İran Amerikan üslerini nasıl vurdu?
- GİRİŞ08.03.2026 08:54
- GÜNCELLEME08.03.2026 09:07
ABD-İsrail ittifakının başlattığı saldırıların ardından, İran’ın verdiği karşılık sert oldu. Körfez'deki Amerikan üsleri hedef alındı, yaklaşık 2 milyar dolarlık ekipman ve en az 6 askerin can kaybına neden oldu.
Tahran'ın İsrail'e yönelik saldırıları nispeten daha başarısız olsa da bölgedeki Amerikan üslerinin, Katar, Bahreyn ve Dubai gibi stratejik merkezlerin nasıl bu kadar cerrahi bir isabetle vurulabildiği sorusu sahadaki yeni teknolojiler ve küresel ittifaklarla yanıt buluyor.

DEVRİM MUHAFIZLARININ YENİ ÜRÜNÜ HADİD 110
İran Devrim Muhafızları, bu saldırılarda ilk kez Hadid-110 adı verilen yeni nesil dronlarını kullanmaya başladı. Bu sistem, bölgedeki hava savunma dengelerini altüst eden teknik özelliklere sahip.
Eski nesil ve gayet etkili Şahid/Geran dronları saatte ortalama 180 km hıza ulaşabilirken, Hadid-110 bu sınırı aşarak saatte 510 km hıza çıkabiliyor. Çok yüksek infilak kapasitesine sahip olan bu dronlar, Amerikan üslerindeki güçlendirilmiş yapıları delip geçecek bir darbe gücüyle hareket ediyor. Yüksek hızı, alçak uçuşu ve manevra yeteneği sayesinde Patriot gibi geleneksel hava savunma sistemlerini terminal aşamada etkisiz bırakabiliyor.

KÖRFEZ ÜLKELERİ RAHATLIKLA VURULDU
ABD’nin gelişmiş savunma şemsiyesi altında olduğu varsayılan Körfez ülkeleri, İran’ın sürü halinde saldırı taktikleri ve yüksek hızlı sistemleri karşısında çaresiz kaldı. Bahreyn, savunma sistemlerinin defalarca delinmesiyle en ağır yarayı alan noktalardan biri oldu. Kuveyt'teki savunma katmanları ise aynı anda farklı yönlerden gelen düşük irtifalı seyir füzelerini ve yüksek hızlı Hadid-110 dronlarını süzmekte yetersiz
Bölgenin ticaret merkezi olan Dubai’nin hedef alınması, savunma sistemlerinin sadece askeri değil, ekonomik merkezleri de korumakta zafiyet yaşadığını kanıtladı.

“RUSYA İSTİHBARAT DESTEĞİ VERİYOR”
İran’ın hedefleri nokta atışıyla vurabilmesinin arkasında sadece yerli üretim başarısı değil, perde arkasındaki devasa bir istihbarat desteği de yatıyor olabilir. Washington Post’un raporları, Rusya’nın İran’a ABD hedeflerini belirlemek için yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri ve sinyal istihbaratı sağladığını iddia ediyor.
Bu destek, İran füzelerinin Amerikan hareketli unsurlarını bile santimetre hassasiyetiyle takip etmesine olanak tanıyor. İranlı yetkililerin konuya ilişkin resmi açıklaması ise bu küresel denklemi teyit eder nitelikte:
"Rusya ve Çin bize her zaman yardımcı oldu. Şu an bir savaşın ortasındayken bu desteğin detaylarını veremeyiz."
İran’ın isabet oranındaki bu devasa artış, iddiaya göre Rusya’nın uzay tabanlı gözetleme sistemlerinin ve Çin’in sofistike rehberlik teknolojilerinin Tahran’ın hizmetine sunulduğunu gösteriyor.
Rusya’nın sağladığı öne sürülen gerçek zamanlı veriler, ABD üslerindeki kör noktaları tespit ederek Hadid-110 dronlarının savunma radarlarına yakalanmadan hedefe ulaşmasını sağlıyor.
Bu durum, Rusya, Çin ve İran aksının, Batı’nın askeri üstünlüğüne karşı teknolojik ve istihbari bir blok oluşturduğunu kanıtlıyor. Kuveyt’ten Dubai’ye kadar uzanan hattaki savunma zafiyeti, milyarlarca dolarlık Batı menşeli savunma sistemlerinin bu yeni nesil hızlı ve akıllı saldırı konsepti karşısında güncellenmesi gerektiğini göstermiş durumda.
Bartu Eken / Haber7
Yorumlar2