Numan Kurtulmuş meselesi ve AK Parti'nin yeni stratejisi

  • GİRİŞ18.07.2012 11:10
  • GÜNCELLEME18.07.2012 11:10

İlki öykü değişime, insan hakları çıtasının seviyesine, hak ve özgürlüklerin karnesine bağlı olarak seyrediyor. Bunun içinde laiklik meselesi, Kürt sorunu, Alevi hakları, sivilleşme, bireysel ve kültürel haklar, adalet mekanizması gibi konular bulunuyor.

İkinci öykü iktidar hallerine, iktidar mücadelesine, siyasi yelpazeye, istikrar meselelerine işaret ediyor. Bu öykü de, devlet içindeki kutuplaşmaları, açık ya da gizli iktidar kavgalarını, iktidar ittifaklarını, bunlara ilişkin hesap ve hamleler gibi hususları barındırıyor

Bu iki öykü doğal olarak sık sık iç içe geçer, birbirlerini etkilerler.

Örneğin Özel Yetkili Mahkemeler'in kaldırılması, özel yetkili savcıların yetkilerinin sınırlanması, en önemlisi İstanbul Adliyesi'nde kemikleşen 78 kişilik özel yetkili savcı ve hakim yapısının elden geçirilmesi demokratik anlamda bir düzeltmeye ve düzelmeye işaret eder. Adalet, özgürlükler ve haklar açısından çıtanın yükselmesini ifade eder.

Ancak açıktır ki, bu gelişmeler aynı zamanda kendine has stratejiye sahip otonomlaşmış bir yapının gücünün kırılması ve eylem alanının daraltılması hamleleridir.

Evet, iki öykü iç içedir, buna şüphe yok...

Bununla birlikte her birinin pisti de farklıdır.

Nitekim sadece iç iktidar kavgaları değil, iktidar halleri açısından da ikinci öykünün, gitgide önem kazanacağı bir dönemdeyiz...

Bu pistteki gelişmeler "2014 Cumhurbaşkanlığı seçimleri" ekseninde yaşanıyor ve yaşanacak.

2014 seçimleri sadece Çankaya'ya kimin çıkacağını belirlemeyecek, Cumhurbaşkanı'nın halk oyuyla seçilecek olması, açık ara egemen lider görüntüsünde olan Tayyip Erdoğan'ın adaylağının neredeyse kesin hale gelmesi, "Çankaya'nın hükümet ve siyasal sistemi üzerinde yeni ağırlığı sorusu"nu beraberinde getirecek...

Bu durum aynı zamanda AK Parti için kendi bünyesinde yaşanacak dönüşüm açısından önemlidir, AK Parti'nin kendi içinde yaşayacağı dönüşüm, şekli ve aktörleriyle Türkiye açısından önemlidir.

Görünen odur ki, ülke lider merkezli bir rejim değişikliğine doğru ilerlemektedir. Parlamenter sistemden, üstelik bu sistemin özü değişmeden, fiili bir başkanlık düzenine geçiş kuvvetli bir ihtimaldir.

Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

Ali Bayramoğlu - Yeni Şafak

Yorumlar1

  • efe tergan 13 yıl önce Şikayet Et
    gidişat. bir sonraki seçimde yazarlar arasından akp'den milletvekili adayı olmaya çalışacaklar çoğalacak gibi.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat