümidinin doğmasından dolayı mutlu.

Göstergelere bakılırsa İmralı’nın da çözüm sürecinin işlemesini önemsediği anlaşılıyor. 

Ama sürecin diğer paydaşları diyebileceğimiz, Kandil, KCK, BDP-HDP, HPG gibi ayaklarda sorun var.

Türkiye siyasetinin diğer paydaşı diyebileceğimiz CHP - MHP dünyası ise, dostlar iş başında görsün cinsinden demeçler bir yana bırakılırsa, neredeyse bu gündemden kopmuş durumda.

Çalıştayda yapılan açıklamalara göre Ankara ev ödevine çalışıyor. Bir ölçüde BDP-HDP cenahında partner bulunduğu da söylenebilir.

Ancak bölgedeki bazı görüntüler ve o görüntülerin daha derinlerde var olduğu muhakkak olan uzantıları, en azından bölge halkının çok geniş bir kesiminde süreci zehirliyor. Bölgedeki devlet birimlerinin de bazı gelişmelerden tedirginlik duyduğu ancak bu tedirginliğin mukabil tavra dönüşmediği anlaşılıyor. 

Çalıştay’a bu sorunun, iki bakanın konuşmasında net olarak yansıdığı görülüyor. Başbakan yardımcısı ve sürecin başından beri koordinatörü olan Beşir Atalay şunları söylüyor:

“Tam yeni adımlar atılacakken bölgede hareketlilik başladı, yol kesmeler vs bunları açıklamakta ve anlamakta zorlanıyoruz. Güvenlik birimlerimiz sürecin hassasiyeti nedeniyle çok temkinli, dikkatli, çünkü bizim talimatımızdır o, ama bu hassasiyetin dikkate alınması, sabrın istismar edilmemesi gerekir.”

“Süreci yürütenler samimiyet sınavından geçiyor. Anneler olayı şaşkına çevirdi, ezberleri bozdu, bunu devrim olarak görüyorum, çok rahatsız oldular. Belediye eşbaşkanı bayan, meydanları dar ediyor analara, bir eşbaşkan para aldıklarını söylüyor, bir başkası örgüte katılmış daha ne istiyorsun diyor, başka birisi kendileri gitti, çocuk değil yaşları büyük diyor. Bunların hiçbirisini örgüt söylemiyor, siyaset kesimi söylüyor. Çözüm sürecini yürütenler bunları söyleyemez. Süreci yürütenler adaletli olmalı.” 

devamı için tıklayın >>>

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat