Gül'ü yazmak
- GİRİŞ07.09.2014 09:25
- GÜNCELLEME07.09.2014 09:25
Devir-teslimler vs sürecinin aktüalitesi içinde fırsat olmadı, ama Gül’ün böyle bir vefa yazısını fazlasıyla hak ettiği kanaatindeyim.
Yarınlarda siyaset içinde, memleket hizmetinde nasıl bir rol üstlenir bilmiyorum, benimkisi, düne dair Gül değerlendirmesini içeren bir yazı olacak.
Bence çok değerli bir hizmet sundu 7 yıl içinde Çankaya’da. Kanaatimce, Ak Parti’nin siyasi misyonu açısından da çok değerli idi bu 7 yıl.
Bir tür ilk kurbandı Abdullah Gül, siyasi sistemin en tepesindeki statünün, sistemin dışlayageldiği toplum kesimlerinin içinden gelen bir insanı kabul edebilirlik kapasitesi açısından.
Tayyip Erdoğan’ın Çankaya yolculuğunun önünü açan bir sınav olduğu da kuşkusuzdur.
Çankaya yolunda ilk şimşeklerin onun üzerinde çaktığını hep birlikte gözledik.
Kolay olmadı hiç şüphesiz bu Çankaya sınavı.
Bir kalenin, belki “son kale”nin ele geçirilmesi gibi görülen bir olaydı, Ak Parti içerisinden birisinin Çankaya’ya çıkması.
Belki bazı zorlukları rahmetli Turgut Özal aşmıştı Çankaya’da.
Ama yeni kriterler havada uçuştu Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı söz konusu olunca.
En başta “eşinin başörtüsü” Çankaya kriterlerinin tahammül alanına girmekte miydi? Aman nasıl bir mücadele alanıydı Cumhurbaşkanı eşinin başörtüsü! Sanırdınız ki Cumhurbaşkanlığını hanımefendi yapacak ve onun giysisi, Çankaya’nın itibarını gölgeleyecek. Hanımefendi’nin giyim-kuşam tercihlerinin, Cumhurbaşkanı’nın hayat alanını daraltma riski ancak Türkiye gibi bir ülkede gerçek olabilirdi. Bu dönemler, resepsiyonlara eşsiz davetlerin gerçekleştiği, sivil - asker davetlerinin ayrı platformlarda yaşandığı dönem olacaktı.
Bu dönem, “Atatürk’ün makamı”nın böyle “taşradan gelen” birisine emanet edillip edilemeyeceğinin sınandığı bir dönemdi.
Gül, bu dönemleri, diplomat karakterinin yardımıyla aştı denebilir.
Sonra gelen günler...
Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanlığını, ana muhalefet partisi niteliğinde sürdürdüğü bir dönemin peşinden gelen günler.
Ak Partinin peşpeşe gelen ve kurulu düzenin dönüşümünü sağlamaya yönelik adımlarla ilerleyen iktidar günleri, muhalefetin bir türlü bu iktidarı içe sindirememe durumu ve bu arada Cumhurbaşkanı olarak Abdullah Gül.
Devamı için tıklayın >>>
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol