Ahşap dünyanın ekseni
- GİRİŞ13.06.2010 10:13
- GÜNCELLEME13.06.2010 10:13
Ortada 50’lilikler, sefahat nesli.
Alt katın sakinleri ise, kayıp kuşaktır, hippi nesli.
Aynı konakta, ama apayrı dünyalarda yaşarlar.
Kopuktur rabıtaları, bağlantıları kesik...
“Üç katlı ahşap evin her katı ayrı alem!
Üst kat: Elinde tesbih, ağlıyor babaannem.
Orta kat: Mavs oynayan annem ve aşıkları.
Alt kat: Kızkardeşimin (tamtam) da çığlıkları.
Bir kurtlu peynir gibi ortasından kestiğim,
Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim!”
Katlar arasındaki kuşak çatışmasını tiyatroya da döküyor Necip Fazıl.
‘Ahşap Konak’ piyesinde, cemiyet hayatının dramatik tasvirini sunuyor.
Yangın ve apartman, Atatürk’ün de sevdiği metaforlar.
Ama dış politika için kullanıyor o.
Yüzümüzü ne yana döndüğümüzü, Doğu’ya mı, Batı’ya mı sırt çevirdiğimizi tartışmak, boş lafazanlık...
Ahşap konak, eksen kaymasından çok daha açıklayıcıdır.
***
“Çekiyor tebeşirle yekun hattını afet,
Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!”
Gaflet halinin resmi...
Atatürk de, Necip Fazıl’la aynı kanaatte olmalı.
Çünkü, dünya milletlerini apartman komşuları gibi görüyor.
Birinde çıkan yangın söndürülmezse, diğerine de sıçraması mukadder.
Komşusundaki yangına kayıtsız kalamaz kimse.
Hele kapı komşusuysa, hiç kalamaz.
Dünyayı yanarken görmüş biri olarak konuşuyor Atatürk.
‘Bir dünya yangını daha çıkmasın’ istiyor, ama çıktı ondan sonra.
Apartmanlar böyledir işte;
Alt kattaki yangının alevleri, üsttekini de yakar.
‘Herkes emniyette değilse, hiç kimse güvende hissedemez kendini.’
Onca acıdan sonra öğrendik bu kadarını.
Hatta, Soğuk Savaş sonrasının temel güvenlik doktrini haline geldi, bu formülasyon.
Fakat ne fayda!
Obama’nın Amerika’sı ayrı telden çalıyor, Netanyahu’nun İsrail’i
ayrı; Ahmedinecad’ın İran’ı, Castro’nun Küba’sı ve Chavez’in Venezuela’sı ayrı tellerden.
***
Yazının devamına bu linkten ulaşabilirsiniz
Akif BEKİ / Radikal
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol