Sahte siyasetçi

  • GİRİŞ13.05.2014 10:04
  • GÜNCELLEME13.05.2014 10:04

Türkiye bu tür gerginlikleri hızlı tüketiyor, hızlı tavır alıyor ve bunlar üzerinden hızla kutuplaşıyor.

Bir yanda başbakanın tavrı ve tarzını otoriterliğin bir emaresi olarak görenler ve Feyzioğlu'nu yüceltenler, öte yanda başbakana tümüyle hak verme ötesinde çıkışını alkışlarla karşılayanlar...

Bırakın sade vatandaşları, yazarlar, gazeteler bile bu bölünmeye ve hızlı tepkiye tabi...

Görüntüleri ilk izlediğim an aklımdan geçenler değişmedi:

Kimileri gibi burnumdan solumadım. Şaşırdım, görüntüleri baştan sona, sondan başa doğru her saniyesinde yanlış buldum. Keşke, dedim, Başbakan Tayyip Erdoğan tepkisini gösterecek başka bir yol bulsaydı. Örneğin Cumhurbaşkanına söyleyerek, bilgi vererek toplantıyı terk etseydi. Ya da keşke tepkisini, duygusunu kontrol edebilseydi. Veya sonuna kadar dinlediği konuşmanın son 20 saniyesine de sabır gösterseydi.

Başbakanı bu açıdan eleştirmek ve ondan farklı bir davranış beklemek son derece doğaldır, hatta demokratik usüller açısından kaçınılmazdır.

Ancak bir de madalyonun diğer yüzü var.

Hem de hiç hafife alınamayacak ve bana yukarıdaki keşkelerle başlayan cümleleri kurduran yüzü...

Evet, madalyonun diğer yüzü...

Günlerdir söyleniyor, aklı başında bir CHP Genel Başkan Yardımcısı da söyledi.

Başbakanın tepki gösterdiği meslek odası temsilcisi saygısızlık ve fırsatçılık yapmıştır. Bir töreni siyasi şova çevirmeye girişmiş ve siyasallaştırmaya soyunmuştur.

Açılış törenlerini siyaset meydanına çevirmek, bunu kuralları delerek, teammüleri aşarak yapmak, başbakanı karşısına alıp icraatiyle ilgili nasihat çekmek ve verip veriştirmek, hele bunun bir meslek odası temsilcisinin yapması, demokrasi kültürü açısından her halde kabul edilebilir bir durum değildir.

Başbakanın fevri davranışı, bu durumun üstünü örtmez...

Şunun altını da özellikle çizmek isterim:

Danıştay gerginliğine bakıp başbakana ilişkin kimlik, kişilik tahlili yapmaya soyunmak, otoriter, diktatör çığlıkları atmak, son derece 'sahte' ve 'fırsatçı' bir tutumdur.

ABD'de, Avrupa'da bir meslek örgütü başkanının, etik açıdan kendisine böyle davranmaya müsade edeceğini, kuralların böyle bir duruma imkan vereceğini düşünmeniz mümkün müdür?

Şu anda başbakana oy veren milyonlarca insan, belki fazlası onun bu davranışını alkışlıyor ve sahipleniyor.

Neden mi?

Nedeni basit...

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat