Oyların bölünmesi
- GİRİŞ29.01.2009 08:56
- GÜNCELLEME29.01.2009 08:56
Kimi yerde AK Parti - MHP bölünmesinden, kimi yerde AK Parti - Saadet bölünmesinden, kimi yerde AK Parti - Büyük Birlik bölünmesinden dolayı, CHP adaylarının seçimi göğüsleyebileceği değerlendirmeleri yapılıyor. Bu, şu anda muhafazakar çevrelerin endişe kaynağı.
Bu endişeyi seslendirenler, öyle anlaşılıyor ki, adı geçen partilerden herhangi birisinin seçimi kazanmasından çok tedirgin değil, ama aradan CHP'nin çıkması, tedirginliğe yol açıyor. Buna benzer bir tedirginliğin, CHP'nin zihniyet dünyasında yaşandığı da bir vakıa. "Oylar bölünürse dinciler gelir!" söylemi...
"Oylar bölünürse..." temasını en çok daha favori olan partinin işleyeceği muhakkak. Bu da muhafazakar camia için AK Parti anlamına geliyor. "Bir bölen" temaları, "CHP'ye seçimi kazandırma" suçlamaları vs. çok kullanılır. Doğrusu ben, oyların bölünmesinin CHP'ye yaraması endişesini paylaşmama, böyle bir riskin önemli olduğunu düşünmeme rağmen, böyle bir söylem içinde yer almak istemem. Bu, şu veya bu partinin çalışmalarına olumsuz etki ihtimalini getiriyor.
Bir de, hizmet kapasitesi ve kişilik değerleri itibariyle benimsenmeyen bir insanın oylar bölünmesin mantığı ile desteklenmesi mecburiyetini kabul etmek mümkün değil. Ancak, hizmet kapasitesi ve kişilik değerleri ile muhafazakar camiada her partiden aday olması mümkün olan bir insanın sırf parti asabiyeti sebebiyle desteklenmemesi ve oylar bölündüğü için, hiç istenmeyen bir adayın aradan fırlaması da kabul edilebilir değil. O zaman insanlarımızın sağduyusu büyük önem kazanıyor.
Şu sıralar bana, özellikle BBP camiasından mailler geliyor. "Hani, deniyor o maillerde, sizin üçlü bir oy kullanma formülünüz vardı. Üç oydan birini şuna, birini buna, birini ötekine vermek gibi...
Şimdi de okuyucularınıza hatırlatsanıza o formülü?" Bu formül, mahalli seçimlerde partiler için üç oy kullanılabiliyor olmasından kaynaklanıyor. -Sembol değeri taşıyan büyük şehirlerin belediye başkanlıkları.
-Şehirlerin ve ilçelerin belediye başkanlıkları. -İl genel meclislerinin üyelikleri. Partilerin il genel meclisinde aldıkları oylar, gerçek oy tabanlarını ifade ediyor. Çünkü il genel meclislerine çok sayıda üye seçiliyor ve bu seçim, partilerin aydıkları oy oranına göre belirleniyor.
Onun için, herhangi bir insan, il genel meclisi seçiminde, kendisini tam temsil ettiğine inandığı partiye oyunu verebilir. Böylece, nihai anlamda partinin Türkiye'deki gerçek ağırlığı ortaya çıkar. Diyelim Numan Kurtulmuş' un genel başkan olmasıyla Saadet'te meydana gelen coşkunun vatandaş oyuna yansımasını öğrenmek önemlidir. Bunun için, dileyen, bölünme korkusu yaşamadan Saadet'i hiç olmazsa il genel meclisinde işaretleyebilmelidir. Benzeri durum, BBP veya diğer partiler için de söz konusudur. Büyük şehirler, özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır, özel önem kazanmış bulunuyor.
AK Parti açısından İstanbul ve Ankara'yı "kaptırmamak", İzmir'i ve Diyarbakır'ı ise "almak" önemliyken, CHP için İstanbul ve Ankara'yı almak, İzmir'i kaptırmamak hayat - memat meselesi haline gelmiş bulunuyor. Aynı şekilde Diyarbakır'ı "vermemek" de DTP için hayat - memat meselesi durumundadır. Burada herkesin, kendi eğilimine uygun partiler arasında bir "oyların bölünmesi" değerlendirmesi yapacağı kesin gibi gözüküyor.
Muhafazakar camia için (Buna yukarda ismini saydığım tüm partilerin tabanları dahildir) İstanbul'u, Ankara'yı "kaybetme riski" önemliyken, CHP, bu iki ili almayı, "büyük zafer" olarak kutlayacaktır. Diyarbakır'ı almak da, AK Parti için Doğu - Güneydoğu ile ilgili politikalarda önemli bir onay niteliği taşıyacaktır.
