Allah ile halk arasında: Sol İslamileşiyor mu?
- GİRİŞ14.03.2010 08:13
- GÜNCELLEME14.03.2010 08:13
İki; Cami minarelerinde, ‘Hoşgeldin 1 Mayıs’ mahyaları ile işçi bayramı selamlanmış bu kez.
Üç; Che’nin meşhur beresine, mazlum halkların direniş sembolü olarak Hz. Ali’nin çift başlı cihat kılıcı zülfikar kondurulmuş.
Ve Son olarak, bir ışık halesi ile başı kutsanmış resmedilen bu azize iyi bakın.
Gördüğünüz zat-ı muhterem, ak sakalları, nurani yüzü ve derviş duruşuyla Marx’tan başkası değil.
Acaba, Allah’ı yeniden keşfeden Türk solu, müslümanlaşıyor mu?
***
‘Marxizm, İslam’la müşerref olup hidayete erdi’ diye düşünmeyin hemen.
Sadece ‘La ilahe’nin protesto gücünü fark edip, Kuran ve sosyal tefsirlerini okumaya başlamışlar.
Sosyalist cemaatte topyekûn bir ihtida hareketinin erken işaretleri olmasa bile mühim bir gelişme...
Sosyalist düşünce, sol için Müslüman bir dilin imkânlarını araştırıyor.
Türk solu, nihayet İslam’la tanışıklık düzeyinde bir ilişki kurma çabasında.
***
Marx, bir din düşmanı mıydı; yoksa semavi mesajın bir takipçisi, kurtuluşu müjdeleyen bir aziz, zamanının bir tebliğ eri mi?
Solun nihai zaferinde değil ama dinle kavgasında, bu sorunun cevabı tayin edecek sonucu.
Marx’ın dine bakışına dair bildiklerinizi gözden geçirin bence.
Din, kitleleri uyuşturan bir afyon mu?
Bütün mutsuzluğuna rağmen halkı, kurulu düzeni değiştirmekten alıkoyan şey midir din?
Hazrete kulak verelim;
“Din, hem bu dünyanın genel teorisi...hem de teselli ve mazeretin evrensel temelidir.
O halde dine karşı mücadele, ruhani aroması din olan dünyaya karşı da mücadeledir.
Dinsel sıkıntı, hem gerçek ıstırabın bir ifadesi, hem de gerçek ıstıraba karşı bir protestodur.
Din, mazlum varlığın feryadı, ruhsuz koşulların ruhu olduğu gibi kalpsiz bir dünyanın hissiyatıdır.
Din, halkın afyonudur.”
Marx’ta din, ikili bir yapıya sahip; mevcut dünyayı meşrulaştıran da, bu dünyayı protesto eden de aynı din.
Bir yanıyla statükocu, diğer yanıyla devrimci!
Solun açmazı burada; hangisine itibar edecek?
***
Din açısından meseleye gelince;
Ali Şeriati’ye göre ‘Allah ile halk aynı saftadır.’
Bu halk, hem Allah’ın kurtuluş vaat ettiği müminler topluluğu, hem de sosyalist hareketin öznesi ise, İslam ile sosyalizmin aynı tarafta olduğunu söyleyebilir miyiz?
Bir kimse Müslüman iken, aynı zamanda solcu olabilir mi?
Tersine çevirirsek; bir solcu, aynı anda Müslüman da kalabilir mi?
Sol için Müslümanlık, Müslüman için de solculuk mümkün müdür yani?
Her iki aidiyetin müştereklerine bakalım;
Müslüman da, solcu da anti-emperyalisttir.
İkisi de, anti-kapitalisttir.
İkisi de, eşitlikçi ve özgürlükçüdür.
Her ikisi de enternasyonalisttir.
Öyle ise, bir ‘sol ilahiyat’ta, bir ‘kurtuluş teolojisi’ üzerinde ittifak edebilirler mi?
Ve son tahlilde kim, kime tabi olacak?
***
Yazının devamına bu linkten ulaşabilirsiniz
Akif BEKİ / Radikal
Yorumlar4