Sevgili Kılıçdaroğlu,
- GİRİŞ08.08.2010 12:16
- GÜNCELLEME08.08.2010 12:16
Çevrenizdeki Süheyl Batum, Berhan Şimşek, Haluk Koç, Gürsel Tekin gibi nispeten genç kadroları alkışladığımı, sanırım hatırlatmama gerek yok. Bir gün partinin bazı kilit yerlerine 'çöreklenmiş' ve hareketi tıkayan dinozor kadroların tamamından kurtulacağınıza da inanıyorum.
Getirdiğimiz öneri ve eleştiriler, kesinlikle canınızı acıtmak ya da sıkmak için değil. Tamamıyla daha da başarılı olmanız için ifade edilmiş olduklarını kavrayacağınızdan en küçük tereddüdüm yok. Neden başarılı olmanızı istediğimi de, ülkesinden ve demokrasiden yana bir vatandaş edasıyla defaatle dile getirmiştim: 'Türkiye'de iktidar sorunu yoktur; muhalefet sorunu vardır...'
***
İşte o duyguların penceresinden bakarak, Sayın Başbakan'a 'Recep Bey' diye hitap etmenizi 'ucuz ve gereksiz' bulduğumu; size yakıştırılmak istenen 'Gandhi metaforunu' gereğinden fazla önemseyerek sürdürmenizi ve insanları o metaforu çağrıştıracak şekilde selamlamanızı yadırgadığımı; ipleri Önder Sav Bey'in elinde bulundurduğu algısının yaratılmasına ses çıkarmamanızın yanlış olduğunu (son Gürsel Tekin hareketinde bu algıyı bir nebze olsun düzelttiniz); gündem ve konu yönetiminde AK Parti'nin arkasına takılmanıza parti kurmaylarının izin vermelerini aklımın almadığını ve daha pek çok ince - kalın siyasi iletişim sapmalarını söyledim ve söylendim durdum...
İyilik duygularıyla ifade edilmiş bu eleştirileri dikkate aldığınızı biliyorum...
Öte yandan bazıları bir başka olguyu kavramakta zorlanıp duruyorlar... Hani 'Bizden yanaysan başkasına düşman olmalısın' ya da 'Düşmanıma dostça davranıyorsan, bana yakın olamazsın' diye düşünenler...
***
Bunlar, benzer duyguları, Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan'a ya da Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'na, İçişleri Bakanı Prof. Dr. Beşir Atalay'a, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ'a ve pek çok AK Partili siyasetçi ve sempatizan yöneticiye karşı da beslemekte olduğumu anlamamakta ısrar ediyorlar.
AK Parti'nin Türkiye'nin çağdaşlaşma sürecinde, belki üst yapı değerleri konusunda değil, ancak alt yapı meselelerinin çözümünde tarihi ve çok önemli bir rol oynadığını görmemek için kör olmak gerek...
AK Partili miyim? Hayır... Ancak CHP'li de değilim. Ya da başka bir 'partili'... Görüşlerim herhangi bir siyasi partinin ipoteğinde değil. Üzerimdeki her türlü tasallutu kaldırıp atmaya karar verdiğim gün, siyasi parti yandaşlığı da bitti benim için... 'İlerlemeci', 'kamu vicdanından yana' 'başta memleket sonra da insanlık yararına' olan her adımın başımın üstünde yeri var...
Yorumlar3