DTP'nin yaşayacağı hüsran da tam bununla ilgilidir. Özellikle bu şekildeki sembol şehirlerde, tabii diğer şehir ve büyük ilçe belediyeleri dahil, yine altını çiziyorum, kişilik değerleri ve hizmet kapasitesine güvenmek şartıyla, kazanma şansı en yüksek olan adaya odaklanmak...
Oy'un birini kullanırken böyle bir değerlendirme yapmak... Diğer şehirler ve ilçeler için de böyle bir değerlendirme yapılabilir, ama o konuda, herkesin kendi gönlündeki siyasi eğilimi sergilemesi yönünde daha esnek bir tutum da benimsenebilir. Burada kişilik değerleri ve hizmet kapasitesi itibariyle çok olumlu özellikler taşıyan bir kişiyi, diyelim CHP'li olsun, kategorik olarak dışlamadığımı da belirtmek isterim. Sonuçta hizmet önemli.
Dürüstlük önemli. Ben, halkımızın siyasi basiretini çok önemsiyorum. İktidarı desteklemek de, muhalefeti güçlendirmek de hepsi bir "halk mesajı" taşıyacak. Ve siyaset yapanlar o mesajın her şeklini önemsemek zorunda.
AHMET TAŞGETİREN - BUGÜN
Yorumlar84
-
sedat demir
16 yıl önce
Şikayet Et
hepsini alın. Alın İzmir'ide alın Diyarbakır'ıda alın Mersin,Samsun...81 vilayet bilmem kaç ilçe hepsini alın alın alın.Siz en iyisiniz !!!!!!!!!!
Beğen
Cevapla
-
hakan yazıcı
16 yıl önce
Şikayet Et
Nasıl oylar bölünmesin?. AKP oyların bölünmesini istemiyorsa formül basit. İstanbulda AKP den sonra ikinci sağ parti Saadet Partisi. Saadet İstanbulda AKP ye karşı aday çıkarmasın. AKP de aynı şekilde nüfusa orantılı olarak iki veya üç ilde SAADET in karşısına aday çıkarmasın. Adanada aynı şeyi MHP ile yapsın. Neden böyle adil bir fdormül üzerinde durmuyorsunuz? Çünkü işinize gelmiyor. Siz istiyorsunuz ki bütün partiler AKP endeksli siyaset yapsın. Kusura bakmayın ama kimse salak değil.
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
antigıcık
16 yıl önce
Şikayet Et
Oylar MHP ye. Yaw kardeşim tartışmaya gerek yok. Muhafazakarlar verin oyları MHP ye Bahçeli kazansın. Sonra gidip Baykal abisinin eline yapışsın
"Abi ben bu başbakanlığı beceremem bak kazandım gel bi hayır etde başbakan sen oluver" desin
Evet arkadaşlar tarihte olmuş bir şey boşuna yırtınmayın
Beğen
Cevapla
-
KARADAVUT 61
16 yıl önce
Şikayet Et
OYLAR NEDEN BÖLÜNSÜN Kİ?. Biz SAADET partisine oy vereceğiz,sandıktan çıkan adımıza kaç oy varsa ona göre de belediye çıkarırız veya çıkaramayız,başka partiler bizi pek de ilgilendirmiyor,sora bizim ikinci partimiz de yok her zaman da kazandığımıza ve doğru yaptığımıza inanırız ve de öyledir,anlamak mümkün değil hele hele bazı müzmin hastaların 2.5 sunuz bittiniz deyip de sorada oyları bölmeyin demeleri yokmu,çok komiğime gidiyor,korkunuzu anlıyorum da ,korkunuzun nedenini sizin açıklamanızı istiyorum,tabii yüreğiniz yetiyorsa.
Beğen
Cevapla
-
sadreddin akaydın
16 yıl önce
Şikayet Et
okuyun-karar sizin. maliye bakanının bir sözünü hükümete hatırlatmakta fayda var;
işleri iyi gitmediği için vergisini ödeyemeyen esnafın durumu kendisine sorulduğunda; efendim vergisini veremiyorsa işyerini kapatsın o zaman...
evet bu sözler bizim hükümetimizin maliye bakanı'na ait.
şimdi demezler mi adama? ben işyerimi kapatırsam çocuklarıma sen mi bakacaksın? ama adamın umurunda bile değil.
sırf bu sözden dolayı da olsa ben oyumu B.Ö.L.E.C.E.Ğ.İ.M.
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle