Üç kademeli standart CHP
- GİRİŞ03.04.2012 09:50
- GÜNCELLEME03.04.2012 09:50
Kılıçdaroğlu’nun CHP’si, Baykal CHP’sinin üç kademeli standart modelini aynı sıra ve serilikle izliyor.
Birinci kademe, Meclis aşaması. Çağdaşlık bayrağını, genel kurul salonunda marşlar okuyarak göndere çekiyorlar.
İkinci kademe, Cumhurbaşkanlığı makamına çağrı aşaması. Kendilerine rağmen geçen düzenlemeleri veto etmesini istiyorlar. Üçüncü kademe, doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne çıkıyor. Soluğu, yüksek mahkemenin şikâyet kapısında alıyorlar.
Kesintisiz zorunlu eğitimi üç kademeye bölen yasaya karşı yine standart prosedürü devreye aldılar.
Senaryo çalışmıyor
Alternatif senaryolara çalışmıyor CHP. Başını sağa sola çevirmeksizin, meselelere sabit bir noktadan bakmaya devam ediyor.
Cumhurbaşkanı’na, klasik çağrılarından birini yapıyor Kılıçdaroğlu. Türkiye’yi çağdaş uygarlığa taşıma yükümlülüğünü hatırlatarak mezkur yasayı mercek altına almasını diliyor.
Gerçi, “Herkes görevini bu çerçeve içinde yapmak zorundadır, bunu bekliyoruz’’ cümlesi, dilek ve temenniyi aşan bir buyurganlık içeriyor ama olsun.
‘Bu çerçeve’ dediği, çağdaş uygarlığa uygunluk.
‘Bunu bekliyoruz’daki ‘bunu’ ifadesiyle de ‘yasanın veto edilmesi’ni işaret buyuruyor.
Diyelim ki, Kılıçdaroğlu’nun beklentilerini karşılamadı Cumhurbaşkanı. Cevap hazır: ‘Anayasaya aykırı gördükleri maddeleri doğal olarak Anayasa Mahkemesi’ne götürecekler’.
Değil mi ki, imam hatiplerin orta kısmına ön açılıyor; değil mi ki, din dersi seçmeli olarak zorunlu eğitim evresine monte ediliyor...
Demektir ki CHP için, 28 Şubat sürecinin çağdaşlık ülküsüne aykırılık var.
Sabit bakış döngüsünde döne dolaşa kademeli siyaset modeline geliyorlar yine.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol