Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete

  • GİRİŞ09.03.2022 11:22
  • GÜNCELLEME09.03.2022 11:22

Küresel güçler, yeni bir düzen kurmaya çalışıyor. Bütün dünya Ukrayna’daki kanlı tiyatro ile yeni dünya düzeninin kuruluşuna tanık oluyor. 

ABD, Çin ve Rusya arasındaki “güç oyunu”nda yeni hamleler yakın gelecek için yeni öngörüleri de beraberinde getiriyor.

Görünürde Rusya ve Çin’in, uzun vadede ise Türkiye’nin değişimi, gelişimi durdurulmak isteniyor.

Ahlaksız, kaypak ve çıkar odaklı sistemde ölen insanlar, yıkılan evler ve evlerini barklarını terk eden göçmenler Putin’in yakıp yıktığı tablonun figürleri oldu.

NATO, AB ve ABD’nin göstermelik sözde yardım vaatleri ile Rusya’ya yem olarak sunulan, denizden, havadan ve karadan Rus saldırılarına maruz kalan, talihsiz millet de Ukraynalılar oldu.

Batı’nın sözde vaatlerine güvenip halkını ateşe atan, dünyanın öngörüsüzlük kahramanı olarak ilan ettiği lidercik de Zelenski oldu.

Putin, kıtasal çapta askeri operasyon yapıyor ve kimseye de aldırmıyor. Belli ki kafasına koyduğu hedefe ulaşacak.

Ukrayna jeopolitik bir savaşın kurbanı oldu. ABD/NATO Rusya çekişmesinin ortasında kaldılar, ülkeleri işgale uğradı.

Ukrayna’ya destek söylemi ve Rusya karşıtlığı üzerinden Biden, Amerika’nın güç söylemi ile küresel sahipliğini göstermek istedi. 

ABD, Avrupa’yı Rusya sopasıyla terbiye edip NATO krizini bu işgalle aştı. Avrupa’nın elinden kaçmakta olduğunu gören ABD, Avrupa’yı kendine çekti ve NATO’yu birleştirdi. 

Bu çirkin tezgahla NATO, anahtar figür haline geldi. ABD’nin tezgâhı tuttu.

Bu kanlı kavga ile dolar, dünyada yeniden değer kazanmaya başladı ve kazanan ABD oldu. 

Bu cılız tepkilerle Rusya, işgalci bir ülke olarak dünyanın gündemine oturtuldu. 

Başka bir çirkin oyun da savaştan kaçanlar üzerinden oynanıyor ve bu çirkin savaş Batı’nın ırkçılığa dair ikiyüzlülüğünü gün yüzüne çıkardı. 

Suriyeli ve Afganlı göçmenlerin teknelerini batıran, kucağında çocuğunu taşıyan babalara çelme takan, döven, paralarını alan, üstlerini başlarını soyarak donarak ölümlerine sebep olan insan sevdalısı Avrupa’nın “sarışın mavi gözlü”, Hristiyan kökenli göçmenlere ne kadar da insancıl davrandıklarına şahit oluyoruz.

Batı’yı, Batı’nın sahiplendiği değerleri, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün savaşta başka barışta başka şekillendiğini net olarak gördük.

Hristiyan Batı kendi dininden olana kucak açıyor, Müslüman olunca ölüme terk ediyor. Batının, ikiyüzlü yaklaşımlarını, yüz karalığını, en iğrenç tutum ve davranışlarını yeniden not ediyoruz.

Bu savaşın bize gösterdiği bir başka gerçek de NATO’nun ipiyle kuyuya inilmeyeceğinin açıkça görülmesi oldu. NATO şemsiyesi altında korunacağını sanan ülkelerin artık bir daha düşünmeleri, hem de çok derin düşünmeleri gerekeceğini Ukrayna’da yaşananlar bütün dünyaya gösterdi.

Ukrayna’yı her türlü yalanla Rusya’ya yem etmek için çırpınan Batı dünyası ve NATO verdiği cılız tepkilerle, ilkesiz duruşlarla Rusya’nın rotasını Kiev’e kırmasını sağladılar.

Barışın değil kan, gözyaşı ve çıkarlarının yanında yer alan Haçlı Batı dün Afganistan’da, Irak’ta, Libya’da, Filistin’de insanlık adına cinayetler işlerken onlarla aynı safta aynı suça ortak olmayı maharet bilenler bugün Ukrayna’da aynı cevvalliği sergilemiyorlar.

Rusya’yı işgale teşvik eden, kendilerini özgürlükçü cephe olarak nitelendiren Batı Bloku akan kanı, ölen insanları seyretmeyi tercih ediyor. 

Eski Başkan Trump’ın, NATO’yu “kâğıttan kaplan” şeklinde nitelendirmesi de altı çizilesi notlar arasında yerini alıyor.

Çeçen Kadirov gibi, Suriyeli Esat gibi satılmış piyonlar, kukla tipler, teslimiyetçi dalkavuklar yine piyasada türedi ve sahiplerinin emir komutasında olduklarını tüm dünyaya ilan ettiler.

Yine tüm dünya, insanlığın başına küresel felâket olarak bela olan ABD’den sonra Ruslar ve Çinlilerin de kapitalistleştikçe kendilerini yitireceklerine ve dünyanın başına bela olacaklarına şahitlik ediyor.

Türkiye’nin şu anki çatışmadan politik fayda sağlayan ülkelerden birisi olduğunu siyaset dünyası açıkça dillendiriyor. Bu süreçte Türkiye ABD, AB ve de NATO’nun görmeye alışık olduğu bir “uydu devlet” olmadığını tüm dünyaya gösterdi.

Dünya, Başkan Erdoğan’ın sürecin başından beri siyaset sahnesinin alışık olmadığı bir dürüstlük ve netlikle süreçleri yürüttüğüne şahit oldu ve takdir etti. Erdoğan’ın “adaletsizlik nerede olursa olsun, her yerde adalet için bir tehdittir” söylemi ve anlayışı dünyada manşetlerdeki yerini aldı.

Savaşın kazananı olmayacak. Taraflara hem ekonomik hem kültürel hem de psikolojik bedeller ödetip hem taraflara hem bölgeye hem de tüm insanlığa zararı yansıyacaktır.

YENİAKİT

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat