Kahramanlaşmak isteyen gazeteciler
- GİRİŞ05.01.2012 09:50
- GÜNCELLEME05.01.2012 09:50
Gazeteci, iktidara politika dayatır mı?
Dediklerine harfiyen uymazsa beğenmediği politikaları eleştirmekle yetinmeyip saldırganlaşır mı? Söz düellosuna tutuşup bilek güreştirir mi? Siyasetçiyi, sahiplendiği devlet kurumlarının foyasını ortaya çıkarmakla tehdit eder mi? “Ben sana gününü gösteririm” der mi?
Bildiği ne varsa zaten yazmakla mükelleftir gazeteci. O bilgiyi siyasi tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanmak, iktidar politikalarını rehin almaya teşebbüs gazetecinin ne hakkı ne de haddi.
İddiasında diretmek değil dayatmaktan söz ediyorum. Gerçi iktidarın gazetecilere karşı tutturduğu dil de çok sorunlu olabiliyor. Fakat medya-iktidar ilişkilerinin kapsamına sığmayan başka bir sorun var hızını alamayan gazetecilerde. Son sürat çarpışıyorlar. ‘Kahramanlaşmak isteyen gazeteciler sendromu’na yakalanmış gibiler.
Acaba o yüzden mi meslek ölçütleriyle açıklanamaz bir tutum içindeler? Kendilerince vaktiyle destek vermiş olmaları izah edebilir mi iktidarın tepesine çıkmalarını? Gazeteci, cuntacılara karşı demokrasiden yana tavır aldığı için seçilmiş iktidarı borçlandırıp başına kakabilir mi bu iyiliği?
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
AKif Beki / Radikal
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol