Azınlıklar gitmeseydi
- GİRİŞ12.11.2008 08:11
- GÜNCELLEME12.11.2008 08:11
Güç kullanmaya dair düşünceler dile geldiği zaman sınırları aşar, resmi ağızlardan çıkınca sınır aşmanın da ötesine giderler.
Zira işaret ettikleri sadece mevcut ve hakim "kara bir zihniyetin varlığı" değildir, aynı zamanda bu "zihniyetin doğrulanması ve meşrulaştırılması"dır.
Savunma Bakanı Vecdi Gönül Brüksel'de Türkiye Büyükelçiliği'ndeki 10 Kasım konuşmasında yaptığı gibi
İşte bakanın sözlerinden alıntılar:
"Ege'de Rumlar devam etseydi ve Türkiye'nin pek çok yerinde Ermeniler devam etseydi, bugün acaba aynı milli devlet olabilir miydi?
Mübadelenin ne kadar önemli olduğunu size hangi kelimelerle anlatsam bilmiyorum, ama eski dengelere bakarsanız, bunun önemi çok açık ortaya çıkacaktır.
İzmir Valiliği yaptığım dönemde İzmir Ticaret Odasının kurucuları arasında hiç bir Müslümanın olmadığını, tamamının Levantenlerden oluştuğunu görmüştüm
Ege'de verimli topraklar azınlıkların elindeydi
Cumhuriyet öncesinde Ankara Yahudi, Müslüman, Ermeni ve Rum olmak üzere dört mahalleden olurdu
Bugün dahi Güneydoğu'da verilen mücadelede kendilerini mağdur sayanların katkısını, özellikle tehcir nedeniyle mağdur sayanların katkısını reddedemeyiz "
Okudukça insanın nutku tutuluyor
Her ülkenin geçmişinde karanlık sayfalar bulunur
Ve aklı başında, medeni her millet bu sayfaları özürle, tartışmayla, eleştiriyle aşmaya, kimliğinden ayrıştırmaya çalışır
19. yüzyıl milliyetcilik hareketleri çerçevesinde özellikle Balkanlar ve Kafkaslar'da ulus devletlerin etnik ve dinsel standartlaşma üzerine inşa edildiğini, bu standartlaşmanın ise katliam, göçertme, baskı, korkutma, mal gasp etme gibi yöntemlerle yapıldığını biliyoruz
Bu geçmiş, bölgedeki ülkelerin sırtında bir yüktür
Ahlak her şeyden önce herkesin kendi çiftliğinde, kendi topraklarında olanla ilgili "vicdani sorumluluk" taşımasını gerektirir
1915 büyük felaketi, mal gasbıyla sonuçlanan anti-semit dalgalanma ya da Yahudilere yönelik 1937 Trakya Olayları, yasaya uygun gasp yoluyla sermayenin Türkleştirilmesini ifade eden 1942 Varlık Vergisi, 6-7 Eylül Olayları
Bunların her biri bu ülkenin tarihinde yer alan ve en azından "vicdani özür" gerektiren "kara hadiseler"dir
Türkiye Cumhuriyeti'nin Savunma Bakanı ise (mübadeleden çerçeveyi genişleterek Ermeni ve Yahudilere de vurgu yaparak) milli devletin bu tür olaylar sayesinde kurulabildiğini, "techirin, gasbın, kırımın sayesinde varolduğumuzu" ima ediyor
Beteri, bunları ileri hamleler, doğru ve yapılması gereken işler olarak yorumluyor
Bu, kabul edilemez bir durumdur
2005 yılında yaptığım saha çalışmasında 80'li yaşlarda eski bir İstanbullu şunları söylemişti:
"1955 sayımında İstanbul'un nüfusu 1 milyon 36 bin oldu. O zaman bir milyon nüfusun azınlıklar denilen kesimi önemli bir yekûn tutuyordu. Mesela biz Beyoğlu'na çıkardık hiç Türkçe konuşulmazdı. Omuz vururlardı. Rum ve Yahudi piç kuruları vardı. Piç kurusu derdik biz onlara. Çete halinde dolaşırlardı. Oraya hakimlerdi, bu bir. İkincisi, böyle Türk müessesesi yok gibi bir şeydi, İstanbul'da. Tarihten gelen mesela bezcilik filan gibi basit şeyler, Türklerindi. Kapitülasyonlar tesiriyle her şey onların eline geçmiş. Kaymak tabakaydı onlar. Azınlık gibi değil de sahip gibi davranır, farklı olduklarını belirtirlerdi. Dolayısıyla sempatik değillerdi. Samatya'da filan Yenikapı'da, Balat'ta, komşularıyla iyi geçinirlerdi ama Beyoğlu'na çıktığınız zaman ağırlıkları hissedilirdi "
Biliyoruz ki, bu sözler ve bu zihniyet hala canlıdır
Hrant Dink'i aramızdan çekip alan bu zihniyettir.
Ve bu zihniyet 6-7 Eylül'ü bugüne taşımaktadır
Bu zihniyetin şu ya da bu şekilde yaşıyor olması, iktidarda temsil imkanı bulması hepimiz için talihsizliktir
Ali Bayramoğlu - Yeni Şafak
Yorumlar8
-
bedri ateş
17 yıl önce
Şikayet Et
türk çocuğu şehitmi. ben t.c ,nin hiç bir askerinin şehit olduğuna inanmıyorum kendimizi kandırmayalım .size soruyorum diniyle mücadele eden ve bunu ilk sıraya koyan bir ülkenin askeri nasıl oluyorda şehit oluyor.terörle aynı zihniyeti paylaşan bir ülke .daha çok maaş alayım ,terör eylemi olmadığı zaman kendisi terör varmışgibi eyleme çıkan.kaç asker ölürse ölsün umurunda olmayan bir zihniyetin askerleri nasıl şehit oluyor anlayanıyorum.galiba dinimizle dalga geçiyorlar.chp misali.
Beğen
Cevapla
-
süleyman yakut
17 yıl önce
Şikayet Et
olmaz. Bir insanın memleketinde kendi dilinin konuşulmasını istemesinin neresi kötü anlaşılmaz. Osmanlı'nın son döneminde Osmanlıyı içeriden kemiren habis bir ur gibi duran azınlıkları okadar masum gösteriyorlar ki okuduklarımız bizi şaşırtıyorlar. Yani bu memleketi sevenler evet siz nereyi istiyorsanız verelim kalanı bize yeter mi demeliydiler? Dünyanın neresinde böyle bir anlayış var. Hiç kimse ülkesinin içerisinde birlikte yemek yedikleri kaba başkasının pislemesini istemez. Pisleyenleride istemez...
Beğen
Cevapla
-
mahmut duman
17 yıl önce
Şikayet Et
dogrular güzeldir.... yetkili birilerin istemeden olsada itirafta bulunmasi güzeldir sevgili bayramoglu biz herseyi biliyoruz siz istediğiniz sekilde torunlariniza farklı anlatin dun onu yapan bugün kürde bizede kapıyı göterdiler hatta gecen hafta hayırlısı bakalım gitmek kime kısmet olmuş zaman neyi gösterir bilemeyiz
Beğen
Cevapla
-
isa ertuğrul
17 yıl önce
Şikayet Et
Beyoğlunda omuz atarlardı diyorsun. Demekki bu tehçir olayı olmasaydı kadıköydede omuz atalardı kızılaydada,veya bizim Türklerde Yunanistan tarafında onlara omuz atardı ondan sonrada kan gövdeyimi götürürdü bilinmez.Bakan çok haklı şimdi başımızda pkk benzeri bir sorun daha olurdu..
Beğen
Cevapla
-
emre genc
17 yıl önce
Şikayet Et
ya bırak kardeşim.... sende yazarım diye yazıyorsun işine gelmiyor çünkü. ağzındaki baklayı çıkarsana sen? ne demek ya tehcir olmasaydı wilson ilkeleri gereği şimdi doğuda bir ermeni devleti kurulacaktı. ermeni katliamları devam edecekti. işte istanbul örneğinde olduğu gibi levantenlerin nasılda sınırsız imtiyazlara sahip olduğu, türklerin ise bir azınlık gibi yaşadığı apaçık değil mi? yani sayın yazar siz, levantenlerin bu durumundan memnunmuydunuz? 1,5 milyon rum mübadele edilmeseydi, onlarında bir devleti olabilirdi o zaman..
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle