Uçuk bir öneri daha...
- GİRİŞ12.09.2010 09:31
- GÜNCELLEME12.09.2010 09:31
Benim, uçuk önerilerim olur zaman zaman.
Bir ara, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı Diyarbakır Ulu Camii'nde bir bayram namazı kılsalar, sonra cami bahçesinde insanlarla bayramlaşsalar, sonra gidip bir mezrada bir eve misafir olsalar, diye yazmıştım. Sezer'in Cumhurbaşkanlığı zamanıydı, kimse duymadı.
Olsun, benim içimde bu "uçuk teklif" Türkiye'nin kardeşlik ve barış hamlesi için bir sembol gibi durdu. Bir gün, bölgenin siyasetçileri, aydınları, din adamları da dahil, bir bayram namazında birlikte safa duracaklar ve cami avlusunda muhteşem bir kucaklaşma gerçekleşecek.
İşte böyle bir öneriyi daha dile getirmek istiyorum bugün.
Bugün, evet'ler-hayır'lar belli olacak.
Ama sanıyorum, evet'lerden hayır'lardan öte bir uzlaşma alanı oluştu süreci içinde.
"Başörtüsüne özgürlük" konusunda bir uzlaşma.
Bu çerçevede Başbakan Erdoğan, bana göre, tüm referandum tartışmalarını aşan bir söz söyledi:
- Kılıçdaroğlu, başörtüsüne özgürlük yolunda bir adım atsın, ben onun yollarına gül döşeyeyim. Bu konuda ana muhalefet liderinin arkasından gelmeye hazırım.
Çok açık ki, bu sözler, siyaset ortamının çok ötesinden gelen sözler. Ne evet'e çağrı, ne hayır'a eleştiri niteliğinde olan sözler bunlar.
Zaten "Getirisi ona ait olsun", diyor Başbakan ki bunlar da, siyasi hesaptan öte mahiyet taşıyor.
Başbakan "13 Eylül'den tezi yok" diye devam ediyor.
Ben bunların çok samimi sözler olduğunu, aslında Başbakan'ın Kılıçdaroğlu'nun böyle bir adımı atabileceğine inandığını içeren sözler olduğunu düşünüyorum.
Sorun çözülsün de nasıl ve kimin katkısı ile çözülürse çözülsün, yaklaşımıdır bu.
"Peki uçuk teklif ne" diye soracak olursanız onu da söyleyeyim:
Yorumlar2