Hani Sünni Türk İslam'ına ramazandı
- GİRİŞ28.06.2014 10:55
- GÜNCELLEME28.06.2014 10:55
Bakın Sünni Türk islam'ını temsil ettiği söylenen Diyanet, ramazan dolayısıyla nasıl bir perspektif koyuyor önümüze: Sünnilik. Şiilik ya da Alevilik bir din üst kimliği değildir. Üst kimlik İslam'dır. Türklük. Kürtlük. Araplık etnik aidiyetlerdir. Müslümanlık kimliği, hepsinin üs tündedir. İslam adına Müslüman katli için, mezhep çatışması için verilen cihat fetvaları tuhaftır. diııin esasına terstir, vebali vardır. Sünni ve Şii ayırt etmeden İslam dün yasıııın önde gelen ulemasını ramazan ayında İstanbul'da toplamak için bir girişim başlatılmıştır. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez. halen Irak'taki kanlı mezhep kavgasını durdurmak için Şii ve Sünni otoriteleri nezdinde ayrımsız temaslar yürütmektedir. Güya İslam davası güderek sergilenen mezhepçi gaddarlıklar, acımasız şiddet eylemleri kabul edilemez. Necef ve Kerbela'yı hedef alan nefret söyleminin, ehlibeyt ile ehlisünneti karşı karşıya getiren düşmanlık dilinin İslam'da yeri ve kökü yoktur. Modern selefilik diye ortaya çıkan şiddet hareketi, tarihteki selefilik değildir, bir kez görünüp kaybolan 'Haricilik'in yeniden canlandınlmasıdır. İslam dünyasına 8 ayrı dilde bir sağ duyu, barış ve kardeşlik çağrısı yapılmıştır. Bu diller arasında. Irak Kürdistanı'nda kullanılan Soranı lehçesi için Arap alfabesi, Türkiye Kürtlerinin Kurmanci lehçe si için de Latin harfleriyle yazılmak üzere Kürtçe de bulunmaktadır. Türkiye'de toplum, Alevi sonınunuıı çözümüne, yani hak ve statü taleplerinin tanınmasına hiç olmadığı kadar hazırdır. Dayatıcı bir tanımlamaya gitmeden, herhangi bir teolojik tartışmaya girmeden Alevilere inançlarını özgürce yaşayabile çekleri hak ve imkânlar verilmelidir. Devlet yetimhaneler açabilir ama yetim başı okşayamaz. Suriyeliler taşta ülkemize sığınan mülteciler, yoksullar ve yaşlı lar da bir şefkat eli beklemektedir. Bu ramazan için seçilen sosyal dayanışma teması, "Hiç kimse kimsesiz kalması'dır. Dünya merhameti kaybetmiştir. Ra mazan ayı, merhameti yeniden bulmaya ve yüceltmeye vesile olmalıdır. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in, salı akşamı İstanbul Sepetçiler Kasrı nda bir grup gazeteciye yaptığı sunumdan ve bize dağıtılan matbu çağrı metninden çıkardığım başlıklar bunlar. Tarihte hiçbir taassup, din ve mezhep taassubu kadar güçlü olmadı... Fakat bakın, en tutucu olması gereken Diyanet bile değişiyor, açılımlar yapıyor... Din ve mezhep bayrakları altında ylirütü len kanlı iktidar savaşlarına, kardeşin kar deşe kırdırılmasma, dünyevi hesaplaşmalara karşı barıştırıcı inisiyatifler alıyor... Etnik ve mezhepsel ayrımcılığa savaş açıyor, şef kat ve merhameti yaygınlaştırarak yaraları sağaltma cihatları başlatıyor... Bakın işte. bir zamanların I ianefi Sünniliğine dayalı dar Türk İslamcılığının o dış layıcı ve koyu tutucu Diyanet i bile kendi ni aşıyor... Size bana ne oluyor ki fikri saplantılarımıza. ideolojik önyargılarımıza, siyasi taas suplarımıza, kinimize, öfkemize yenik dü şefim. Şu fani dünyada takıldığımız şeylere bakın, sizden benden daha mı kıymetli? Ramazan kimlik sormadan, oruç tutup tutmadığını sorgulamadan huzur ve bere ketiyle herkese gelsin.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol