Baykal'ı kim taşlayacak?
- GİRİŞ09.05.2010 08:38
- GÜNCELLEME09.05.2010 08:38
Ellerinden gelse, üstüne bir de hadım edeceklerdi.
Kişisel itibarı beş paralık oluncaya dek bırakmadılar yakasını.
Linç etseler, yine de doymayacak gibiydi gözleri.
Zaten linçten beter ettiler...
Evire çevire hırpalayıp, burnundan getirdiler Beyaz Saray’da oturmanın şerefini.
Öyle bir benzettiler ki, insan içine çıkamaz hale geldi.
Azil, ceza bile sayılmazdı bunun yanında.
Senato aşamasında kıl payı kurtardı başkanlık onurunu.
Ama haysiyeti lime lime edilmiş, mahremiyeti vahşice tecavüze uğramıştı.
Gerçek bir siyasi fırsatçılıktı, Cumhuriyetçiler’in yaptığı.
Bütün dünyanın gözü önünde, ABD Başkanı’nı rezil rüsva ettiler.
Özel hayat alanı tanımadan, yatak odasının bütün sırlarını ortalığa saçtılar.
Neredeyse donuna varıncaya kadar soyup, öylece anadan üryan sokağa bıraktılar Clinton’ı.
***
Ama ne oldu?
Sistem 3. kez aday olmasına izin verse, yeniden seçilecek kadar popülerdi bıraktığında.
Clinton’ı, Amerikan halkının gözünden düşürmeye yetmedi o çabalar.
Demokrat başkanın üstüne acımasızca giden Cumhuriyetçiler’in kongre lideri Bob Livingston’a ne oldu peki?
Hatırlayanınız var mı?
Kendi silahıyla vuruldu.
Su testisi, su yolunda kırıldı.
Bir süre sonra, gayrimeşru ilişki yaşadığı ortaya çıktı.
İddiaları kabul etti; önce itiraf, sonra istifa etmeye mecbur kaldı.
Muhafazakâr siyasetçi olarak yaptığı parlak kariyer, böyle sona erdi.
Fakat durun daha, kaderin gösterecek başka cilveleri de vardı.
Livingston’un yerine gelen David Vitter’ın da adı, bir seks skandalına karıştı.
‘Ah’ edenlerin gadrine uğramış gibi, sonu aynı oldu.
***
Yazının devamına bu linkten ulaşabilirsiniz
Akif BEKİ / Radikal
Yorumlar5