Gazze Ramazan'a abluka altında girdi

  • GİRİŞ19.02.2026 09:30
  • GÜNCELLEME19.02.2026 09:30

İslam alemi mübarek Ramazan ayına girerken Gazze’de sofralar çeşitli lezzete sahip yemekler yerine kayıpların üzüntüsü, sabrın ağırlığı ve sarsılmaz bir inançla kuruluyor.

İki yıldan uzun bir süre devam eden ve tarihin gördüğü en sistematik yıkımlardan birine dönüşen İsrail saldırıları kağıt üzerinde sonlanmış durumda. Ateşkesin ikinci aşaması konuşulsa da sahadaki gerçeklik bambaşka.

Açlıkla terbiye edilen bir halk ve adım adım uygulanan pasif sürgün planı. Ramazan, paylaşma ve bereket ayıdır; ancak Gazze için bu yıl da mahrumiyetin zirvesi demek.

Ateşkes anlaşması kapsamında kararlaştırılan günlük 600 tır yardım, İsrailli aşırı sağcıların 200 tır yeterli baskılarıyla bir pazarlık malzemesine dönüştürüldü.

Kerem Şalom sınır kapısında askeri amaç bahanesiyle bekletilen gıda ve ilaçlar bir halkın sahurunu ve iftarını elinden alma stratejisi konumunda.

NOKTA OPERASYONLAR MASKESİ ALTINDA KATLİAM

Diplomatik zafer nidaları atılırken, resmi veriler acı gerçeği yüzümüze çarpıyor. 10 Ekim’den bu yana, yani sözde ateşkes sürecinde 581 Filistinli katledildi, 1553 kişi yaralandı.

İsrail’in nokta operasyon adını verdiği bu saldırılar, sivil halk üzerinde bitmek bilmeyen bir kaos oluşturmayı amaçlıyor. Gazze kent merkezinden ve Refah’ta yükselen dumanlar, ateşkesin İsrail için bir barış adımı değil, mühimmat tazeleme ve stratejik yayılma süreci olduğuna işaret ediyor gibi.

SAĞLIK KRİZİ YAŞANIYOR

Gazze’deki hastaneler birer şifa merkezi olmaktan çok, ayakta kalmaya çalışan enkazlar durumunda. Laboratuvar malzemelerinin %80’ine ulaşılamıyor, kan bankaları boş. En trajik olanı ise, aralarında çocukların ve ağır yaralıların bulunduğu 20 bin hastanın, tedavi için İsrail onayı bekliyor olması. Ateşkesin dördüncü ayında dahi ameliyathanelerin aktif edilememesi, İsrail’in bölgeyi sistematik olarak yaşanılamaz hale getirme arayışının bir parçası olarak dikkat çekiyor.

Mayıs 2024’ten bu yana kapalı tutulan Refah Sınır Kapısı, Şubat başı itibarıyla iki yönlü açıldı dense de işleyiş tam bir dram. İsrail’in ödül-ceza sistemine bağladığı geçişlerde, geri dönmek isteyen 80 bin Filistinliye karşılık, 240 bin kişinin Gazze’yi terk etmesi şart koşuluyor. Pasaportlara Filistin Devleti yerine "Barış Kurulu" damgası vurulması talebi ise İsrail'in Filistin’in ulusal kimliğini de haritadan silme arzusunun dışavurumu niteliğinde.

SESSİZ GÖÇ PLANI

Netanyahu, askeri yöntemlerle başaramadığı Gazze’yi insansızlaştırma hedefine, ateşkes döneminin sağladığı görece sessizlikte ulaşmaya çalışıyor. Yardımları kısıtlayarak, sağlık sistemini felç ederek ve sınır geçişlerini imkansızlaştırarak işletilen bu pasif sürgün mekanizması, tüm dünyanın gözü önünde cereyan ediyor.

Eğer garantör ülkeler ve uluslararası toplum, Refah’ın yönetiminde ve yardım akışında İsrail vesayetini kıracak somut bir irade sergilemezse, bu Ramazan, Gazze için bir sükunet ayı değil, kronikleşen bir felaketin başlangıcı olacaktır.

Bartu Eken / Haber7

Yorumlar6

  • CENGIZ 53 dakika önce Şikayet Et
    Şu anda yapılacak en ıyı şey ama sız fakatsız BOYKOT.EKONOMIK TOKAT.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Tek mermi 1 saat önce Şikayet Et
    Şeytanın çocuklari
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Çakir 1 saat önce Şikayet Et
    Çare ne olacak?.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • OfliAhmet 1 saat önce Şikayet Et
    Allah celle celalü nün lanetlediği bu aşağılık yaratıklar ancak güçten anlar ama maalesef biz Müslüman lar hala daha birlik olamadık.
    Cevapla Toplam 12 beğeni
  • Yanlız Kurt 1 saat önce Şikayet Et
    Allah belasını versin bunların hepsinin inşallah
    Cevapla Toplam 9 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat