Ahlak çürümesi ve köklerimize dönme zarureti
- GİRİŞ28.06.2026 09:30
- GÜNCELLEME28.06.2026 09:35
Her gün CHP’li bir belediye başkanının rüşvet, irtikap, yolsuzluk, hırsızlıktan tutuklandığı haberiyle uyanıyoruz.
Dün Şile Belediye Başkanı tutuklanmış.
Önceki gün Adalar Belediye Başkanı görevden alınmıştı.
Daha önce İstanbul, Antalya, Uşak, Bolu, Adana, Manavgat, Avcılar, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa, Seyhan, Ceyhan ve Seyhan belediye başkanları rüşvet, hırsızlık, yolsuzluktan alındı. Toplamda 7 il 25 ilçe belediye başkanına yolsuzluk sebebiyle görevden uzaklaştırıldı.
Birçok belediye başkanı CHP’den ayrılıp Ak Parti’ye geçti.
CHP yolsuzluk, hırsızlık, adam kayırma, rüşvet, fuhuş, metres skandalları ile çalkalanıyor. Eski genel başkanlarını “hain” ilan ettiler. Birbirlerinin gözünü oyuyorlar.
Batı taklitçisi sol; yıllarca kendini aydın, ilerici, devrimci, çağdaş, modern olaraklanse etti. En aydın, en çağdaş, en modern onlardı.
Büyük belediyelerde iktidara gelince en rüşvetçi, en sahtekâr, en yolsuz, en fuhuşçu, en soyguncu olduklarını ispatladılar.
Öteki belediyeler ak sütten çıkmış ak kaşık falan demiyorum.
İşgalci, soyguncu, katliamcı, emperyalist, sömürgeci, ahlaksız Batıyı taklit edenlerin düşeceği çukur bu.
Batıdan ithal edilen materyalist, ateist, Kemalist, modernist eğitim ile bu insanlar yetişti. Atatürkçülük adı altında CHP’nin altı oku milletin çocuklarına ezberletiliyor; Dr. Yusuf Kaplan’ın ifadesiyle “Eğitim süzme CHP’li yetiştiriyor.”
Eğitim, ateist Auguste Comte anlayışıyla devam ediyor. İnançsız insanlar dürüstlük, ahlak, hak ve hukuk diye bir kaygı taşımıyor. Ellerine fırsat geçti mi deveyi hamuduyla yutuyorlar.
Çağdaşlık, uygarlık, modernlik sloganlarıyla milletimizi medeniyet değerlerimizden kopardılar.
Köksüz ve öksüz kaldık. Köksüzler ahlaksızlık girdabında boğuluyor.
Dünya çapında medeniyetler, devletler kuran atalarımız böyle değildi. Ahlakımız, adaletimiz, insanlığımız göz kamaştırıyordu. Bizans papazları bile onlara hayrandı.
“İstanbul’da kardinal şapkası görmektense Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederim.” diyorlardı.
Ahlaksızların ahlaksızlığına mahkûm değiliz.
Köklerimize dönebiliriz.
HEYBELERİ ARAŞTIRIN
Cihan Sultanı Yavuz Sultan Selim Han, ordusuyla Şah İsmail üzerine yürür.
Ordu Gebze yakınlarında bağların kıyısından geçmektedir, hararet iyi basmıştır. Sultan, askerin sahiplerinden izinsiz üzüm, elma koparıp koparmadığını merak eder. Yeniçeri ağasını huzuruna çağırtır:
-Ağa, bütün yeniçeri, sipahi ve azap kulların heybeleri yoklansın! Heybesinde elma veya üzüm salkımı çıkan asker derhal huzuruma getirilsin!
Yeniçeri ağası harekete geçer, heybeleri araştırır, sonra padişahın huzuruna çıkar ve müjdeyi verir:
-Hünkârım, askerin heybesinde elma ve üzüm izine rastlanmadı.
Yavuz habere çok sevinir:
-Allah’ım, bana haram yemeyen bir ordu ihsan ettiğin için sana sonsuz hamd ü senalar olsun! Hırsızların içinde bulunduğu orduyla zafer kazanılmaz. Eğer asker ahalinin bağ bahçesinden meyve çalsaydı seferden vazgeçerdim çünkü haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olmaz.” (Yavuz Sultan Selim, 174)
Asker teftişi Yavuz ile sınırlı değil.
Macaristan seferine çıkan Kanunî Sultan Süleyman askeri teftiş ettirir.
Asker, ahalinin malına el uzatmamıştır.
DÜRÜSTLÜĞÜN KAYNAĞI İMAN
Hz. Muhammed (sav) en sevilen eğitimciydi; güzel ahlak eğitimi verdi, kimseyi aldatmadı, kandırmadı. “Aldatan bizden değildir.” buyurur.
Fransız düşünür Voltaire inkârcıların ahlaksız olacağını söyler:
“Allah hakkında neden şüphe ediyorsunuz? Eğer Allah inancı ve kavramı olmasaydı eşim bana ihanet ederdi, hizmetçim hırsızlık yapardı.”
Alman filazofu Emanuel Kant aynı görüştedir:
“Şu üç inanç esası olmaksızın ahlakın vücut bulması ve ayakta durması düşünülemez.
Allah’ın varlığı
Ruhun ebediliği
Ölümden sonra hesap verme inancı.
Osmanlı asırlarında Batı bizi taklit ediyordu. Atalarımızın sahip olduğu ilim, adalet, ahlak, çalışma, gayret ve cihat gibi meziyetleri unuttuk; emperyalistlere geçildik.
Taklitçilik bizi kalkındırmadı, ileri bir ülke yapmadı.
Osmanlı Devleti yüz senede cihan devleti oldu, Türkiye hâlâ kalkınmış bir ülke değil. Yeniden Büyük Türkiye’yi kurabilmek için köklerimize ve değerlerimize dönmeliyiz.
Beyin Vitamini: Okuyucularıma, özellikle tatile çıkan öğrencilere Yavuz Sultan Selim, Çağ Açıp Çağ Kapayan Gazi Sultan Fatih, Muhteşem Süleyman romanlarımı tavsiye ederim. Bilgi beyni besler. Tatilde hem beyinlerine ziyafet çekerler hem de asırlara ve çağlara hükmeden atalarımızı tanır böylece Batı taklitçiliğine mahkûm olmadığımızı görürler.
Ali Erkan Kavaklı / Yeni Akit Gazetesi
Yorumlar1