Ukrayna’nın işgali bir son değil, başlangıçtır

  • GİRİŞ02.03.2022 11:18
  • GÜNCELLEME02.03.2022 11:18

Savaş, insanlara da dünyaya da coğrafyaya da ağır bedeller ödetiyor, bu bedelleri hem şimdiki nesil hem de gelecek nesiller çekiyor.

Dünyaya sözde nizam veren, demokrasiden, insan haklarından, medeniyetten dem vuran vahşi Batının çirkin yüzünü bir kez daha kanlı ve canlı olarak izliyoruz.

Rusya Ukrayna’yı topyekûn kendi hakkı gibi görüp işgal etmekten çekinmedi. Sahtekâr “medeni dünya!” uyurken, Çar’ın ve Lenin’in torunları Ukrayna’yı günlerdir bombalıyor.

Şeytanın atına binmiş Putin, Ukrayna’da böylesi bir çılgınca harekete girişirken düne kadar mangalda kül bırakmayan NATO, BM, AB, Amerika, İngiltere, Fransa ve diğerleri ortalarda yok. 

Meselenin başından itibaren verdikleri kışkırtıcı derecedeki desteğe rağmen kınamadan öte bir tepkinin gelmemesi komedi değil mi?

Çeçenistan’ın işgalinde, Abhazya ve Güney Osetya Gürcistan’dan koparılmasına, Kırım’ın bir oldubittiyle Rus topraklarına katılmasına seslerini çıkarmayan, ağızlarını açmayanlar bugün Ukrayna’nın derin yalnızlığında yine sessiz, yine çaresiz. 

Şimdi Estonya, Letonya, Litvanya hatta Polonya gelecek kaygısıyla endişeli.

Yıllardır NATO’ya ve AB’ye dâhil edileceği hayaliyle Rusya’ya karşı kışkırtılan Ukrayna bugün kan gölü. Batı “çaresizlik” girdabında Ukrayna’yı dolduruşa getirdi sonra da yüzüstü bıraktı.

Batı kendisine güvenilemeyeceğini bir kez daha tüm dünyaya ilan etti. 

Batı’nın çıkarlarından başka bir şey düşünmediğini, kendisine güveneni Ukrayna’daki gibi yalnız bıraktığına bir kez daha şahit olduk. 

Ukrayna’nın işgali, NATO’nun, ABD’nin, BM’nin, Batı’nın gerçek yüzünü göstermesi açısından bir turnusol kâğıdı işlevi de gördü.

NATO’ya, AB’ye, ABD’ye güvenenlerin kaybetmeye mahkûm olduğu bir kez daha yaşandı.

NATO söylem ve politikalarıyla kehanetlerde bulunmaktan öteye gidemedi. Beyin ölümü gerçekleşmişti şimdi bitti.

ABD çaresizlik girdabında, Batı dünyası çöktü. Bugüne kadar bol bol nasihat çeken Batı, komediden öte geçmeyeceği aşikâr birtakım yaptırımları dillendirmekten başka elinden gelen bir şey yok. Şu anda da hâlâ nasihatlerine devam ediyor. 

Rusya’ya karşı şimdilik sadece ekonomik ve finansal yaptırımlarla yetiniliyor, siyasi söylemlerle, tepkilerle vaziyet idare ediliyor...

BM’nin boş bir kurum olduğu ve dünyanın beşten büyük olduğu gerçeği çok net görüldü.

Bu işgal daha şimdiden milli güvenlik, savunma, uluslararası ilişkiler, yenidünya düzeni, ittifaklar, bölgesel ve küresel güç dengesi gibi konularda tarihe geçecek birçok gerçeği gün yüzüne çıkardı.

Ukrayna’yı satan gizli planda bütün Batı’nın parmağının olduğu acı gerçeğini yaşayarak görüyoruz. 

Cumhurbaşkanı Zelenski, krizin başından beri cesurca ve dirayetli bir tutum sergiledi. Fakat verilen destek sözlerine fazla güvendiği için şimdi bunun hayal kırıklığını yaşıyor.

Zelenski’nin isyanı ibretliktir ve hazin bir sonun dışavurumudur. “Yalnız kaldık. Kimse bizim için savaşmak istemiyor, bizi NATO’ya almak istemiyorlar, güvenlik garantisi vermekten korkuyorlar.”

Öldürülen insanlar, yok olan hayaller, akan gözyaşları, yuvasız kalan çocuklar ve yüz binlerce göçmen Haçlı Yahudi ortaklığının dünyaya nakşettiği tablonun figürleridir.

Ey sözde medeni dünya ve sahtekâr politikacıları… 

Şeytanın dolmuşundaki Putin’in çocukları, şehirleri bombalıyor. Siz orada mısınız? Dün sizin demokrasi getiriyoruz masalı ile yaptığınız katliamları bugün rakipleriniz pardon ortaklarınız yapıyor.

Rusya’nın saldırısı altında çaresiz kalan Ukrayna’ya destek noktasında, tam bir acziyet örneği sergileyen ABD, NATO ve AB’nin tavrı Çin’i de fena hâlde cesaretlendiriyor. Sıra Tayvan’a mı geliyor acaba?

Ukrayna’nın işgali bir son değil, kurulmak istenen yeni sömürü düzenin başlangıç düdüğüdür.

Başka bir gerçek de Ukrayna stratejik hesapların mezesi haline getirilerek NATO konsolide edilmeye çalışıldı. Rus tehdidi ile kıstırılan, korkutulan Avrupa’nın başına buyruk hareketleri sınırlandırıldı. 

Yaşananlar, pek çok acı gerçekle yüzleşmemize de vesile oldu. 

Güçlü isen ya da yeterince uslu olursan yaşam hakkın var. Güçlü değilsen ya da Batı’nın menfaatlerine uygun adımlar atmazsan, sana denileni hiç itiraz etmeden yapmazsan birilerinin yemi olmaya mecbursun.

Bu dünyada sırtını kimseye dayamayacaksın. Kimseyle göbek bağın olmayacak. Kendinden başkasına güvenmeyeceksin. Üyelikler, ortaklıklar sadece orta oyunu. 

Kendi insanına, tarihine ve varlığına değil, Batı’ya güvenenler daima hüsrana uğruyor. 

Çarlık hayallerini bugüne taşıyan, yayılmacı hırslarını baskılayamadığı teyit edilen Rusya’nın Ukrayna’yı dünyanın gözü önünde istilası gösterdi ki gücün varsa yaşam hakkın var, gücün yoksa birilerinin oyun alanı olmaya mecbursun.

Savaş ne zaman durur? Kısa ve net… Zelensky iktidarı kaybedip, yerine de Moskova yanlısı yönetim geldiği zaman. 

Akif Bedir / Yeni Akit Gazetesi

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat