İran’da sular durulmadı

.

  • GİRİŞ30.09.2022 08:19
  • GÜNCELLEME30.09.2022 08:19

Adı, Batı medyasında Mahsa Amini diye yazıldığı için Türkiye’deki medya organlarının da olayların başlangıcında böyle yazdığı Farsçadaki yazılışı Mehsa Emini, yaşadığı İran Kürdistanı bölgesinde bilinen adı ise Jina Emini olan 22 yaşındaki bir genç kızın Tahran ziyareti esnasında başörtüsünü düzgün takmadığı ve örtünme konusundaki kurallara riayet etmediği gerekçesiyle gözaltına alınmasından kısa bir süre sonra sağlık durumunun kötüleşmesi, hastaneye kaldırılmasından bir süre sonra da hayatını kaybetmesi sebebiyle başlatılan kitlesel eylemler ve gösteriler devam ediyor. 

Bundan 21 yıl önce Tahran ziyaretim esnasında Türk Hava Yolları’nın Tahran bürosunu da biletle ilgili bazı işlemler için ziyaret etmiştim. O sıralarda Türkiye’de de Bülent Ecevit’in başbakan olduğu bir hükümet iş başındaydı ve başörtüsü yasağı çok katı bir şekilde uygulanıyordu. THY’nin Tahran bürosunda çalışan ve yasa gereği başını yarıya kadar örten bir bayan başörtüsü kullanmak zorunda kalmasıyla ilgili değerlendirme yaparken: “Türkiye’de nasıl zorla insanların başlarını açtırıyorlarsa burada da aynı şekilde zorla örttürüyorlar. Ben her ikisini de aşırı buluyorum” demişti. Bu söz karşısında: “Burada böyle bir uygulamayla karşı karşıya kalanlar Türkiye’deki başörtüsü yasağının nereye oturtulabileceğini daha iyi anlayabiliyorlar” diye düşünmüştüm. Bu konuda herkes kendine göre değerlendirme yapabilir. Ama ben şunu söylüyorum: Türkiye’de başörtüsü yasağını uygulayan ve savunanların İran’daki baş örtme zorunluluğuna bir şey söyleme hakları olamaz. Üstelik başörtüsü çoğunlukla inanç gereği örtülürken başı açmanın sebebi kişisel arzu ve istektir.

Bu konuda konuşma hakkına sahip olanlar yine inanç özgürlüğünü ve insan onurunu savunma cesareti gösterebilenlerdir. 

O zaman Tahran’dan döndükten sonra haftalık Cuma dergisine yazdığım yazıda şu ifadelere yer vermiştim: 

“Dini hayatı benimseme işi bir gönül ve bilinç işidir. Bu konuda belli yasaklar ve zorunlu uygulamalar konsa da irşad faaliyetleri eksik kalırsa toplumda istenen sonuç elde edilemez. İşte İran’da devletin gücünden istifade edilmesine rağmen irşad faaliyetlerinin eksik kaldığı hissediliyor. Bir şeyin kabul ettirilmesi ve yaptırım uygulanması için devletin gücünden istifade edilmesi ise çoğu zaman ters tepkiye sebep olabiliyor.”

İran’daki son olayların sadece, örtünmeyle ilgili yasanın uygulanması konusundaki baskıdan değil aynı zamanda toplumun karşı karşıya olduğu çeşitli sıkıntılardan kaynaklandığını sanıyoruz. Yani kalabalıkların sokaklara ve meydanlara çıkıp gösteriler yapması, yıllardan beri biriken tepkinin artık sokaklara ve meydanlara taşmasıdır. 

Bu olayı yorumlarken, perdenin arkasında birtakım görünmeyen eller olduğunun ve birilerinin İran’ı rahat bırakmamak için bir şeyleri kaşıdığını söylemek meseleyi izah etmeye yetmez. İçerideki sebeplerin de görülmesi ve ona göre bir çözüm üretilmesi gerekir. 

Tabii bu olaylarla birlikte, “Bu kalkışma İran’daki rejimin çökmesine sebep olur mu?” sorusu akla gelmeye başladı. Bu soru bazılarını endişelendirirken bazılarını da iştahlandırıyor. Dolayısıyla birçokları arzu ve isteklerine göre konuşarak, reel boyutu ele almaktan ziyade temenniyi öne çıkaran tahminlerde bulunabiliyorlar. Biz, bu olaylarla İran’daki rejimin hemen çökeceğini sanmıyoruz. Bunun muhtelif sebepleri var. Bunların ayrıntılarına girmek için sözü biraz uzatmak gerekir. 

Fakat son olayların İran’ı bir hayli sıkıntıya soktuğu ve yıprattığı da bir gerçektir. Her şeyden önce İran nükleer teknolojiyle ilgili 2015 anlaşmasına geri dönmek için bir hayli ümitlenirken bu olayların patlak vermesi, bu konudaki ilerleyişinin önünü kesti ve İran’ın belini büken ambargonun kalkmasını sağlayacak bir uzlaşmaya varılmasını daha da zorlaştırdı. 

Olaylar, İran’ın kendi içinde yaşadığı bazı toplumsal sıkıntıların ve yönetime karşı kitlesel tabanda birikmiş tepkinin bir kez daha dışa vurmasına ve bu da siyasi mekanizmanın itibarının ciddi şekilde zedelenmesine neden oldu.

YENİ AKİT

Yorumlar2

  • basiret 1 ay önce Şikayet Et
    hadi ordan ,ıranı patagonyamı zannettin
    Cevapla
  • Sorgu 1 ay önce Şikayet Et
    Ölüm işi masal, Ölen bayan yabancı bir istihbarat misyonu olduğ için sorgulamada öldürmüş olabilirler, değilse başını niye örtmedin? İn cevabı İran yasalarına göre öldürmek değil, değilse günde bin kişi öldürmeleri lazım, ayrıca bu bayanın öldüğüğünden dünyanın nasıl haberi oldu da eylemler başladı? Çünkü onu meydana sürenler, fedai olarak kullanmış olabilirler.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat