Kürt meselesini tartışma tekniğimiz

  • GİRİŞ26.07.2009 10:13
  • GÜNCELLEME26.07.2009 10:13

Son 2 haftadır hararetimi-zi yükselten tartışmanın özü nedir?
Kıyasıya münakaşasına giriştik, her tarafını bir daha ölçüp biçtik, ama bence esasını kaçırıyoruz.
Çünkü, tartışmaya gene doğru bir yerden başlamadık.
‘En son söylenecekleri, en başta kim konuşacak bakalım?’ diye yarışmıyoruz ki.
Vakıa, bu konuda söylenmedik pek bir söz de kalmadı.
Neden, hâlâ nereden başlanacağını bilmiyoruz?
Belki huyumuz böyle, belki başka türlüsünü beceremiyoruz.
Fakat iyi etmiyoruz.
Hazır elimiz değmişken, tulum çıkarabilirmişiz...
Bir seferde tamamını halledip geçebilirmişiz gibi geliyor.
Öyle tartışıyoruz.
İyi de en çetrefilli, en çetin, en girift sorunumuz bu.
Parmaklarımızı şıplatarak sihirli bir el hareketiyle çözebilecek olsak, bugüne kalır mıydı?
***
Aslında çok fazla konuşarak, enine boyuna tartışarak da bu sorunu aşamayacağımız aşikar.
Ancak sükûnetle, soğukkanlılıkla, konuşmaktan çok anlamaya çalışarak yol alabiliriz.
Ve bilmeliyiz ki, bir şey bütünüyle elde edilemiyorsa, bütün bütün terk de edilmez.
Bazı sorunların ideal çözümü yoktur.
Hayat, yaşanmış acılar, geçmişin hoyratlıkları, haksızlıkları...
Hepsi bir olup getirir, kucağımıza bırakır, o sorunları.
Kimin haklı, kimin haksız olduğu nokta, çoktan geçilmiştir.
Artık oraya takılıp kalmanın hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur.
Herkesin payına ortak geçmişten bir parça düşer.
Ve eğer herkes, kendi payına düşeni sineye çekecek olgunluğa eriştiyse, ancak o zaman ‘çözümün şartları hazır’ demektir.
Bunun emarelerini henüz gösteremiyoruz.
Hiçbirimiz, kendi acılarını gömeceği kabirler açmıyor daha.
Çözüm istiyorsak, elimize manevi kazma kürekler alıp, oradan başlamalıyız işe.
Yoksa birbirimize laf yetiştirmenin, cerbezeli nutuklar atmanın, ağız dalaşına girmenin sonu yok.
Önce, kendimizi ikna edelim.
Gerçekten çözüme hazır mıyız?
Kendi payımıza düşen duygusal, ideolojik, siyasi ya da hamasi fedakârlığa baştan razı mıyız?
***
Kürt meselesinde ‘yol haritası’ arıyoruz.
Başbakan’ın açıklamalarından anladık ki hükümet, derli toplu bir hazırlık yapıyor.
Beklerken, tartışmayı da sürdüreceğiz.
Şu saate kadar, gözümüzü en zora, nihai safhaya dikerek bahsi açtık.
Doğrusu, kolaydan zor olana doğru bir sıra takip etmektir.
Sorunu parçalara bölüp, tek tek üstesinden gelmenin çarelerine bakmalı.
İdealize ettiğimiz formüller sonuç üretmiyorsa, şartları zorla zihnimize uydurmaya çalışmak nafile...
Belki formülümüz yanlıştır, olamaz mı?
Dışımızdaki şartlar yerine, bu kez kendimizi gözden geçirmeyi denemeliyiz.
Nihai hedefe, ara sonuçlarla ulaşılabileceğini hiç aklımızdan çıkarmadan...
Dağcılar, Everest zirvesine tırmanmak için Himalayalar’ın sırtındaki kaç Olemp Dağı’nda çadır kuruyor?
Bizim görünen ilk mola tepemiz, terör örgütünün silahsızlandırılmasıdır.
Kültürel haklar, özgürlükler ne bugünün, ne yarının işi...
Demokratik eksikliklerden bu ülkedeki herkes nasibini aldı.
Kürtler, azın daha da azıyla yetinmek zorunda bırakıldılar, o da doğru.
Ancak, düne kadar hayal edemediğimiz açılımlar yaşadık.
Umutlanmak için, şimdi daha çok sebebimiz var.
Arkasını mutlaka getirmeli, azı mutlaka çoğaltmalıyız.
Şükür ki, terörle hak arama yolunun sonuna geliyoruz.
Burdan sonrası için yeni bir yol açmak zorundayız.
Bir ‘çıkış yolu’...
Ama sabırla, sırayla...
Zira bu basamaklar, tek tek çıkılır.

Akif Beki - Radikal
akif.beki@radikal.com.tr

Yorumlar3

  • pc-kopat 16 yıl önce Şikayet Et
    yeter be. akif beki iyi oku bunu sıktınız kardeşim. yetti kürt meselesi filan. bu ne ya.. kürt meselesi kürt meselesi ortada bir mesele varsa üç beş şımarık dtp/pkklının cüretleridir. bu gidişle iktidar gidici gözüküyor bu kürt meselesi yetii artık
    Cevapla
  • öco bey 16 yıl önce Şikayet Et
    anlayabilmek.... güzel analiz yapmışsınız akif bey keşke herkes artık bunu anlayabilse de gençlerimiz ölmese bu her iki taraf içinde geçerli.. geleceğimizi birbirimizi kırarak yoketmemeliyiz haksızlıkları gördük artık bunları telafi etme zamanı geçti sayılmaz iyi bi dönüşteyiz bence geröeklerimizle yüzleşme günüdür kaçarak yol katedemeyiz...
    Cevapla
  • mehmet tokat 16 yıl önce Şikayet Et
    Kürt meselesi yok, sizin olayı saptırma meseleniz var. nerde kürt meselesi var? istanbulda yüzbinlerce ailede türk kürt evli. hangisinde sorun var? hangisinde mesele var. türkiyenin tamamı böyle. milyonlarca müslüman kürt devletine bağlı. papağan gibi bi kelimeyi öğrenip kürt meselesi diye konuşursanız olayı saptırıyorsunuz. komünist ayaklanmaya teşvik var. ve siz bunlar gelsinler şehre insinler derseniz konuyu kökten isyankarların istediği gibi halletmiş olursunuz. hatanızdan dönün.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat