Saldırı mı kışkırtma mı?

  • GİRİŞ24.07.2008 07:38
  • GÜNCELLEME24.07.2008 07:38

Bakın şu ifadelere: “Ordu artık hedeftir.” Cumhuriyet, başyazı, 21 Temmuz 2008) Bakın şu ifadelere: “Son zamanlarda Silahlı Kuvvetler’e yönelik saldırıların dozu iyice arttı. Açık söylemek gerekirse halk deyimiyle Silahlı Kuvvetler’in “karizması” fena halde “çizilmiş” durumda.” (Can Ataklı, Vatan, 22 Temmuz 2008) Böyle bir cümle, mesela, Ertuğrul Özkök’ün sütununa da girmiş:

“Son günlerde Genelkurmay’a karşı öylesine insafsız bir saldırı kampanyası yapıldı ki...” (Hürriyet, 22 Temmuz) Genelkurmay’a hangi insafsız saldırı oldu, ordunun karizması fena halde nasıl çizildi, ordu nasıl pusturuldu? Doğrusu bunların çok somut karşılığı yok ama bu tür yaklaşımların orduyu etkilemediğini söylemek mümkün değil.

Yani kime, “Karizman fena halde çizildi arkadaş” dersen, onun içinde bir öfke kıvılcımı patlatırsın. Ergenekon soruşturmasıyla ilgili olarak bu da yoğun biçimde yapılıyor. Enis Berberoğlu’nun yazısından öğreniyoruz ki, emekli general ve Ergenekon şüphelisi Hurşit Tolon bile yakınlarına, “Silahlı Kuvvetler neden Odalar Birliği kadar bile sesini çıkartamadı? Benim suçum ne ki, Sinan Aygün gibi sahip çıkılmadı?” diye dert yanıyor.” Hürriyet, 22 Temmuz)

Anlaşılıyor ki TSK da yazılan-çizilenlerden etkilenerek “saldırı algısı” na kapılıyor ve bu sebeple ve geçtiğimiz günlerdeki gece bildirisi yansıyor Genelkurmay internet sitesine...

Benim düşüncem şu: Prensip olarak “Ordu düşmanlığı” ancak çok marjinal grupların eğilimi olabilir, Türkiye’de asla çok yaygın bir eğilim değildir. Ancak, ordunun siyaset üzerindeki etkisine karşı çıkmak, askeri müdahalelere tepki göstermek, sivil iradenin belirleyiciliğini demokratik gelişmenin olmazsa olmaz gereği olarak görmek... Bunlar yaygın bir taleptir.

Ama, TSK’yı bu alanlarda müdahil görmek isteyen ve “darbelere ve hatta darbelerle gelen idamlara halk coşkusunun bulunduğunu” düşünen bir kesim de vardır. Şu an, Ergenekon ekseninde tartışılan şey, ordunun itibarı değildir. Şu an tartışılan, hukukun dışına çıkmış ve bir ucu askere ulaşan bir yapılanışın ortaya çıkarılması ve sistem üzerindeki etkinliğinin izalesidir. TSK adına, böyle bir illegal yapılanışa sahip çıkmak mümkün değildir. Asıl o, TSK’yı büyük bir yük altında bırakır. Bu bilinçle olmalıdır ki bu güne kadar TSK adına, Ergenekon soruşturmasını gölgeleyecek en küçük bir tavır sergilenmemiştir.

Ama medyada, siyaset dünyasında bir grup var, sanki Ergenekon’un ucu kendilerine dokunacakmış gibi bir tedirginlik sergiliyorlar. Ve onlar, Ergenekon soruşturmasına karşı çıkarken bunu, Ordu üzerinden yapmaya, daha ötede Orduda bir tepki üretmeye çalışıyorlar. Oysa, orduya yapılacak en büyük kötülük budur. Milliyet gazetesi, birkaç gündür, Tolga Şardan ve Gökçer Tahincioğlu imzasıyla bir “Ergenekon Analizi” yapıyor.

22 Temmuz tarihli bölümde emekli binbaşı Fikret Emek’in annesinin Eskişehir’deki evinde bulunanların listesini veriyor. 11 kilo E-3 tipi plastik patlayıcı bunlardan biri. Diğerlerinin dökümü de şöyle: “Emek’in annesinin evinde yapılan aramada elde edilen silah ve mühimmatın listesi şöyle:

11 kilogram C-3 tipi plastik patlayıcı, 1 adet Kanas tipi dürbünlü tüfek, 1 adet Kalaşnikof otomatik tüfek, 1 adet av tüfeği, M-16 mermileri, 10 adet MKE yapımı savunma ve taarruz tipi el bombası, 2 adet MKE yapımı olmayan el bombası, gaz bombası, sis bombaları, 210’ar gramlık 12 TNT düzeneği, 6 adet yarımşar kiloluk TNT kalıbı, 1 adet 1.5 kilogramlık TNT kalıbı, 1 kilogramlık tahrip kalıbı, naylon torbada ateşleme mühimmatı, 1 adet patlayıcılı imha kiti, normal tipte kapsül, infilak kapsülleri, patlayıcı düzenekleri hazırlamada kullanılan saniyeli fitiller ile infilak (patlamalı) fitilleri.” (Milliyet, 22 Temmuz 2008)

Bu bölümde Milliyet’in iki araştırmacısı, Fikret Emek’in, Ergenekon ağındaki ilişiklerini de yazıyor. Şimdi ne yapmalı bu bilgiyi? Gazetelerin tamamı, Dink cinayetinde cinayet ihbarını önemsemediği için ifadesine başvurulan Albay Öz’ün “hatırlamıyorum” sözlerini şaşkınlıkla karşılamış. Ne yapmalı bunu? İçinde emekli veya muvazzaf bir subay geçiyor diye, orduya saldırı gibi mi algılamalı?

