GATA’nın ziyaretçi defteri...

  • GİRİŞ20.03.2009 10:51
  • GÜNCELLEME20.03.2009 10:51

Hurşit Tolon’a atfedilen ikinci ses kaydını biliyorsunuz.
Ben de ister istemez bu kasede kulak kabarttım.
Öfke patlamaları, isyan sesleriydi, duyduklarım.
Derin bir hayal kırıklığının feryadı.
Bağırış, çağırış, haykırmalar...
Trajik geldi, bana.
Ne yalan söyleyeyim, üzüldüm.
Anlamaya çalıştım.
Düşünün ki, ses  veriyorsunuz...
Ama zaman sağır, mekân sağır.
Sanki görünmez bir duvara çarpıp geri dönüyor, bağırmalarınız.
Zamandan da, mekândan da dışlanıyorsunuz.
Kabul etmiyor, hiçbir yer sizi.
Kimselere duyuramıyorsunuz, sesinizi.
Bütün kainat lal kesilmiş...
Her yer karanlık...
Yapayalnız kalmışsınız; bir başınıza.

***

Hurşit Tolon’un yakındığı konulardan biri de, Silivri’deki paşaların GATA’ya sevki meselesi...
Bunun tartışmaya açılmasını bile hazm edemiyor.
Bir zamanlar biz neydik, havasında.
GATA’ya sevk, nasıl olur da eleştirilir, diyor.
Bu ne cür’et!

***

Sanırım Vakit’te görmüştüm.
GATA’nın ziyaretçi defterinden bir yapraktı.
Ergenekon sanığı Şener Eruygur adına açılmış...
E. Org. Kemal Yavuz imzalı birkaç satır dikkatimi çekmişti.
Kendisi de aynı davada yargılanan bir sanık olunca...
O satırlar, çok daha manidar gelmişti, bana.
Üzerindeki tarihe baktım; 24 Ekim 2008 yazıyordu.
Yani Kemal Yavuz, daha gözaltına alınmadan önce.
Şener Paşa’yı zayiat verdikleri bir mücadeleden söz ediyordu.
Sonra da diyordu ki:
‘’Tarih yanılmaz. Çok zaman geç kalır, fakat yanılmaz.’’
İtiraf ediyorum; bu satırları çok sevdim.
Ama aynı kanaatte değilim.

***

Çok düşündüm.
‘Nerede yanlış yaptılar’, diye...
Bütün suç, tarihin gecikmiş olmasında mıydı?
Faraza GATA’daki  paşalardan birini ziyarete gitsem, o deftere ben
ne yazardım?
Kararımı verdim.
Herhalde birkaç cümle...
Aynen şöyle derdim:
Ne acı ki, bir tarihin sonuna geç kaldınız.
O, Soğuk Savaş’ın tarihidir.
Tarih yanılmaz, gecikmez de.
Gecikenleri de beklemez.
Yanılan, siz oldunuz.
Geçmiş olsun!

***

Bakın, neden böyle yazardım?
Tarihin sonuna geç kalabilirsiniz...
Fakat, o sonun gelmesini engelleyemezsiniz.
Hurşit Tolon’un hayal kırıklığı,
bu yanılgıdan...
O umutsuz haykırışlar da öyle.
Çünkü o da, Soğuk Savaş’ın sonuna gecikenlerden.
Ergenekon, bana göre aslında bunun davasıdır.

***

Ses kayıtlarına bakıyorum.
Tarihin sonuna epeyce gecikmiş bir asker görüyorum.
Devir değişmiş.
Bu, başka devran.
Kervan, o diyardan göçüp gitmiş.
Hâlâ arkadaşlarını aynı yerde arıyor.
O halini, düşündüm.
Terk edilmişlik hissine kapılmış.
Yedi Uyurlar Mağarası’nda bir sabah gözlerini açmış gibi.
Uyanıp kalkmış ama, ne görsün.
Bir de bakmış ki, o eski dünyadan eser yok.
Başka bir memleket duruyor, orada.
Başka insanlar.
Çağ değişmiş.
Zaman başkalaşmış.
Bir kırılma yaşanmış...
Araya asırlar girmiş, sanki.
Nasıl bir yabancılaşmadır, bu!
Soğuk Savaş’ın sonunu kaçırmak, nasıl bir trajedi!

***

Eski müttefikler, yol arkadaşları umut vermiyor, artık.
Amerika, o Amerika değil...
NATO, o NATO değil...
Kervan, bıraktığı yerden ayrılalı
çok olmuş.
Yola koyulmuş, başka istikamete gidiyor.
Göç bu, durur mu?
Ufukta görünmüyor bile.
Yeni bir dünyaya doğru ilerliyor.
Soğuk Savaş, çoktan mazi olmuş.
Kimse, arkasına dönüp bakmıyor.
Zamanın hızına ayak uyduramayanlar, kimin umurunda.
Cunta çöllerinde yitip gitseler de...
Aldıran yok.
Kervanın kalkış zamanını kaçıranlar...
Çoktan unutulmuş.
Ortada kalınca, Avrasyacılık’a dönmüş yüzünü.
Umut yok.
Rusya’ya çevirmiş başını.
Kimse oralı değil.

***

Kaderine terk edilmişliğe isyan var, o seste.
Oysa ki, kaderine yetişememiş.
Kim, ne yapsın!
Geç kalan, 0.
Kader bu, bekler mi?
Kader dedikleri böyledir, işte.
Biraz Demirel’e benzer.
Hep şöyle der:
Aç ve açıkta kalan bizden değildir.

***

Zaman geçip gitmişse...
Tarih treni, kaçırılmışsa...
Hayat, boşa gitmiş demektir.
Çırpınmak, boşuna.
Pişmanlık, faydasız.
Elden ne gelir ki...
Teselli bulmaz, gönül.
Arkalarından, gidenlere dalgın gözlerle bakar, öylece.
Böyle hissettiğim zamanlarda, eskilerden bir kasideyi hatırlarım, hep.
Niyazi-i Mısri’nin dokunaklı hıçkırıkları, ta uzaklardan eşlik eder, ruhuma.
‘’Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu heba!
Yola geldim; lakin göçmüş, cümle kervan bihaber.
Ağlayıp, nalan edip düştüm yola; tenha, garip!
Dide giryan, sine biryan, akıl
hayran bihaber.’’

AKİF BEKİ - RADİKAL
akif.beki@radikal.com.tr  

Yorumlar8

  • selim bahadır 16 yıl önce Şikayet Et
    velevki Hurşit Tolon konuşmuş olsa. Paşaların baktığı yerden bakınca, konuşmalar gayet normal geliyor aslında. Bu abilerimiz hep böyleydi zaten. Eleştirir ama eleştirilmez abilerimizin bu kadar sigaya çekildiğini görmekten çok ümitliyim.
    Cevapla
  • ERDEM ESİN 16 yıl önce Şikayet Et
    O SES BİZİM HURŞİT'İNDİR. Hurşitin sesini ayda olsam tanırım. Hurşit kıvırmış o ses benim değildir diye. Delikanlı olmaya davet ediyorum kendisini. Yalan konuşmasın. Yalan konuşan bensem tükürdüğümü yalarım. Bu kadar kesin ve net. Madem Türk ordusunda general olmuşsun yalan kopnuşma, mert ol, yürekli ol. Yürek şimdi lazım. Eruygurun karısı kadar dürüst ol hiç değilse: Evet, o ses benimdi dedi kadın. Generaller artık kadınlar kadar da olamıyor mu?
    Cevapla
  • Fatih Mehmet Gündüz 16 yıl önce Şikayet Et
    Necdet Kızılırmak ?. Hırsız mı suçlu yakalayan mı ? Size göre yakalayan suçlu. Hırsızın özel hayatına da saygı gösterebiliyorsanız, birşeyiniz çalınmamış demektir hiç. Asıl duygularınızı dışarı vurun. Deyin ki "Evet ben de o kafadayım, darbe taraftarıyım". İnanın bu şekilde daha çok saygı görürsünüz. İşi sulandırmayın. Kim, nasıl ortaya çıkardıysa hayırlı bir iş yapmış.. Orada söylenenler, yazılanlar çok daha önemli benim için.
    Cevapla
  • ali alico 16 yıl önce Şikayet Et
    şiir tadında.... Şiir tadında ve tadından yenmeyecek bir yazı. Dünya değişiyor ve değişmeyenler 60lı, 70li, yada 80li yıllarda yaşadığını sananlar güzel bi rüyadan kabus dolu bi hayata gözlerini açıyolar. Günaydın...
    Cevapla
  • tamay aytam 16 yıl önce Şikayet Et
    İtiraz edilsin. Kanun gereği bu ses kayıtlarının kendilerine ait olmadığının tesbitini ancak bu şahıslar yaptırabilir. İtiraz etsinler kriminal inceleme yapılsın. Gerçekler ortaya çıksın. Evet onların özeline saygı duyalım ama adamlar darbe yapmak istiyor arkadaşım. Bunun örneği şudur. Birisi gelse sana "Akşama sizin eve baskın yapacaklar çok kan akacak kulaklarımla duydum dese" Yahu özel konuşmayı niye dinledin mi dersin tedbir mi alırsın?
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat