Esad'a sorulmayan sakıncalı soru

  • GİRİŞ02.11.2011 06:28
  • GÜNCELLEME02.11.2011 06:28

Esad, korkusunu yenip Türk gazetecilerin sorularıyla da yüzleşmek zorunda.

Suriye lideri, ayaklanmalar başlayalı beri ilk kez yabancı bir gazete ile bir televizyona mülakat verdi. Dikkat ettim, her ikisinde de çok kritik bir soru muhatabına sorulmamıştı. PKK terörünün azmasıyla Türkiye’nin Suriye’ye bozuk çalması arasında paralel bir tırmanış var. Esad, bu eşzamanlı kötüleşme hususunda ne diyordu? Aralarında illiyet bağı kuran yorumlar hakkında ne düşünüyordu?
Beşar Esad’ın konuşmaya karar verdiği anlaşılıyor. Bir gün arayla hem İngiliz Sunday Telegraph gazetesine hem de Rus devlet televizyonu Kanal 1’e konuştu. Fakat, Türkiye’den herhangi bir gazetecinin aklına gelebilecek ilk soru, o mülakatlarda ima yoluyla dahi anılmadı. 

Akıl edilmemiş olması muhtemel görünmüyor
Telegraph muhabiriyle yüz yüze yapılmış görüşme. Ev sıcaklığı vermek için Esad’ın resmi konutunda, çay-kahve ikramı eşliğinde söyleşmişler. Şam’ın Türkiye’ye karşı tekrardan PKK silahına sarılıp sarılmadığı sorusu, muhabirin ortamı germe çekingenliğinden atlanmış olabilir. Sakıncalı bulunduğu için Esad tarafından sorulmaması da istenmiş olabilir. Ancak sorunun baştan akıl edilmemiş olması, muhtemel görünmüyor.
Rus devlet kanalının çok özel röportajında da PKK bahsi katiyen geçmiyor. Şam yönetimi, teröre destek çıkma konusunda uzun bir sabıka kaydına sahip. Türkiye’yi sıkıştırmak için terörü cesaretlendirme seçeneği hep masalarındaydı. Rus televizyonunun da sakıncalı mevzuları kurcalamasına izin verilmemişse, bu aşamada Şam’ın işine gelmediği içindir. Ya Türkiye’nin hassasiyetini kaşımaktan ya PKK ile bağlantısını inkâr etmekten yahut meseleyi açıklığa kavuşturmaktan kaçınıyor Esad.
Çukurca saldırısı, Esad rejiminin motive ettiği, teşvikle kalmayıp lojistik destek de sağladığı bir Muhaberat operasyonu muydu? Başbakan Erdoğan, saldırının arkasında bulunabilecek yabancı ülke çıkarlarına işaret etmişti. Açıkça belirtmese de o ithamın baş şüphelisi Suriye olarak algılandı. Türkiye’yle arası açıldıktan sonra Esad’ın hasmane komşuluk siyasetine geri dönüp PKK’yı yeniden taşeronlaştırdığı kanaati herkese hâkim şimdi. Yaygın rivayetler, Şam’ın, “Hini hacette lazım olur” diye Suriyeli Fehman Hüseyin’le irtibatını hiç koparmadığı, bugün de onun üzerinden terör örgütünü manipüle ettiği yönünde.

(Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz)


Akif Beki  / Radikal

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat