Helalleşme mi hesaplaşma mı?

  • GİRİŞ15.06.2022 08:09
  • GÜNCELLEME15.06.2022 08:09

Başkan Erdoğan, adaları silahlandırarak provokasyona imza atan Yunanistan’ı geçtiğimiz günlerde çok sert bir dille uyarmış, “Yunanistan’ı tıpkı bir asır önce olduğu gibi pişmanlıkla sonuçlanacak hayallerden, söylemlerden ve eylemlerden uzak durması, aklını başına alması konusunda tekrar ikaz ediyoruz. Kendine gel” demişti.

Dün “İran-Türkiye karşı karşıya gelirse, Türkiye’ye karşı, İran safında olurum!” diyen CHP’liler bugün saflarını, cephelerini yine belli edip, Türkiye ile Yunanistan arasında artan gerilimde Yunan’ın yanında olduklarını deklare ettiler.

CHP’li emekli büyükelçi müsveddesi! Yalım Eralp, Ege’deki adalar ile ilgili yaptığı “3 milin üstündeki Adalar Yunanistan’ındır” şeklindeki küstah açıklamayla safını aşikâr kıldı.  

CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da adaları silahlandıran Yunan Hükümeti yerine kendi ülkesinin hükümetini hedef alarak safını deklare etti.

Bu söylemler CHP’ye hâkim olan zihniyetin “milli” olmaktan ne kadar uzak olduğunun delilidir. 

Erdoğan’a muhalefet etmeyi Türkiye’nin çıkarlarına muhalefet etmekle karıştıran CHP’nin ne kadar güvenilmez olduğunun ispatıdır.

Kurtuluş Savaşı yıllarında Amerikan mandasını isteyen CHP’nin mandacı zihniyeti şimdi de Amerika’nın talepleri doğrultusunda CIA, FBI’ın direktifleri doğrultusunda siyaset yapıp söylemlerini ona göre dizayn ediyor. 

Bunlar, Türkiye işgal edilse keyiflenecek, kutlamak için kadeh kaldıracak kadar kendi ülkelerinden nefret eder hale gelen kansızlardır.

Bunlar, ülke ekonomisi batsa, sevinçten göbek atacak kadar kendi halkından nefret eder hale gelen ahlaksızlardır.

Bunlar, ülkeyi karıştırmak için gayret sarf eden, çıkacak her türlü kaosu, kargaşayı, krizi, yıkımı da dört gözle bekler hale gelen vicdansızlardır.

Millet, ABD’nin, Batı’nın Türkiye karşıtı politikalarına, yaptırımlarına direnip, karşı çıkarken bunlar, ABD Başkanı Biden’dan “demokrasi” talebinde bulunacak kadar bayağılaşan tipler değil mi?

Bunlar, Türkiye düşmanlarıyla iş birliği yaparak, terör örgütlerine sahip çıkarak, terörün siyasi cephesiyle ortaklık kurup ruh ikizi, kan ikizi olarak bu ülke için, bu millet için en büyük ahlaksızlığı, namussuzluğu, şerefsizliği normal kabul eder hale gelmiştir.

Bunlar, dün de Gezi isyanını çıkaranlara destek vererek, 17-25 Aralık müdahalesini yapanlara payanda olarak, 15 Temmuz’da açıkça Türkiye’ye saldıran, işgale kalkışan, bu ülkenin Meclisini bombalayan, Marmaris’te Cumhurbaşkanı’na suikasta kalkışanlara dayanak olarak aynı alçaklığı yapmamışlar mıydı?

Bunlar, dün de milli meselelerinde Türkiye’den yana tavır koymayıp Suriye’de terör haritasına müdahale edilmesine, Irak’ta teröre müdahale edilmesine karşı çıkarak, Libya’da Hafter gibi bir terör baronunun alt edilişine muhalefet ederek sahiplerinin sesini dinlemişlerdi.

Bunlar, dün de camileri ahır yapıp, insanları sırf şapka takmadı diye idam edip sonra da dalga geçer gibi İstiklal Mahkemelerinde yargılayanlar değil miydi?

Kur’an okumayı yasaklayıp cezalandıran, örtünmeyi yasaklayan, ezanı Türkçe okutan, bütün darbelerin arkasında olan, bu ülkenin başbakan ve bakanlarını idam ettiren bunlar değil miydi?

Bunlar, darbeciliğin adını demokratlık, ihanetin adını özgürlük, mandacılığın adını halkçılık koyan, kendilerini ülkenin sahibi ve efendisi zannederek eski Türkiye alışkanlıklarını sürdürmek için beyhude çırpınan zavallılar değil mi? 

Bunlarda popülizme ek olarak ihanet, iftira, küfür, hakaret, taciz, kişilik haklarına saldırı, nezaketsizlik, terbiyesizlik, ileri gitme, haddi aşma yani aklınıza ne geliyorsa hepsi var. 

Bunlar da kumpas da var, yalanın alası da var, rüşvet de var, zina da var…

Bunlar da insanlık ve insaf dışı şekilde ırkçılık üzerinden prim yapmaya çalışmak ta var...

Başkan Erdoğan’ın “şakamız yok” ifadesi, Bakan Akar’ın “cin şişeden çıktı” sözleri bunların ağababalarının canlarını sıktı. 

Türkiye’nin başında Erdoğan gibi söz dinlemeyen bir liderin olması uykularını kaçırdığı için içimizdeki dönmelerle, menfaati için vatanını dahi feda edecek kadar alçalan hamam böcekleriyle, aklını kiraya veren kanı bozuklarla Türkiye adına Başkan Erdoğan’a ayar çekmeye çalışıyorlar.  

Güçlü bir hikâyesi ve sağlam bir sosyolojik tabanı olmayan CHP de değişmedi, Kılıçdaroğlu da.

Değişen ne CHP ne de Kılıçdaroğlu. Değişen ve gelişen Türkiye’dir. Bu değişim ve gelişimin mimarı da Başkan Erdoğan’dır.

Bunlar, “helalleşeceğiz” gibi cümlelerle yüz yıldır üzerlerinden geçtikleri, mağdur ettikleri Anadolu insanını kandırıp içlerinde biriktirdikleri kini boşaltmak için fırsat kolluyorlar. 

Bunlar, iktidarı millete hizmet için değil kendilerine iktidarı yasak eden milletten intikam almak için iktidarı isteyen tapınak şövalyeleridir.

YENİ AKİT

Yorumlar1

  • Yusuf Özmen 2 yıl önce Şikayet Et
    Ömrüneze bereket muhteşem bir makale
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat