Karargâhta neler oluyor?
- GİRİŞ23.01.2010 08:13
- GÜNCELLEME23.01.2010 08:13
Macun tüpten çıktı; büyü bozuldu, ışıklar yandı.
Ordu artık en güvendiğimiz kurum değil; karizmaya kötü çizik alıyor. "Kurumu savunalım" diye çürük elmaların üstüne kamuflaj brandası çektiler. Ne var ki çürük elmalar, brandanın altında rahat durmuyor, kanal kanal dolaşıp, "Bakın, ne kadar sakinim; özgüvenim tam; bunlar iftira" diye gevrek tebessümler dağıtıyor.
Genelkurmay karargâhı, kimbilir nasıl bir telâşla üstüste pot kırıp duruyor. En sonuncusunu ele alalım: Bağımsız yargının, tamamen kanuni usullerle yaptığı inceleme bahane edilerek, "Devlet sırrı niteliğindeki planlarla ilgili olarak güvenlik prensibi ihlâl olmuştur; biz bunları iptâl ve imha ettik, yenisini yapacağız" denilebilir mi? TSK, yeminli hâkime güvenmediğini söylüyor; peki, biz size nasıl güvenelim o halde? O önemli olduğu ileri sürülen plânları gören, bilen askerî personelin, bir hâkimden daha güvenilir olduğunu nasıl izah edeceksiniz bize?
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Yorumlar1