Bence sonuna kadar “Temizlikçi” olmalı... Güçlü bir ordu, Türkiye’nin güvenliğini önemseyen herkesin ortak dileğidir. Orduyu, siyaseti kontrolün aracı haline getirmek ise ona yapılacak en büyük kötülüktür. Halkla, siyaset arenasında buluşmayı beceremeyenler, ordu üzerinden ülkeyi kontrol hesabı yapıyorlarsa, buna karşı orduyu korumak da, sivil-asker herkesin ortak görevi olmalıdır.

Yasal zemini olan MGK’yı kullanması hepimizin hayrına! Son söz: Orduya saldırıya da hayır, onu “saldırı var” diye kışkırtmaya da hayır!

atasgetiren@bugun.com.tr

Yorumlar7

  • mehmet kılıçoğlu 17 yıl önce Şikayet Et
    Maskeniz düştü gercekler görüldü.. Ne yapsınlar Ahmet bey her türlü dalevereyi denediler tutmadı.Bu milletin kutsalı peygamber ocagı askeriyeye saldırarak halk ile askerin arasını açıp nemalanmak istiyorlar.Ne komutanlarımız ne bu halk buna izin vermez.Artık halk gözünü açtı onların dolmuşuna binmez.O halk adına halktan kopuk masa başı yazdıkları sanaryoya da ançak kendileri inanıyorlar.Bu oyunda tutmaz.Reytinğ yapmayınca bir iki yazı sonra vizyondan kalkar.Hergün traj kaybediyorlar.Yakındır asma kilidi takmaları.
    Cevapla
  • Şevket Yıldız 17 yıl önce Şikayet Et
    Aradaki çizgi çok ince,bu ikiside ne yazıkki,bugün yapılıyor.Ordunun gerçek düşmanları bizim dostça. yaptığımız uyarılara bakarak sevinmesinler.Kasap sevdiği deriyi döğer.Bir kuruma yada kişiye en çok zararı yalakalar verir,bizse dost olduğumuz için acı konuşuyoruz.Askerliğini yapanlar çok iyi bilirki,subayların içinde hatırı için ölüme gidileceklerde vardır,muhtemel bir savaşta ilk vurulması gerekenlerde.Tsk'nın içindeki çürükleri kınayalım derken genelleme yaparak kurumada zarar verilmemeli.Orduda böyle yapıcı eleştirilere açık olmalı.
    Cevapla
  • engin temiz 17 yıl önce Şikayet Et
    ordumuz canımızdır ama.... ergenokon gibi devlet hükümet millet düşmanı gizli örgütler kangren olan uzvumuzdur.Bunu ii ayırt etmek gerekir. Ordu ergenokon değildir ki ergenokoncuların cezalandırlmasına destek vermiştir. ORDU= MİLLETTİR ordumuzu bizler oluşturuyoruz.Aynı şekilde mecliste de millet vardır yine hükümette millettir.Milletini seven her insan ordusunu sever,korur Ama ordu üzerinden saltanatlar elde etmek isteyenlern milletle işi yoktur,onların amacı hortumdur! Orduyu korumak HÜRRİYETe mi kaldı?!Gölge etmesnler yeter
    Cevapla
  • ALİ ÇAIL 17 yıl önce Şikayet Et
    tsk!ya düşmanlık!. Ya anlamak mümkün değil insan kendi evladına düşman olurmu?İhtiyaçları,silah ve insan gücü halk tarafından karşılanan ve yurt savunması ve emniyetimiz için varolması gereken ordumuz,doğru veya yanlış aynı halkın iradesine ambargo koymaya başlarsa suç kimin?Bırakında herkes işini yapsın,ve inşallah bu darbeci pislikler temizlenirde ordumuz hak ettiği saygınlığına kavuşur...
    Cevapla
  • ali OLGUN 17 yıl önce Şikayet Et
    arıtma. ergenekon operasyonu, milletimizin evladları.silahlı kuvvetlerini sefil niyyetli sefih kimselerden temizleme ve ordumuzu halkımızın kalbindeki saygın kurum konumuna getirme görevidir.bunu akleden temizellerin cesur savcısına allah güç versin.askerimizi istismar edip,mevkiilerini haşin hırslarına mahküm eden darbeci saddamlara allah fırsat vefrmesin.baykalın avkatlığı,demokrasi düşmanı oluşndandır.çünkü kendi partisi içinde dahi demokrat oalamıyanlar ancak darbelere umut bağlayabilir.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat