Farazi bir Erdoğan eleştirisi
- GİRİŞ02.05.2012 08:42
- GÜNCELLEME02.05.2012 08:42
Başbakan, ‘’Biraz da bizim borumuz ötsün tiyatrolarda, sahneler derhal tesettüre girsin, oyuncular tez muhafazakâr takılsın, oyunlar behemahal Taliban ahlakına bürünsün’’ demiş olsaydı, ‘Gardırop Muhafazakârlığı’ eleştirilerine katılırdım.
Kültürde kaba bir şekilciliğe teslim olmaktan girer, sanatta tam bir estetik hezimeti yaşatılmasından çıkardım.
Kemalist modernleşmeye benzer kof bir muhafazakârlaştırma projesinin her şeyi nasıl içeriksizleştirdiğini, toplumu zevksizleştirip ne bela bir beğeni yıkımına uğrattığını ben de haykırırdım.
Derdim ki: “Mehmet Akif İslam şeriatının şairidir. Yahya Kemal ise İslam medeniyetinin şairidir. Dolayısıyla Mehmet Akif için Mimar Sinan’ın Selimiyesi, Süleymaniyesi ile Ümraniye’deki herhangi bir eğri büğrü cami arasında fark yoktur. Çünkü akait açısından her iki cami de Müslümanların topluca Allah’a ibadet ettikleri mekandır. Oysa meseleyi İslam medeniyeti açısından ele alan biri için bu, çok temel bir farktır.”
Derdim ki: “Cumhuriyet’in ilk yıllarında kadınların kamusal alana çıkabilmeleri için tayyör giymeleri gerekti. Nasıl Gardırop Atatürkçülüğü ya da Gardırop Kemalizmi, meseleyi tamamen şekil olarak ele alıyorsa Gardırop Müslümanlığı da meseleyi tamamen şekil olarak ele alıyor. Müslümanlar farkında olmadan Kemalist oldular. ”
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Akif Beki / Radikal
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol