Ceza karşısında Doğan Grubu
- GİRİŞ21.02.2009 10:03
- GÜNCELLEME21.02.2009 10:03
Günün konusu Doğan Yayın Holding'e verilen rekor vergi cezası. Miktar büyük: 826 milyon TL.
Suçlama vergi kaçakçılığı.
İşin ucunda hapis cezası bile var.
Şu an konu yargıda. Son sözü yargı söyleyecek.
Konu yargıya intikal ettiğine göre, kararın yargının tarafsız hakemliğine bırakıldığını ve herkesin sonucu sabırla beklediğini düşünenler tabii ki yanılıyor.
Ortada medya gibi bir taraf varsa, hele bu medya grubu, kendini dev aynasında görmekteyse, işin, yargının tarafsızlığına bırakılması pek söz konusu olmuyor.
Ve ortaya, tipik bir, "medyanın kötüye kullanılması" sorunu çıkıyor.
Yargıya intikal etmiş bir vergi kaçakçılığı meselesi karşısında medya nasıl tavır takınır?
Bu, söz konusu olayın, medya grubunun ilişki içinde bulunduğu iş alanlarına, rakip olma olmama durumuna ve bizzat kendisini alakadar edip etmemesine göre değişir.
Cezaya maruz kalan rakipse, rakip o ceza ile daha da yıpratılır. (Burada medyanın rakibe karşı kötüye kullanımı söz konusudur)
Rekabet söz konusu değilse, haber ortadan verilir. (Medyanın nispeten tarafsız kalabildiği tek durumdur)
Ceza kendi grubuna yönelmişse, cepheden karşı çıkılır. (Burada da medyanın, ceza keseni korkutmaya yönelik kötüye kullanımı söz konusu olur.)
Doğan Grubu'nu çoğu zaman, medyayı, rakip medya ve iş ilişkisi içindeki patronlara karşı yönlendirilmiş haberler yayınlarken görmüşüzdür.
Son kavga, üçüncü duruma örnek teşkil ediyor.
Ceza Doğan Grubu'na ve isyan ondan beklendiği gibi...
Ortada bir vergi cezası var.
Bunu iki türlü sunmak mümkün:
1- Vergi kaçakçılığı yapmışsınız, büyük bir suç işlemişsiniz.
2- Düşmanlarınız sizi çökertmek için suç ve ceza üretmişler.
Birincisi sizin günah dosyanızın ifadesidir, ikincisi, sizin masumiyetiniz, düşmanlarınızın komplosunun ifadesidir.
Bu hadiseyi bir siyasetçi için düşünseniz, siyasetçinin ölümü veya dirimi gibi bir olay söz konusu olacaktır.
-Yolsuzluk yaptınız.
-Yolsuzluk komplosu ile çökertilmek istendiniz.
İki uç.
Hangisinin doğru olduğu nasıl ortaya çıkacak?
Yargı yoluyla...
İşi yargıya bırakmışsanız.
Ama, bir yandan işi yargıya bırakıp, öbür yandan yargısız infaz yapmışsanız iş değişiyor.
Ya da, iş bir yandan yargıya intikal etmişken, siz, elinizdeki medya gücüyle, farklı bir kamuoyu oluşturmayı başarmışsanız...
Ya da, iş yargıya intikal etmiş ama, siz elinizdeki medya gücüyle yargıyı daha peşinen boğmaya yönelmişseniz...
Durum değişir...
Şu anda Doğan Yayın Grubu ne yapıyor?
Yargıya intikal etmiş bir meselede, kendi zaviyesinden esip gürlüyor.
Hürriyet, Milliyet, Radikal, Vatan.... Yazılı medya...
Star TV ve Kanal D... Görüntülü medya...
Dün saymaktan yoruldum, bir iki sütun dışında yazılı medyadaki tüm sütunlar, manşetler, spotlar... Doğan'ın görüntülü medyasındaki tüm haber bültenleri iktidara karşı açılmış savaşa tahsis edilmişti. Enkırmenler bütün jest ve mimiklerini harekete geçirerek veryansın etmekteydi.
