Kara mizah

  • GİRİŞ27.11.2019 11:51
  • GÜNCELLEME27.11.2019 11:51

Bir CHP’linin ortaya attığı yalan haber, yalan haberi onaylayan yalancı, pişkin, yüzü hiç kızarmayan, ar damarı çatlamış bir genel başkan, haberi yazan ve yayınlayan yandaş medya, bütün bu kara yalana inanan bir taraftar grubu ve ilginci suçlanan yine Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Son bir haftadır Kılıçdaroğlu ve avanesinin kurgulayıp vizyona soktuğu bir kara mizahla milletin gündemi işgal ediliyor. Çamur attıkları, kara çaldıkları zat milletin önüne Cumhurbaşkanı adayı olarak takdim edilen bir CHP’li.

Kılıçdaroğlu kendisine rakip olarak gördüğü İnce’yi külliyenin adamı olarak mimleyip ince ince doğramaya yeltendi fakat tezgâhı başına patladı.

CHP Genel Başkanlığı koltuğuna FETÖ’nün kaset operasyonuyla oturan Kılıçdaroğlu kendi yerini sağlamlaştırmak için benzer bir tezgâhı kurguladı. Kirli kumpasıyla hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı halk nezdinde karalayacak hem de kendisine rakip olarak gördüğü Muharrem İnce’yi bitirecekti.

Fakat kara yalanı başına patladı. Bunca yalan, bunca kepazeliğe rağmen Kılıçdaroğlu’nun İzmir’de “CHP’ye yönelik ciddi kumpaslar var” diye millete dert yanması yüzsüzlüğün, hastalıklı zihniyetin yeni sürümü oldu.

Kokuşmuş altı okunu “ilke”, çoğu metruk hâle gelmiş kanunları “inkılâp” diye yutturmaya çalışan dogmatik CHP zihniyeti, yeni yüzyılın ve “Yeni Türkiye”nin değişimini, milletin gönül perdesini, penceresini hâlâ idrak edemedi. Genlerinde olanı sergileyen CHP hâlâ milletle kucaklaşmak yerine milleti nasıl kandırırımın peşinde. 

Hâlâ kaos ve çatışma politikasıyla nasıl bir şeyler elde ederim derdinde. Hâlâ halktan ve değerlerinden ne kadar uzak, topluma ne kadar yabancı olduğunun farkında değil ya da bu ruh hali hoşuna gidiyor.

Darbeye, teröre ve dış müdahalelere karşı olmak, demokrasiden yana olmak, ülkenin bekasına duyarlı olmak, sorumluluk taşıyıp beraber çalışma kültürü oluşturamayan CHP her dönem olduğu gibi siyaset üretmek yerine provokasyon yapmakla meşgul. Siyasi bir üretkenlikleri olmadığı için kavga çıkarıyorlar.

Kılıçdaroğlu ve kokuşmuş CHP zihniyeti şunu bir türlü anlamadı.

Millet küçük hesaplar sayfasını kapattı, küçük hesapların peşinde koşanların defterini dürüyor, ülkenin ve milletin zamanını ve azmini onlardan koruyor ve kurtarıyor.

Siyasetçi olmak hiç kimseye vandallık yapma izni vermez.

Kısır tartışmaların, günübirlik dedikoduların, birkaç gün sonrasını göremeyen siyasi söylemlerin, cambazlıktan başka bir işe yaramayan yorum ve analizlerin hükümranlığı sona erdi.

Artık, fitne-fesat üzerinden mevzi savaşları verenlere, küçücük çıkarları için büyük laflar edip bunu memleket meselesi olarak pazarlayanlara millet tavır alıyor.

Sonuç…

Hüsran… Başarısızlık... Saldırganlık... Seviyesizlik...

Bu zihniyetin arka planı da, ön planı da çirkinliklerle dolu. Bu zihin haritasının içi de dışı da batakhane. Bu düşünce tarzında ırkçılık, kendi halkına güvensizlik, kendi milletinin millî ve manevi değerlerine yabancılaşma var. Bu zihniyetin acilen tedaviye ihtiyacı var.

Kemalizm’i referans almayan hiçbir düşünceyi meşru kabul etmeyen ve toplumun manevi dinamikleri ile bir türlü barışık olamayan bu zihniyetin tezahürleri gösterime sunuluyor.

Bu toplumda CHP zihniyeti hiçbir zaman insani değerlerle, İslami değerlerle barışık olmadı. 

Toplum üzerinde “siyasi ve ideolojik egemenlik kurma” adına paranoyal kuşkuları, vehimleri, uydurulmuş korkuları sonucu ellerinden giden kişisel imtiyazları geri almak için siyasi çığırtkanlık yapıp bir kavram kargaşası ve terim perişanlığı yaşanmasına neden olan CHP külleriyle oynamaya başladı.

Maalesef “kolektif şizofreni” hastalığıyla kıvranan CHP ile akıl, özgürlük, demokrasi bir araya gelmiyor.

Millete güvenmeyen, milletimizi ve değerlerini hor gören, halka tepeden bakan zihniyetin sahipleri panik içinde.

İtici güç olması gereken ana muhalefet yok edici olmakla işbaşında görevini bütün ciddiyetiyle sürdürüyor. CHP her zaman olduğu gibi kaos ve kargaşayı nasıl üretirimin peşinde.

CHP bu milleti tanımıyor. Halkın isteklerini, hassasiyetlerini bilmiyor. İnançlara saygı göstermiyor. Din kelimesinin geçtiği her konuda CHP, ön yargılı bir karşı duruş sergiliyor.

Bu kadar yalan, tezgâh, kumpas, mizah ve oyundan sonra hâlâ CHP’nin peşinden kim gider diye düşünüyorum. Gözlerimde çakan şimşekle kendime geliyorum. CHP seçmeni elit, kültürlü, bilgili, okumuş, deniz görmüş seçmen olduğu için normal diye düşünüyorum.

Ancak bu kadar kültürlü olan bir kitle, tuzu kuru halkçı bu kadar oyundan, yalandan, yalan yeminden anlar. 

Ancak gölgeleriyle savaşan samuraylar, başını toprağa gömen devekuşları böyle kara mizahı sahiplenir.

Yeniakit

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat