Kirli hedefler için kirli oyunlar
- GİRİŞ26.05.2021 10:51
- GÜNCELLEME26.05.2021 10:51
Medeniyet coğrafyamızda ülkemize yönelik dış tehditleri bertaraf etmeyi başaran devletimiz, şimdilerde içimizdeki birtakım tetikçilercedizayn edilmeye çalışılıyor.
Mafya babası üzerinden iç kargaşa tetikleniyor, FETÖ orijinli bir planla eski AA çalışanının canlı yayın provokasyonu gösterime sokuluyor, siyasetin kirli aktörleri vatandaşı Rize’detahrik ediyor, terör örgütünün, askeri üslerimiz üzerine gönderdiği maket uçaklı saldırılarla silahlı kuvvetlerimiz hedef alınıyor.
Türkiye, iğrenç küresel operasyonlarla, asimetrik saldırılarla kuşatılmaya çalışılıyor. Ülke art arda patlatılan skandallarla kaosa sürüklenmeye ve yönetilemez algısı oluşturularak müdahaleye hazır hâle getirilmeye çalışılıyor.
Türkiye yolsuzlukların, kargaşanın, kirlenmişliğin, fitne fesadın kol gezdiği bir ülke olarak takdim ediliyor, mazlumların umudu Cumhurbaşkanı Erdoğan yalnızlaştırılmaya çalışılıyor.
Oluşacak kaos ortamının sokağa taşmasına hatta ve hatta çatışmaya dönüşmesine zemin hazırlanıyor. Bilerek ve isteyerek halk tahrik ediliyor, ortam geriliyor.
FETÖ, PKK, DEAŞ terör örgütlerini bitirme kararlığında olan Süleyman Soylu hedefe konuluyor. Emperyalist güçlerin bu yöndeki istek ve arzusu hayat buluyor.
Türkiye, jeopolitik denklemin yeniden şekillendiği günümüzde hem oyun kuruyor, kendine ve bölgeye kurulan oyunları bozuyor hem toparlanma girişimlerini sürdürüyor hem de çok yönlü kuşatmaları bertaraf ediyor.
Türkiye’nin kendi başına hareket eden bölgesel bir aktör olması, Türk İslam coğrafyasının yeniden dizaynı, ticaret ortaklığı fikri uykularını kaçırıyor.
Vahşet, inkâr ve isyan, sömürü ve katliam, ahlaksızlık ve zulüm karanlığında yüzenlere adaletin hatırlatılması psikolojilerini bozuyor.
İçimizdeki ecnebiler boş mu duruyor?
Hayır…
Ülkemize karşı kullanılan gayri nizami harp yöntemlerinin uygulanmasına, uyuyan hücrelerin harekete geçirilmesine ve yazılan çirkin senaryolara dur demek, ket vurmak yerine oyunun bir parçası olmayı tercih eden bir muhalefet var ülkemizde.
Ülkede ve bölgede kirli oyunlar kurgulayıp topraklarımızı dışarıdan kuşatmaya çalışan, içeride bir kargaşanın oluşması için çaba sarf eden ve Türk siyasetini dizayn edip önlerinde yeniden diz çöktürmek isteyen emperyalist güçlerin ekmeklerine yağ süren bir muhalefet var.
Ülkede 90’lı yılların karanlık ilişki algısı oluşturulmaya çalışılıyor. Meşreplerinin gereğini yapan muhalefet, ülkede kaos ateşini yakmaya çalışan emperyalistlerin işlerini kolaylaştırmak için hem malzeme oluyor hem de malzeme sunuyor.
Siyasi çıkarlarını Türk devletinin bekası ve Türk milletinin değerlerinin üstünde tutan, milletimizin kültürel ve moral direncini hiçe sayan muhalefet, kitleleri tahrik ve rencide eden, maksadı aşan bir dil ve üslubu siyasetin aracı olarak kullanıyor. Siyasette kullanılan bu kirli, çirkin dil toplumu geriyor.
Hak ile batıl, aydınlık ile karanlığın savaşında karanlık beyinler üzerine doğan adalet ve insanlık güneşinin ışığına sığınmak, hakikate ve adalete tutkulu sıçrayış yerine zinde güçlerin kin ve öfke kusan beyinsizliklerine, düzeysizlik ve ilkelliklerine yamanmayı yeğleyen bir muhalefet var ülkede.
En sert nefis esareti altında yaşayan muhalefet, karanlık düşünceli, kirli niyetli mikro unsurların Türkiye gündeminde çoğalarak artık kontrol edilmez ve istikrarsız psiko-sosyal ortam oluşturmasını hedefleyenlere destek oluyor.
Çatışmalarını rekabete, gerilimlerini verimli diyaloglara, ideolojik önyargılarını nefes açan projelere ve kutuplaşmalarını demokratik uzlaşmaya dönüştürme gayesini gütmek varken, kuzu postuna bürünmüş kurtlar olarak hamaset nutuklarıyla gelecek adına dinamizm arama telaşına kapılan muhalefet Türkiye’nin itibarını infaz ediyor.
Türkiye’de sürekli erken seçim çağrısı yapılarak, toplumun nabzını yükseltmek isteyen bir siyasi söylemi var muhalefetin.
Mesele seçim istemek değil, havayı puslandırmak, birtakım kitlelere Türkiye yönetilemiyor, halk bu iktidardan kurtulmak istiyor mesajı vermeye çalışıyorlar.
Bunların her biri büyük resmi oluşturmak isteyen küresel güçlerin güdümündeki kuklalar.
İdam sehpalarının hatırlatıldığı, kefenlerin çağrıştırıldığı, beyaz sayfalarla yola çıkma edebiyatı ile demokrasi dışı yöntemlerin ima edildiği bu ortamda aziz milletimizin cephelere bölünmesi ve taraflar arasında saf tutmaya davet edenlerin hangi odaklarının taşeronluğunu yaptıkları açık ve net.
Onların dünyasında “kardeşlik” diye bir mefhum yoktur. Onların “yoldaşlığı” menfaatlerin kesiştiği noktada son bulur. Onların her birisi bir diğerinin kemiğine musallattır.
Onların gülistanını çirkinlikler, düşmanlıklar kaplamış, çıkar hesapları, hırs ve kinler zincirlemiştir ellerini ayaklarını. Olanlar, gönülleri çalınmış yürekleri, beyinleri, kan kin nefretle dolu ve kirli olan “azap fırtınaları”dır bu millet için.
Aziz milletimiz bütün bu kirli oyunları görüyor ve 2023 adına not ediyor…
YENİAKİT
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol