Herkes işine bakacak
- GİRİŞ18.12.2019 11:08
- GÜNCELLEME18.12.2019 11:08
Dünyanın en büyük projelerinden biri olan “Kanal İstanbul” için start verildi.
Hem İstanbul hem de Türkiye için kritik öneme sahip olan bu eser Cumhuriyet’in yüzüncü yılı için bir abide olacak. Siyasi olarak da devletimizin ayağındaki iki pranganın, Lozan ve Montrö’nün tamir ve tashihi yönünde gerekli, önemli bir adım olacaktır.
İstanbul Boğazı’nın seyir, çevre, can güvenliğini sağlayacak ve Türkiye’ye her yıl milyarlarca dolar getirecek bu yatırım ülkemiz için çılgın bir proje olacaktır.
Bu projeyi gerçekleştirebilmek Türkiye’ye ekonomik olarak artı değer olacağı gibi bu projeyi başarıyor olmak Türkiye’nin imajına da çok ciddi katkı sağlayacaktır.
Kanal İstanbul, Lozan ve Montrö ile Türkiye’ye vurulan zincirleri kıracak bir adım olacaktır.
Kanal İstanbul’la birlikte, bölgede kartlar Türkiye lehine yeniden dağıtacaktır.
Bu projeyle Marmara’dan Karadeniz’e geçişler için alternatif bir suyolu açılacak, Karadeniz ülkelerinin ticaretini kolaylaşacaktır.
Bu sayede İstanbul Boğazı sürekli kaza tehlikesinden kurtarılırken, çok ciddi bir ücret geliri sağlamak da mümkün olacaktır.
Montrö’ye göre geçişler Kanal İstanbul’a yönlendirilemeyeceklerdir. İsteyen gemiler yine Boğaz’dan parasız geçebileceklerdir.
Fakat onları Kanal İstanbul’a yönlendirmek için geçişlerini yavaşlatır, boğaz trafiğindeki yoğunluk sebebiyle bekletir, gümrük işlerini zorlaştırır uzatırsan kanal alternatif olur ve tercihi mecburi olur.
Türkiye’nin elini hem siyasi hem de ekonomik anlamda rahatlatacak olan Kanal İstanbul, tam kapasite çalışması durumunda da yıllık kazanç 8 milyar dolara kadar yükselecek. Kanal sayesinde 1,5 milyon kişiye de iş imkânı doğacak.
Maliyeti 40 milyar doları bulacağı tahmin edilen Kanal İstanbul, hesaplanan getirisi ile 5 yıl içinde kendini finanse edecektir.
Çok ayaklı bir proje olan Kanal İstanbul’un başta deniz taşımacılığı olmak üzere, yeni Havalimanının oluşturacağı sinerjiyle de birleştiğinde doğacak enerji Türkiye ekonomisi üzerinde oldukça büyük bir katma değer oluşturacaktır.
Projenin tamamlanmasından sonra İstanbul’a yılda gelecek yabancı ziyaretçi sayısının 50 milyona ulaşabileceği öngörülürken, bu sayede yıllık 20-30 milyar dolar artı turizm geliri elde edilecek.
2023 vizyonu çerçevesindeki Çılgın Proje’nin bütün gelir kalemleriyle birlikte ilk 5 yılda 100 milyar dolar kazanç hedefleniyor.
Sahada kazanılan savaşı masa başında kaybeden, burunlarının dibindeki adaları Yunan’a, Musul ve Kerkük’ü İngilizlere peşkeş çekip zafer diye yutturulan Lozan’ı ve Montrö’yü imzalayan, aynı müstemleke zihniyet temsilcisi tavrıyla şimdi bu projeye karşı çıkanlar var.
Dış desteği geniş, içerdeki güç dinamikleri derin, sermaye kaynağı güçlü, kendilerini ülkenin sahibi zanneden bir zihniyet öfkeden köpürüyor, hezeyan içindeler.
Cumhur’un reyine zerre kadar itibar etmeyen bu “azgın azınlık” güruh ülke lehine olan ne varsa karşısındadır. Ya da tersinden düşünecek olursak bunların karşı çıktığı her şey ülke lehinedir.
Cumhuriyetin kurucu değerlerinden uzaklaşan CHP zihniyeti, bunun siyasi zararını çekeceklerini bildiği için dar bir bakış açısıyla karşı çıkıyor.
Milletin ekmeğini karneye bağlayan, milletin inancıyla uğraşan, ecdadın emanetine ihanet eden, geçmişi sabıkalı, sicili bozuk olan, dili terör dili olan bu zihniyet ülkemizin siyasi ve ekonomik başarılarına engel olabilmek için her yolu mubah sayıyor.
Milletin milli ve manevi değerleriyle kavgalı, milli bünyemizi tahrip eden, inanan insanları ötekileştiren bu kokuşmuş zihniyet ülkemiz adına çok değerli olan projelere de karşı çıkmıştı.
Marmaray ve Avrasya tünellerine, Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 18 Mart Çanakkale köprülerine, İstanbul Yeni Havalimanına, Bakü-Tiflis-Kars Demiryoluna, TANAP’a, Türk Akımına, tüm bu devasa projelere karşı çıkmadılar mı?
Taşların yerine oturduğu, vesayet sisteminin ortadan kaldırıldığı Türkiye’de, hayata geçirdiği mega projelerle, küresel müesses nizamın kurmaya çalıştığı oyunu bozan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni bir iş bitirmesini istemedikleri için feveran ediyorlar.
Osmanlı döneminde yapılan Süveyş Kanalı üzerinden yılda 21 milyar dolar kazanç sağlayan Mısır, Osmanlı yöneticilerinin vizyonunun ekmeğini yerken içimizdeki “yabancılar” uluslararası sözleşmelerle gasp edilen hakkımızın geri alınmasına karşı çıkıyor.
Süveyş Kanalı’nın temelini atan Sokullu Mehmet Paşa’nın izlediği stratejiyi benimseyen Erdoğan’ın Kanal İstanbul Projesi ise dış güçlerin yerli işbirlikçileri tarafından engellenmeye çalışılıyor.
Ama herkes işine bakacak…
Yeni Akit
Yorumlar1