Terörün kör enaniyeti
- GİRİŞ20.06.2010 08:50
- GÜNCELLEME20.06.2010 08:50
Genelkurmay Başkanlığı’nın cuma günkü açıklamasından da bunu anlıyorum.
Birincisi; varlığını ve taban hakimiyetini devlete hissettirmek istiyor.
İkincisi; siyasi kanadı üzerindeki otoritesini yeniden tesis etme çabasında.
Üçüncü aşama; sürecin inisiyatifini ele geçirmek.
Dördüncüsü; ‘Ben buradayım’ diyerek, Kandil’i tek adres göstermek.
Dimdik ayakta kaldığını ispatlayıp, çözüme dair nihai söz sahibi olmaya çalışıyor.
Hülasası; yeni terör dalgasının altında dağdakilerin ‘ego çatışması’ yatıyor.
***
Asker, bir gün önce ‘saldırılar artacak’ demişti.
Bu uyarı, aynı gece doğrulandı.
Cumartesi sabahına, kan revan içinde uyandık.
‘Madem bekleniyordu, neden yeterli tedbir alınamadı; istihbarat zaafiyeti mi var?’ denilebilir.
İrdelenmesi gereken pek çok soru daha geliyor akla.
Elbette, bunları da konuşup tartışmalıyız.
Fakat, meselenin özü şu;
Her seferinde, örgütün firavunlaşan nefsi dikiliyor karşımıza.
Kandil’den başını çıkarıp, ‘Bensiz çözüme geçit vermem’ diyor.
Yolunu kesip duruyor, demokratik siyasetin.
Çözümün önünü kim açacak, bu durumda?
Yargı deseniz, başka bir uçtan tutmuş köprübaşını.
Muhalefete baksanız, tek derdi hükümeti köşeye sıkıştırmak.
E, zaten terör örgütü de aynı yere vurmuyor mu?
Devlet Bahçeli, “Açılım zırvasından vazgeçildiği ilan edilmeli, İmralı’nın dış dünyayla teması kesilmeli, Kandil’e harekat yapılmalı ve acilen erken seçime gidilmeli” diyor.
Kılıçdaroğlu da benzer noktalardan yükleniyor.
Kandil yolunu işaret ediyor, hepsi.
Örgütün istediği de bu değil mi?
Terörün enaniyeti, her yeri kaplıyor yeniden.
Dağdakiler, ego patlaması yaşamasın da ne yapsın şimdi?
Yazının devamını okumak için bu linki tıklayınız
akif.beki@radikal.com.tr
Yorumlar3