Siyah adamın yükü

  • GİRİŞ11.10.2009 11:37
  • GÜNCELLEME11.10.2009 11:37

Siyah adamın yükü

Nobel Barış Ödülü, yetişkin bedenindeki bir çocuğa verildi.
Üstelik henüz hiçbir keramet göstermemişken, daha üzerinde kutsal alametler izhar etmemişken...
Dünyaya yeniden gelmek için çırpınıp duran o çocuk, bu kez Dalai Lama’nın reenkarnasyonu değil.
Tibet mabedi gibi tarih de, kaybettiğinde ruhaniyetini aramaya çıkar.
Fakat Samsara döngüsünde sıkışıp kalmış gibi gelemiyor bir türlü, dünyaya inemiyordu.
Nobel Komitesi, insaniyet namına durumdan vazife çıkarıp, ‘beklenen zat’ın bulunduğunu ilan etti.
Afro-Amerikan ilk siyahi Başkan Barack Hussein Obama...
Acaba bu, o mu?
“Uluslararası siyasette yeni bir iklim yarattığı, tarihte çok az insan kendisi kadar dünyanın dikkatini çektiği ve daha iyi bir gelecek için umut verdiği” söyleniyor.
Bunlar, ‘seçilmiş kişinin’ Obama olduğunda karar kılmak için yeterli mi?
Çaresiz bir durum!
***
‘Zamanın ruhu’, siyah bir adamın bedeninde yeniden doğmak istiyor.
Epey zamandır, meskensiz kalmıştı.
Tarih, son avatarını yanlış coğrafyada arıyor diye, düşünmeye başlamıştık.
Samsara döngüsü, Clinton’dan sonra kırılmıştı sanki.
Yeni küresel lider, dünyaya gelmek için yol bulamıyordu.
Hugo Chavez’e, W. George Bush’a bakıp, Amerika kıtasından bir daha çıkmaz, diyorduk.
O ruh, bir daha Yankee formuna girmez, başkan eşkaline bürünemezdi.
Başka bir yerden zuhur etmeliydi.
İşte bu sırada, yapılmamış bir ‘barış’ın ödülü verildi.
Obama bile şaşkınlığını gizlemiyor.
Hak etmediğini söylüyor.
Bu acele, bu erken ilan...Yoksa umut, doğuya kaymasın diye mi?

Yazının devamını okumak için bu linki tıklayabilirsiniz

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat