ALARM: Avrupa Birliği
- GİRİŞ30.11.2009 06:43
- GÜNCELLEME30.11.2009 06:43
Türkiye Avrupa’nın bir parçası değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır. Bu nedenle, Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi kapsayan genişlemesi, geçmişin genişlemeleri gibi asla değerlendirilemez. Avrupa’nın günümüzde sahip olduğu Hristiyanlığa dayalı evrensel ilkeler, Türkiye gibi çok büyük bir Müslüman ülkenin üyeliğe kabul edilmesiyle ağır bir darbe alır.”
Bu sözler Avrupa Birliği’nin ilk kez üye ülkeler tarafından seçilen “başkan”ı, Belçika’nın 1947 doğumlu, Flaman asıllı Hıristiyan Demokrat eski Başbakanı Herman von Rompuy’a ait. Bundan yaklaşık beş yıl önce partisinin bir toplantısında bu netlikte konuşmuş. Zaten, Türkiye’nin AB üyeliğine, Fransız Sarkozy ve Alman Merkel kadar soğuk baktığı çok iyi biliniyordu.
Herman von Rompuy’u, “düşük karizması” ve “hiçbir pırıltısı olmayan siyasi geçmişi” ile o makama taşıyan “yüksek irade” belli ki kararını verirken bu düşüncelerini de dikkate almış. Tony Blair, Jan Peter Balkanende veya Jean Claude Juncker gibi “söyleyeceği sözü yüksek sesle söyleyip oturduğu makamı güçlendiren” devlet adamlarını geçip AB’nin ilk başkanı olabilir miydi?
Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barosso’nun komisyon üyelerini de açıklamasıyla Avrupa Birliği’nde genel eğilim belli oldu: AB artan bir şekilde Fransız-Alman ittifakının kontrolüne giriyor.
Bu durum, Türkiye açısından ciddi bir alarm işaretidir...
Zayıf dışişleri bakanı
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol