'Malul ol'cular ve uyarı ya da uzlaşma…

  • GİRİŞ01.08.2008 10:16
  • GÜNCELLEME01.08.2008 10:16

Prof. Dr. Ergun Özbudun, "kapatma yönünde verilen 6 oy Anayasa Mahkemesi'nin yasakçı yapısının sürdüğünü gösterir" derken, bizce tümüyle haklıdır.

Yasakçılık…

Nitekim Ergenekon davasına karşı duran, kapatma davasını ise gizli ya da açık destekleyen tüm yorumcular ve gazeteler, dünkü yazılarında ve haberlerde, işin demokrasi tarafını değil, uyarı yönünü öne çıkarmışlardı…

28 Şubat vari "ince ayar"dan den vuranlar, "ihtar"dan söz edenler, 11 yargıçtan 10'nun AK Parti'yi "laiklik karşıtı eylemlerin odağı" gördügünü hatırlatarak, Baykal gibi "sorunun adı kondu, işte gerçek budur" diyenler televizyon programlarında cirit atıyordu…

Aslında ne bu kalemler ne yargıçlar AK Parti'nin laiklikliği ihlal ettiğine dair geçerli herhangi bir hukuki kanıt bulabilmiş, hatta kendilerini buna ikna edebilmiş değiller.

2002-2007 arasında Türkiye'yi yönetirken reformcu politikalarıyla karşıtlarından bile alkış alan bir siyasi partinin bir anda mürteci kesildiği iddiasını ne mantık açıklardı ne akıl…

Kanıt ve talepleri sadece dün de siyasiydi, bugün de siyasi...

AK Parti'nin kendi içinden bir kişiyi cumhurbaşkanı seçerek, üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldırarak "çizgiyi aştığını, geleneksel uzlaşmayı bozduğunu" (bu eylemler demokratik prosedür çerçevesinde gerçekleştirilmiş olsa da) düşündüler, beyan ettiler.

Kimileri dava açtı, diğerleri destekledi ve yargıçlar ise karar verdi.

Siyasi adım, yargının verdiği siyasi bir kararla bitti.

Söyledik, siyasetten imha etme arayışının nedeni başkaydı…

İki gündür bir çok gazeteyi süsleyen "AK Parti'ye uyarı", "uzlaşmaya dönmek" ya da "geri dönüş" lafları tam da bu durumu yansıtmaktadır…

Değişim ve direnç aktörleri arasında yaşanan iktidar mücadelesinin yeni aşaması aslında bu sözlerle, bu beklentilerle anlam kazanmaktadır.

"Direnç tayfası" tam olarak tatmin olmamıştır…

Onlar açısından istenilen geri dönüş tam olarak sağlanamamıştır.

Ve bugünden itibaren bu iktidar mücadelesi onların elinde ve dilinde başka bir biçim kazanacaktır.

Nitekim "uyarı", "uzlaşma", "laiklik karşıtı eylem odağı olmak" gibi vurgular, aslında bu "Anayasa Mahkemesi kararını, siyasi iktidar üzerinde yeni bir vesayet arayışına döndürme çabasının ilk sinyalleri"dir.

AK Parti'nin izleyeceği yol kendi bileceği iştir…

Ama biz hep daha fazla demokrasi talep edeceğiz…

Muhtırasız, parti kapatmasız bir Türkiye isteyeceğiz…

Ve bunları "ama…" sözleriyle karşılamayan bir neslin filizlenmesi için gücümüz yettiğince mücadele edeceğiz…

"Malul ol" teorisyeni Ertuğrul Özkök karardan sonra şöyle yazmış:

"Demek ki, kimsenin kafasında "yargı darbesi yapmak" falan yokmuş…."

Doğaldır zira bu darbe girişimine ellerine bulaşmıştır…

"Yargısal darbe girişimi" aşikardı, sadece direkten döndü…

Aynı Özkök, demokrasi mücadelesini önemseyenlere yönelik öfkesini ve intikam duygusunu gizleyemeden, adeta kendisine ayna tutarak, Başbakan'a şöyle diyordu:

"Fikrini beğenmediği 'seçkincilere' gösterdiği tepkinin yarısını, kendisini rövanşizme zorlayan 'yandaş seçkincilere' karşı da gösterebilse, hem kendisini hem ülkemizi kalıcı uzlaşmaya götürebilecek yolu açar…"

Özkök'ün önemi yok, ama bu zihniyet önemlidir, zira vahimdir…

Bu zihniyet yakında Ergenekon davasında darbecilerle ve katil zanlılarıyla uzlaşma isteyeceklerdir…

Sözüm okura:

Darbecilerle, demokrasi karşıtlarıyla, ahlaksızlarla uzlaşmayın…

alibayramoglu@tnn.net

Ali BAYRAMOĞLU - Yeni Şafak

Yorumlar4

  • altay Yeşil 17 yıl önce Şikayet Et
    Tamam. Sayın Bayramoğlu Tehliklenin farkındayız merak etme. Uzlaşmayacağız. Uzlaşmaya yanaşanlarıda sandığa gömeriz. İçin rahat olsun. Yalnız Şu CHP liler artık Türkiyede diğer vatandaşlarla ayı haklara sahip olduklarını anlasalar iyi olur. Bir türlü bunu kabüllenemediler.
    Cevapla
  • Yusuf Çınar 17 yıl önce Şikayet Et
    Uzlaşma dedikleri "Teslim ol, Demirel gibi ol" demektir. Yani; Demirel, M.Yılmaz, Mhp gibi ol. Hortumcu ol. Milletini düşünme demektir. Demokrasiyi boş ver, milleti kandır oyunu al ama; biz azgın azınlığa hizmet et, demektir.Nedense şu laiklik elden gidiyor diyenleri, onlarca bankanın hortumlanması, gecelik faizlerin %7500 lere çıkması rahatsız etmez.Kahraman ordumuz bu hortumculara muhtıra vermez. Nedendir acaba?
    Cevapla
  • mustafa süs 17 yıl önce Şikayet Et
    Darbecilerle uzlaşanlar..... Son bir darbe yapalım, öyle git gideceksen,ne olur yargı eliyle yap dönmeyeceksen...dediler ama ne olduysa oldu darbe olmadı,şimdi güya ayak oyunları ile hiç suçu olmayan bir partiyi köşeye sıkıştırıp suçlusun sen suçlu kal demeye getiriyorlar,halk en güzel cevabı vermek için sabırsızlanıyor darbe hayranlarına...
    Cevapla
  • Halil Gül 17 yıl önce Şikayet Et
    google davası. Sayın yazar görüşlerinize aynen katılıyorum,6 yıllık iktidar döneminde,kendilerini çağdaş gören partilerden ,daha çağdaş atılımlar yapan Ak partinin laiklik karşıtı eylemlerin odağı suçlamasıyla yargılanıp 10 üye tarafından kabul edilmesi son derece enterasan.....Google savcısının iddanemisini önemseyerek karar vermeleri tarafsızlıklarına bir kez daha gölge düşürmüştür........
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat