28 Şubat soruşturması nerede duracak?

  • GİRİŞ14.04.2012 10:46
  • GÜNCELLEME14.04.2012 10:46

Bugünün sorusu, 28 Şubat soruşturmasının nerede başladığı değil nerede biteceğidir. Uzandığı yere kadar elhak gitsin. Adalet terzisi şaşmasın yeter ki.
 
Bu savcılar değişik, başından belli. Bu soruşturma da sonuna kadar haklı ve gerekli.
28 Şubat dosyası açıldı. Gidebildiği yere kadar da gitmeli; adaletin keskin kılıcı, yoluna çıkan her kime değecekse de değmeli.

Tek bir sorun var; ama nereye kadar gidecek, ama kime kadar dokunacak?
İhtiyaç fazlası coşkudan hayır görmedik geçmişte. Aşırı tazyik ve tahrikle coşku aşımına yol açıp sonradan savcıları eleştirdik.

Bu seferki soruşturmanın her cenahtan aldığı destek, ziyadesiyle kâfidir.
Bu seferki süper savcıların, usul hatalarından sakınmak için gösterdikleri dikkat de şimdilik kifayet eder.

28 Şubat zulumatının hesabı sorulacak, devrin gözü kararmış muhteris ve nobran generalleri hukukla yüzleştirilecek, hak nihayet yerini bulacak.

Bu davanın peşine kayıtsız şartsız takılmamak ne mümkün!

Fakat coşku fazlasına ihtiyaç görünmüyor.

Onun için, ihtiyatı elden bırakmadan, mesafeli ve temkinli yaklaşıyorum soruşturmaya.

Adaletin, intikamdan daha soğuk yenen bir yemek olduğunu bittecrübe öğrendik çünkü.
Bugünün sorusu, 28 Şubat soruşturmasının nerede başladığı değil nerede biteceğidir.

Mağdurların hakkı gasıplardan alınsın, yaşattıkları acıların hesabı o zalimlerden son gözyaşı damlasına kadar sorulsun. Soruşturma, uzandığı yere kadar elhak gitsin.

Gözü kapalı varım, adalet terazisi şaşmasın yeter ki.
Bütün endişelerimin kaynağı şudur:

Bir keresinde, Devrimci Karargâh adlı şiddet şebekesinden girildi, Hanefi Avcı’dan çıkıldı.
Başka bir keresinde, Ergenekon denilen derin suç çetesinden girildi, Ahmet Şık’la Nedim Şener’den çıkıldı.

Hatta, KCK gibi korkunç bir terör organizasyonundan girilip bir uçta Oslo görüşmelerinden, diğer uçta Ragıp Zarakolu’yla Büşra Ersanlı gibi eli kalem tutan aydınlardan çıkıldığı da oldu.
Terör örgütünün paralel devlet yapılanması çökertilecek zannederken bir de baktık ki MİT’in KCK operasyonu çökertilmiş.

Bunca suimisalden sonra neyin emsal alınacağı, soruşturmanın altından ne çıkıp ne çıkmayacağı konusunda kesin bir şey söyleyebilir misiniz?

Soruşturmaya doğru yerden girilmesi, illa doğru yerden çıkılacağı hükmüne yeter-sebep olmuyor.
Haklı ve gerekli her başlangıç, mutlaka haklı ve gerekli bir menzilde sonlanmayabiliyor.
Post-modern darbe sürecine aktif olarak katılan sivil-asker aktörler mi yargılanacak sadece, yoksa kurunun yanında yaş da yanacak mı?

Ben, kesinkes “Hayır, yanmaz” diyemiyorum.

Galiba, kötü tecrübelerle biraz sarsıldı inancım.

Yazının devamı ve orjinal hali için tıklayınız!

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat