Birand'ın fiskesi!..
- GİRİŞ30.05.2011 07:26
- GÜNCELLEME30.05.2011 07:26
Birand, nazik bir dil kullanarak "öbür medya" veya "iktidarı destekleyen medya"yı ikaz ediyor, vaktiyle bizim kapıldığımız yanlışlara düşmemelisiniz diyor: "Aynı linçler, aynı ön yargılar ve abartılı manşetler. Daha çok ideolojik bir gazetecilik yaklaşımının örnekleri sergileniyor" tesbitini doğrulayan örnekler var. "CHP'li medya"dan bugüne kadar çok şikâyet ettik ve ediyoruz; bu kavramın panzehiri elbette Birand'ın nezaketen telaffuz etmediği yandaş veya AK Partili yayın organları değildir. İki yanlış bir doğru etmez. "Türkiye'nin ciddi ve büyük meseleleri vardır fakat bir de medya meselesi vardır" cümlesini çok tekrar ettim; bu meselenin bir parçası haline gelmek yerine, dünyanın her yerinde baş üstünde tutulan gazetecilik meslek prensiplerine riayet kâfi. CHP'yi, MHP'yi, AK Parti'yi desteklemek ne ayıp ne günah; desteğin kabul edilebilir sınırları ve üslubu var. O sınırlara riayet etmek yetişir.
Birand'ın eleştirisini hak eden yayın organları ve yayın politikaları yokmuş gibi davranmak doğru değil; var!
Birand'ın diğer endişesi 12 Haziran'dan sonra Başbakan'ın güçlenmiş bir AK Parti iktidarı ile, basından tek bir çatlak sese dahi tahammül etmeyeceği varsayımıdır; "Bu kaçınılmazdır" diyor. Bu varsayıma iştirak etmiyor, "Vehhâm" buluyorum. Doğrudur, güç insanı bozar, lüzumundan fazla iktidar sahibi olmak bünyeyi kokuşturur. Varsayıma itirazım, Başbakan'ın ve partisinin muhtemel bir seçim zaferine rağmen bütün iktidarı kontrol edemeyeceğidir ve doğru-dürüst demokrasilerde böyle olması gerekir. Yüzde 45 civarında bir destekle kazanılacak seçimden çıkarılması gereken en akıllıca yorum, yüzde 55 civarındaki seçmenin muhalefetidir ki bu, inanmış seçmen davranışlarına ve tasvibine dayalı köklü, güçlü bir muhalefettir. Başbakan 27 Temmuz 2007 gecesinde yaptığı meşhur "Balkon konuşması"nda bu realitenin farkında olduğunu söylemiş, kendisine destek vermeyenlerin de başbakanı olacağını vaad etmişti. Kaldı ki yüzde 55'lik demokratik muhalefete, vesayetçi yapının mazgallarını hâlâ terk etmemekte direnen bürokratik muhalefeti de tabiatiyle ilave etmek gerekir.
Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
(Ahmet Turan Alkan - Zaman )
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol