Bebek kutuları
- GİRİŞ29.04.2010 07:17
- GÜNCELLEME29.04.2010 07:17
Habere göre, hadisenin gelişme seyri şöyleydi:
Hastanelerin çöp konteynerlerine atılmış ya da bahçelere gömülmüş bebek cesetleri bulunuyordu. Klozetlerde ceninler bulunmuştu.
Hastane yetkilileri, sosyal yardım kuruluşları ile de anlaşarak, gayrimeşru ilişki sonucu doğan ve doğuran kadının süratle kurtulmak istediği bebekleri, çöp kutusuna atmamaları için çare aradılar. "Bebek kutuları" formülü buradan doğdu. Şimdi "kendisinden kurtulunmak istenen bebek"ler çöp konteyneri yerine bebek kutularına konuyor ve oradan alınıp, bir sosyal yardım kuruluşuna yerleştiriliyor.
Hollanda, gençlerin uyuşturucu kullanımına mani olamadığı için, esrar satışına serbestlik getirmişti.
On yıl kadar önce şöyle bir haber daha okumuştum:
Habere göre, Zürih'te uyuşturucu bağımlılarının devamlı takıldıkları bir park vardı. "Sosyal devlet" her akşam oraya, ambulanslar eşliğinde içine uyuşturucu doldurulmuş enjektörleri gönderiyor, sabah da aynı ambulans, gece komaya giren veya ölenleri toplamak üzere geliyordu.
Bundan 20 küsur yıl önce de şöyle bir hadise yaşanmıştı:
Alman Stern dergisi kapaktan 13 yaşında bir kız çocuğunun anne olduğu haberini veriyordu. "Çocuk anne" olgusu, belki ilk defa Batı kamuoyuna yansımaktaydı. Dergi bunu bir alarm tarzında sunmuştu.
Şimdilerde tüm bunlara alışıldı.
Batı toplumu, önleyemediği sosyal çözülüşlere "sosyal devlet"in pansuman tedavileriyle mukavemet etmeye çalışıyor.
Ne kadar başarıyor?
Batı toplumu bugün, cinsel metalaşma, uyuşturucu, alkol vs. ile ailenin tükendiği, yaşlanma probleminin gelip kapıyı çaldığı, ekonomi çarklarının dönmekte zorlandığı ve genç nüfus ithalini geleceğin en önemli problemi gören bir noktaya geldi.
Bizde olay, Siirt veya Pervari olayı değil.
Evet, Siirt'e-Pervari'ye ulaşan çözülmeler var.
Yazının devamına bu linkten ulaşabilirsiniz
Ahmet TAŞGETİREN / Bugün
Yorumlar1