-İktidar Doğan Grubu'nu susturmak istemektedir!!! Ceza bunun yansımasıdır!!!
Haberciliğin canına okunmuştu.
Yargı bağımsızlığı - tarafsızlığı, medya boğmacasına hedef olmuştu.
İktidara karşı iş camiasından ortak cephe harekâtı başlatılmıştı. Siyaset camiasından Baykal da, cephede yerini almıştı.
AKP veya CHP'li bir siyasetçiye yönelik "yolsuzluk" iddiası karşısında kılıca dönen kalemler, "Patron"a yönelik vergi kaçakçılığı iddiası karşısında "demokrasi ve muhalefetin susturulması" söylemine sarılmıştı.
Yapılan bazen "yargısız infaz" ise, bazen de "yargısız kurtarma" olmaktaydı.
Doğan'ın medya gücünü gözardı etmemek lazım.
"Susturulmaya isyan" söylemiyle savaşçı olarak devreye soktuğu köşe yazarı sayısı az değil.
Bu durumda "vergi kaçakçılığı" suçlamasının yargıdaki sonucu ne olur, sorusu, maalesef sorulmak durumunda.
Doğancılar, bu medya bombardımanı ile sonuç alabileceklerini düşünmeseler herhalde manşetleri bu kadar seferber etmez, köşeleri yargıya baskı aracı haline getirmezler.
Sanıyorum, "Yalakalık" kavramının kapsama alanını, bu vesile ile yeniden belirleme zamanındayız.
Ahmet Taşgetiren - Bugün
atasgetiren@bugun.com.tr
Yorumlar22
-
Ali Haydar
16 yıl önce
Şikayet Et
Kaçakçılık. Bir esnaf arkadaşıma bir zamanlar tek kangal sucuğun kdv si %18 yerine %8 den kesildiği için diğerine de bir kasa içinde bulunan malın her parçasından ayrı ayrı vergi kaçakçılığı cezası uygulandı.Bu suçların cezası onların yıllarca belinin kırılması için yetti.Doğan için kesilen kaçakçılık cezası kendi boyuna göre kıyaslansın.Bu cezalar aslında çok orantısız.Verilen cezaların yeniden düzenlenmesi şart.
Beğen
Cevapla
-
erdogan gül
16 yıl önce
Şikayet Et
AKP ihtidarinda. Devletin bütün görevlileri baski altinda kalmiyor. Devletin hakkini savunmak oradaki her memurun en insancil görevidir. Önceleri ekmeklerinden olacaklari icin buna gözyummak zorunda kaliyordular ama simdi AKP ihtidarinda kendilerine haksizlik yapilmayacagini gördükleri icin yapmalari gerekeni yapiyorlar vesselam.
Beğen
Cevapla
-
erdogan gül
16 yıl önce
Şikayet Et
Su vergi olayini iyi anlamak lazim. Vergi Halk tarafindan ödenen bir sey bunu alanlar devlete vermeli.
Dogan bey vermemis Babasida vermezdi. Devlette bunu verdiyor hepsi o.
Beğen
Cevapla
-
simsarex
16 yıl önce
Şikayet Et
ama sizce de bir sorun yok mu?. kardeşim güzel yorum yazıyorsunuz doğan grubu şöyle böyle ama birde madalyonun diğer yüzü var adamlar diyor ki eğer biz vergi kaçırmışsak cezamızı çekeriz ama yok ortada bir uzman hatası varsa biz bunu kendimize yaptırtmayız ki kaçakçılığın tespit edildiği tarihte vergi rekortmeni kim?
Beğen
Cevapla
-
mehmet cevik
16 yıl önce
Şikayet Et
doğan medya. doğan grubu kimse kendilerine dokunamayacağını ve bunun için her şey onlar için mubah sayılıyordu.neden mı? eski başbakanları kapıda pijamayla karşılardı.onun için bu kadar mal nasıl elde edilmiştır.gelen hükümetleri kendi medya grubuyla hizaya çekerlerdi.gerisini hepimizbiliyoruz.
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle