Erdoğan ve gerçekte Türkiye düşmanlığı

.

  • GİRİŞ11.05.2022 08:32
  • GÜNCELLEME11.05.2022 08:32

Ülkemizde bir takım medya kuruluşları, bir takım meslek kuruluşları ve ülkede dikili bir ağacı bile olmayan 6,5’luk muhalefet, Erdoğan’a saldırmayı alışkanlık haline getirdiler. 

Birlik, beraberlik, kardeşlik içerisinde çok daha büyük ve itibarlı, bölgesinde daha etkin bir Türkiye’yi inşa etmeyi amaçlayarak ülkemizin gücüne ve şanına yakışır bir hareket tarzı seçtiği için Erdoğan’a yönelik nefret dili aralıksız devam ediyor.

Ülkeyi yönetme hakkının efendileri tarafından kendilerine verildiğine inanan, iflah olmaz bir aşağılık kompleksi ile malul olan seçkinler ve “kiralık kirli kalemler”in örgütlü bir tarzda ve bir süredir işledikleri Erdoğan karşıtı tezler zirve yaptı.

Halkın seçtiği ilk reis-i cumhuru saraydan indirmekten, bütçesini kısıtlamaktan, sarayı utanç müzesi yapmaktan söz ediyor, asacağız, hapsedeceğiz diye abuk sabuk laflar edebiliyorlar.  

Vesayet rejiminde kendi gelecekleri için kontrol edilebilir istikrarsızlığı sağlayıp, bu millete, kan, gözyaşı, yolsuzluk, ekonomik yıkımla yüklü 90’lı yılları yaşatan “zillet tipler” özellikle son dönemde Başkan Erdoğan’a karşı akıl ve mantıkla izahı mümkün olmayan bir öfke nöbeti yaşıyorlar.

Türkiye’yi, dünyanın yükselen yıldızlarından biri yapan… IMF’yi ülkeden kovan… Sağlıkta devrim yaparak dünya standardını geçen… Anaların ağlamaması, ülkenin hiçbir evladının kanının akmaması için terörü bitirmeye ant içen… Bu topraklarda yaşayan her iki kişiden birinin duasını alan Tayyip Erdoğan düşmanlığı tek sermayeleri kaldı.

Türkiye’ye çağ atlatarak Marmarayları, hızlı trenleri, tüp geçitleri inşa eden, kendi helikopterini, topunu, silahını yapan iktidar üzerinden Başkan Erdoğan ve gerçekte Türkiye hedef halindedir. 

Dün Osmanlı’yı çökertmek için, Abdülhamid Han’a kurulan dış kaynaklı kumpaslar, oluşturulan koalisyonlar bugün 2071 hedefleri olan iktidara ve lideri Başkan Erdoğan’a, gerçekte ise Türkiye’ye kurulmaktadır. 

Yahudi-Haçlı ortaklığı ve yerli maşaları önce Türkiye’yi sonra da İslam dünyasını ayağa kaldırmak istediği için Başkan Erdoğan’dan kurtulmak istiyor. Çünkü Müslüman ya da İslam imajı Erdoğan’la beraber daha itibarlı hale geldi.  

Bu kirli koalisyon Başkan Erdoğan’ı, ulusal çıkarlarımız gereği Ortadoğu’da, Afrika’da dünyanın sahipleri ile birlikte hareket etmediği ve Türkiye’yi yalnızlaştırdığı iddiasıyla acımasızca suçluyorlar. Yani, Erdoğan katliamlara ortak olmadığı için çok kızgınlar… 

AK Parti iktidarı kendileri adına Türkiye’de nöbet tutanların düzenine çomak sokup tasfiyeler yaptıkça, medyatik yanıltma ve düşmanlık dilinin dozajı da arttı. Burada tekrar altı çizilmesi gereken husus, Başkan Erdoğan ve AK Parti düşmanlığının başından beri tek anlamının Türkiye karşıtlığı olduğudur.

Hem içte hem de dışta Erdoğan’ın tek hedef haline getirilmesinin anlamı çok açık. Erdoğan’ın kellesini isteyenler, aslında ülkenin uyanışını, dirilişini ve yeniden dizaynını isteyen duruşu, AK Parti’yi AK Parti yapan ruhu istiyorlar.  

O diriliş, uyanış duruşu, o ak ruh ele geçirilebilirse tehlikenin ortadan kalkacağını, AK Parti’nin tehlike olmaktan çıkacağını, renksiz, kokusuz, ruhsuz bir politik hareket haline geleceğini, dünya müesses nizamı tarafından ehlileştirilip kontrole alınabileceğini biliyorlar çünkü.

2002’den bu yana vesayet rejiminin bütün barikatlarını yıka yıka güçlenerek yürüyen bu büyük halk hareketini durdurmanın tek yolunun bu olduğunu görüyorlar.

Liberaller, ulusalcılar, Kemalistlerin paralel yapıyla şimdilerde oluşturduğu yeni ittifakın şifresi aslında Erdoğan düşmanlığında düğümleniyor. Malum, vesayetçiler AK Parti iktidara geldiği günden bu yana bütün demokratikleşme adımlarına, vesayet sistemiyle mücadeleye şiddetle karşı çıktılar. 

Yeni bir anayasayla, Başkan Erdoğan’ın liderliği ülkeye çağ atlatacak, Türkiye’nin bileğini kimse bükemeyecektir. Bunu gören ve bilen dış şer güçler tekrar devreye girip Erdoğan’ı hedef tahtasına oturttular. 

Türkiye’nin büyümesi, kendine yetmesi İslam âleminde ve bölgede yenibaharların habercisidir.  

Silahlar susacak, terör bitecek diye kuduran, çıldıran, aman barış gelmesin diye panikleyen ve ülkeye verebilecekleri hiçbir şey olmayan bütün muhalif çevrelerin ellerinde kalan tek sermaye Tayyip Erdoğan düşmanlığıdır. 

Bu milletin derdiyle dertlenmeyenden bu ülkeye de bu millete de hayır gelmez.

Başkan Erdoğan, büyük hayalleri ve büyük hedefleri olan ve bu hedeflere doğru koşan bir lider olduğu için, yaşadığı dönemin ruhunu kavrayabildiği, mevcut paradigma harici düşünceleri olduğu ve eski kalıpları değiştirmeye cesaret edebildiği için tarih yazıyor. O yüzden de vazgeçilmiyor. 

İç ve dış şer güçlerinin vazgeçtiklerine bizim sahip çıkmamız ülkemize, milletimize, ümmetimize sahip çıkmakla eşdeğerdir.  

YENİ AKİT

Yorumlar1

  • Vurucu 1 yıl önce Şikayet Et
    Ölümüne Reisleyiz her daim ölümüne, La galibe illallah el hükmü lillah...
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat