Cenaze ve gösteri

  • GİRİŞ21.05.2009 08:29
  • GÜNCELLEME21.05.2009 08:29

Sevenleri ne çokmuş.
Türkan hoca, gıpta edilecek bir cenazeyle uğurlandı.
Eski müftü
İhsan Özkeskin, ne güzel şeyler söyledi.
O da dostlarındanmış ki, Türkan
hoca vasiyet etmiş, cenaze namazımı kıldırsın diye.
Bol alkış aldı; konuşması
beğenilmiş demek ki...
Yalnız, müftü efendinin ‘ölüye saygı’ nutku eksik kaldı, bana göre.
Bir uyarı yapmalıydı.
Demeliydi ki;
“Ey cemaat!...
Musalla taşı, miting alanı değildir.
Ortada cenaze varsa, gösteri
bitmiş demektir.”
Yoksa alkışlar, onun da mı
hoşuna gitti?

***

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile Bakan Ertuğrul Günay’ın yerleri boş kalmış.
Türkan hocayı cenazesinde niye yalnız bıraktılar?
Gözlerim aradı, ama hükümeti temsil eden kimseleri göremedim.
Önce yadırgadım, ben de...
Ta ki sonra olanları gördüm,
fikrim değişti.
Lütfi Kırdar’daki tören, Teşvikiye’deki cenaze bana, üç yıl önce Kocatepe’de yaşananları hatırlattı.
Ölü evinin matem havası, cami
avlusunun dünyevi hesapları
anlamsızlaştıran atmosferi...
‘Ölüm sessizliği’ o gün nasıl
ihlâl edilmişti!
Musalla taşındaki naaşın sessiz
vaazını nasıl bastırmıştı, avaz avaz
atılan sloganlar!
Cami avlusu, korsan gösteri yerine çevrilmemiş miydi?
Hiç unutmam! 2006’nın 18 Mayıs günüydü.
Abdullah Gül, Danıştay’daki törende yuhalanmıştı.
Bir kadın, elindeki Cumhuriyet gazetesi ile vurmaya kalkışmış...
Gül, ‘defol!’ naralarıyla kovulmuştu.
Cumhurbaşkanı Sezer ve
komutanlar, tezahüratlarla
alkışlanırken...
Sıra bakanlara gelince, tufanlar kopmuştu.
Sevgi gösterileri, görülmemiş bir nefret saldırısına bırakmıştı yerini.
Kocatepe’nin avlusundan ‘katil
Tayyip, katil hükümet’ sloganları
yükselmiş...
Abdüllatif Şener, tartaklanmış...
Cemil Çiçek, kovalanmış...
Abdulkadir Aksu, kafasına
pet şişe yemiş...
Osman Pepe’nin arabası
tekmelenmiş...
Bakanlar, cami avlusunda resmen linç tehlikesi atlatmış, kaçarak zar zor kurtarmıştı canlarını.
Danıştay hâkimi Mustafa Yücel
Özbilgin’in katilleri, şimdi darbe
provokasyonlarına bakan
mahkemede yargılanıyor.

***

Türkan Saylan’ın cenaze töreni,
beni işte o kaos gününe geri götürdü.
Tahrikler, kışkırtmalar...
Baktım, cami avlusunda ‘bakan’
kovalamak isteyenler, gene orada
mevzi almış.
Demek ki, onlar da benim gibi ‘bakan’ bekliyorlardı.
‘İyi ki o bakanlar gitmemiş’ dedim.
En azından, Türkan hocanın ruhunu tazip edecek tatsızlıklar yaşanmadı.
Gerçi, yine de yakayı
kurtaramadılar.
Tek fark; bakanlar, gıyaplarında kovalandı, bu kez.
Oysa vicahiye çevrilmek üzere hazır edilmiş, sloganlar.
‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz!’
‘Hepimiz darbeciyiz!’
‘...AKP halka hesap verecek!’
Sloganlar, bakanların
yüzlerine haykırılamasa da;
arkalarından atılıp tutuldu.
Atmosfer, tutuşturulmaya elverişli; ortam müsaitleştirilmiş...
Cemil Çiçek, Ertuğrul Günay
hakaret işitmeye, taşlanmaya,
kovalanmaya mı gelseydi?

***

Derler ki ademoğlu, taşı yontup
ateşi yaktıktan sonra, ölülerini
gömmeyi öğrenmiş.
Arkeolojik kazılardan çıkan eski mezarları düşünün!
Daha ilk çömlek yapılmamış.
Toprak hiç sürülmemiş.
Hayvanlar bile evcilleştirilmemiş.
Başını sokacak bir evi de yok henüz, insanoğlunun.
Ama bunlardan çok önce, ölülerini gömmeye başlamış.
‘Ölüye saygı’, insan için ateşin keşfi, çömleğin icadı kadar büyük bir adım.
Ölülerine saygı, kardeşle
evlenmemek...
Yeryüzünde geliştirdiğimiz
medeniyetin ilk adımları.
İnsanlığın erdem coğrafyasına böyle ayak basmışız.
Aradan çağlar gelip geçmiş.
Hâlâ ölülerimizin naaşını onurlandırmakta güçlüğümüz var.
Cenazelerimiz, ‘siyasi intikam’ arayışımıza sahne...
Nerede, ilkel insan beyninin
ölüye saygısı!...
Primatlar da mı, insani
duygularda bizden önde?
Türkan Saylan’ın cenazesine
Günay ve Çiçek katılmamış.
Çok yazık olmuş.
Ama sloganlara bakın,
nedenini anlarsınız.

 Akif Beki - Radikal
akif.beki@radikal.com.tr

Yorumlar7

  • Yavuzhan Karagöz 16 yıl önce Şikayet Et
    Cenaze törenleri ve Türkler. Sen cenazelerin Tören şeklinde kullanılışının ilk olarak türkler de ortaya çıktığını bilmeyip sallarsan böyle olur yazarlığın. Bu şekilde öleni uğurlamak asyadan daha sonra osmanlıdan yayılmıştır dünyaya. İslamdan öncede var olan türklerive cenaze törenlerini yargılamak sana düşmez AKİF BEKİ!
    Cevapla
  • Ali Saygin 16 yıl önce Şikayet Et
    Bazilarinin kafasi karisik. Musluman oldugunu iddia edip daha sonra yazisinda Hz Ademi ilkel bir insan gibi sunma cirkin cesaretini gostermeye ne demeli.Bu tipik bir Darwinist yaklasimdir.Kuran yeterince okunmayip Allah gerektigi sekilde anilmayinca boyle yazilar ve kafasi karisik insanlar olusuyor.Oyle ki hayatini Islam dusmanligina adamis bir kadini mumin bir kadinmis gibi gosterme gayreti ve bu tuhaf oyuna atanmis bir muftu ve bir cenaze nasil kaldirilirdan habersiz alkisci ve yaygaraci bir topluluk.
    Cevapla
  • MUHAMMET AKSAKAL 16 yıl önce Şikayet Et
    O KADAR İLİM,O KADAR UĞRAŞ,EMEK. İnsanların okuyamamasının asıl nedenleriyle, İslam dininin değerlerini birbirinden ayıramıyor her ikisinide bir kalemde silmesine neden oluyorsa bunca şey,bana göre cahilin önde gideni,ama bunu anlatamızsın çünkü değerleride arkasında gidenler
    Cevapla
  • mehmet tokat 16 yıl önce Şikayet Et
    akif bekinin primat aşkı. harika yazını, bakanlarımıza küfretmeyi emreden darwinist zihniyetle birleştirmişsin. darwin değil midir şu an avrupada türkiyeyi hala aşağı ırk gösterten. darwinist zihniyet değil midir türkler barbardır avrupaya sokmayın diyen. işte bu cenazelerde müslümanları yuhalatan, saldırtan düşünce de darwinist zihniyettir. ama sen hala kalkmış milyonlarca bilimsel delille çürütülmüş olan evrimi savunup olayı pirimatlara bağlıyorsun. utandım gerçekten yazının sonundan, şaşırdım..
    Cevapla
  • kenan akkılıç 16 yıl önce Şikayet Et
    ........... munafıkların cenaze namazına gitmemek en güzeli gerçionun küfrü aşikardı.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat